derwall’in yaklaşık 40 sene önce galatasaray’da yaptığı futboldaki mantalite devrimini asla yapamamış olmasıdır.
bu devrim sadece galatasaray’ı değil türk futbolunu da komple değiştirmiş bi devrimdir ancak bunun kıyısından köşesinden dahi nemalanmak, fenerbahçe’nin işine bir türlü gelmedi. sanırım bunun da sebebi, işin kökeninin galatasaray olması olabilir.
galatasaray camiasında patron, teknik direktördür. bugüne kadar hiç duymamışsınızdır bir galatasaray başkanının devre arasında soyunma odasına inip de şu oyuncuyu çıkar, şunu al falan tarzında bi yaklaşımını. galatasaray’ın yönetimleri kulübü yönetmekle görevlidir. futbolun patronları ise her zaman teknik direktörlerdir.
fenerbahçe camiasında patron, kulüp başkanıdır. hocanın isminin büyüklüğü dahi önem arz etmeden herhangi bir fenerbahçe başkanı, gidip hocaya teknik, taktik, futbolcu tavsiyesi falan verebilir. çünkü kendisinde o yetki var sanrısındadır. futbolun patronu da fenerbahçe’de her zaman başkanlardır. (zaten 30 yılda hepi topu 3 başkan gördüler, 3’ü de birbirinin çok benzeri profiller). kulübün efsane futbolcusu alex olayında da işin merkezinde başkan vardır, ersun yanal gönderilirken de.
derwall’in galatasaray’da yaptığı devrimlerin en başında da işte bu olay gelir. devrim dediğiniz şeyin sancılı olmaması mümkün değil. derwall’e karşı çıkan bir sürü isim vardı galatasaray’ın içinde. onun taleplerini gördükleri anda ses yükseltmişlerdi çokça. derwall, tesislerde çim saha olmazsa gelmem dediğinde “gelmezse gelmesin” diyen o kadar çok kişi vardı ki. işte asıl devrim o insanlara derwall’i ve derwall’in isteklerini kabul ettirerek yaptı galatasaray ve futbol antrenman tesislerinin tamamı çim yapıldı, daha bazı futbol takımlarının statları bile toprak zeminken.
sürekli olarak aziz yıldırım’a atfedilen “tesis yaptı” algısından 20 yıl önce yapılan bir tesis devrimidir bu. pek kabul görmez nedense ama gerçekler de bükülemez.
derwall sayesinde futbolda patron teknik direktördür diyebiliyoruz işte galatasaray’da. torrent falan varken de bu böyleydi, derwall’den eğitim alan fatih terim, mustafa denizli gibi isimler varken de.
fenerbahçe’de ise bunu asla söyleyemeyeceğiz gibi duruyor, en azından yakın gelecek için. en yakın örneklerinden biri de ismail kartal’ın süper kupa mücadelesi öncesinde aldığı 3 günlük rapordur mesela.
uzun süreli başkanlık yapmak aslına bakarsanız o kadar da kötü bir şey değil. yani başlı başına “uzun süre başkanlık” kötü bir şey değil demek istiyorum.
bunun en iyi örnekleri de futbolun beşiği ingiltere’dedir. büyük kulüplerin yakın zamanlı arap, amerikan, rus satın alma işlerine bulaşmadan önceki geçmişlerini kısa bi araştırın. kulüp başkanlarının 20-30 yıl görevde olduklarını göreceksiniz. ancak hiçbir zaman gündemde olmadıklarını, hatta belki tanınmadıklarını dahi göreceksiniz aynı zamanda.
ama mesela city dediğimiz zaman aklımıza tek isim geliyor, pep. zamanında manchester dediğimizde sir alex ferguson deriz, arsenal dediğimizde arsene wenger deriz, bu kulüplerin sahiplerini ya da başkanlarını saymayız.
tıpkı işte galatasaray’da fatih terim dediğimiz gibi, mustafa denizli, feldkamp dediğimiz gibi, şimdilerde ve yakın gelecekte de sıklıkla okan buruk diyeceğimiz gibi.
galatasaray 2000 yılında uefa kupasını kazandı muhabbetinin açıldığı hiçbir ortamda faruk süren’in adı geçmez. terim denir. hagi denir.
ama fenerbahçe 6 yıl önce yeni başkanını seçerken dahi, geçmişinde de sıklıkla yaptığı gibi kongresinde bile “ali koç başkan, fenerbahçe şampiyon” der.
neyse sözün özü, fenerbahçe tek adamlıktan, biatçılıktan ve başkanlarının her şeye ve her konuya dahil olması, baskın karakter olması, tek başlarına karar verici olması durumundan vazgeçmediği sürece futbolda başarı sürekliliğini kazanacağına asla inanmıyorum şahsen.
teknikler, taktikler, maçlar, başkanlar, futbolcular, teknik direktörler geçicidir. önemli olan mantalitenin kalıcı bir biçimde yerleşmiş olmasıdır. bu sebeple isimler sürekli değişse de galatasaray 40 yıla yakın bi zamandır “winner” kulüptür.
ve yine bu sebeple fenerbahçe, jupp derwall’in yaptıklarını örnek almalı, benimsemeli ve özümsemelidir.
07.05.2024 · 4. sıra
sahip cikilamayan dede
06.05.2024 00:00