buraya otuz yaş üstü erkek olarak yazıyorum (34). ailemin ve çevremin “evlen artık” şeklinde oluşan yoğun baskılarını göz ardı ederken, sizin o çok alay ettiğiniz 1+1 evde yedi yıldır kedisiyle birlikte yaşayan bir adamım. işime gidip geliyor, eve geldikten sonra hobilerimle uğraşıyor ya da kendimi müzik dinlemeye ve kitap okumaya veriyorum. çok sıkılırsam bir şişe şarap açıyor, keyfime bakıyorum. oyun oynuyor, evde kendi çapımda oluşturduğum küçük bir ev stüdyosunda müziklerimi kaydediyor, zamanı olabildiğince pozitif ve sonunda kazançlı değerlendirebileceğim şekilde yaşıyorum. daha çok mu sıkıldım? bir bara gidip yalnız başıma içiyor, orada yeni insanlarla tanışıyorum.
peki evlenseydim ne olurdu? çünkü burası önemli bir nokta. evlenmiş olsaydım, istemediğim bir evlilik yapacaktım. muhtemelen boşanmayla sonlanacak bir evlilik olacaktı bu. çünkü sırf evlenmek için evlenmiş olsaydım, hayatımın en büyük pişmanlığını yaşayacaktım. halbuki evlilik, aile ve toplum baskısıyla yapılan bir şey olmamalı. içsel bir baskıyla da yapılmamalı. çocuk sahibi olmayı çok istiyorum diye de herhangi biriyle evlenecek değilim. evleneceksem, o evliliğin içinde mutlu ve (kısmen de olsa) özgür olmayı hissetmeyi istiyorum. evlenecek olsam, çocuğumun mutlu, keyifli ve sağlıklı bir şekilde büyümesini istiyorum. evleneceksem, evli olduğum kadına aşık olmayı istiyorum. siz devam edin. benden bu kadar.
03.09.2023 · 32. sıra
kediprofesoru
02.09.2023 00:10 ~ 00:11