Sık geçen başlıklar

erkeklerin evlilik korkusu 2

ekşi'de gör
dikkat ederseniz başlıkta neden evlenilmemesi gerektiğini kanlı canlı örnekleriyle gösteren bazı kadınlar var. okumanızı tavsiye ederim.

artık türkiye'de evlilik kurumu toplumun kalburüstü tarafındaysan "kadın ne istiyorsa onu yapacak, ne diyorsa onu diyeceksin" kurumuna döndü. çevremde istisnasız gördüğüm her erkek adeta kukla vaziyetinde veya tırnakları sökülmüş kafes hayvanı gibiler.

tipik türk kızının evlilikte dayattığı şey şudur;

- beni mutlu et ve bana güzel şeyler söyle. bana kötü şeyler söyleme. ama ben her istediğimi söyleyebilirim.
- beni gezdir, eğlendir ve güldür. ben canım isterse fikir beyan ederim.
- ailem ne istiyorsa yap, ne istiyorlarsa ver, ve onlara koşulsuz katlan. benim canım isterse seninkilere katlanırım sevmezsem asla.
- kesinlikle ev işlerine ortak olmak zorundasın (e tamam?) ama ben kendi payımı canım isterse yaparım. canım isterse yemek pişiririm. dışarıda yiyelim.
- gönlüm isterse sevişirim ama başkasına bakarsan sikini keserim. azsanda, kudursan da bu böyle.
- eğer boşarsan donuna kadar alırım.

tabi aklınıza "ee kezbanla evlenilmez tabi ki" diyeceksiniz ama kimler, neler bunları yapıyor şirkette üst düzey yönetici kadınından tut, başarılı avukatlar, mesleğinde vazgeçilmez doktorlar, çevrenizde sevgi dolu zannetiğiniz nice kadınlar...

soruyorum, hangi erkek bu kadar salak olabilir?

- evliliği avrupai veya amerikanvari filmlerde gören 20-27 yaş arası grup
- kendine bakamayan ve çeviremeyen grup
- amsalak veya hayatında hiç seks yapamamış grup.

ben açık yazıyorum. eğer çocuk gibi bir mecburiyet ve istek olmasaydı, yukarıdaki grup hariç türk erkeklerin neredeyse tamamı evlenmeyi istemezdi.

ama kadınlara baksan "sorumluluk almıyorlar, dik durmuyorlar, adam değiller..."

yaaaaa geç bunları geç.
boşanma oranı %45 evliyken aldatma oranı %55 civarında. iflas etme ihtimali %50 olan bir şirkete yatırım yapar mısınız?