Sık geçen başlıklar

diyarbakır'da öğretmeni döven hanzolar 2

ekşi'de gör
öğretmen maaşına laf eden sütü bozuk orospu çocuklarının iyi izlemesi gereken görüntülerdir.

benim babam öğretmen ve bu olayın birebir aynısını mardin'de görev yaparken yaşadık. tüm okulun huzurunu kaçıran öğrenciyi disipline verdiği için babam dövmeye gelmişti akrabaları. o zaman o okuldaki tüm öğretmenler hatta pek çok öğrenci babama saldıran 5 kişiye öyle bir girişmişlerdi ki ben o adamların bir daha hayatlarında kavga ettiklerini sanmıyorum. sonuç ne mi oldu dersiniz? 8 yıldır aynı yerde görev yapan ve hayatından her şeye rağmen çok memnun olan babamı başka ve çok ücra bir köye sürdüler. sürüldüğü köyde 1 sene içerisinde 3 defa pkk saldırısına maruz kaldık, öğrencilere istiklal marşı okuttuğu için sevgili babam. aklınızın almayacağı zorluklarla uğraşıyor o bölgedeki pek çok öğretmenimiz. babamla ben iki sene bir göz odada, tahtayla ikiye bölerek yarısını banyo ve mutfak yarısını oturma odası olarak kullanarak yaşadık. zor geçen 10 yılın sonunda mardin'den sanki görevini yarım bırakmışçasına buruk bir şekilde memleketimize geri dönmek zorunda kaldık.
şimdi ne durumda babam biliyor musunuz? 3 gün önce beni arayıp para istedi kart borcunu odeyememiş. bir süredir rahatsız lakin adım gibi biliyorumhastalığının artmasının en büyük sebebi mesleğine gösterilmeyen saygıdır, her sene değişen programlar ve insanın onurunu daha da kıracak değişimlerdir. geçim sıkıntısı bunun yanında ne ki? işin tuzu biberi oluyor maddi imkansızlıklar sadece. bundan 15 sene önce teröristlerin cirit attığı köyde bile kelle koltukta severek görevini yapmaya çalışan, canlara dokunmaya çalışan insan 1 sene hasta olunca kuş kadar kalan maaşıyla ölmemeye çalışıyor. hala tek tesellisi 10 sene kaldığı mardin'den gelen hocam geçmiş olsun nasılsınız telefonları biliyorum.
vatan millet aşkıyla yanıp tutuşan bir babanın, mardin'in ücra bir köyünde okuma yazma bilmeyen çocuklara atatürk ve millet olma bilincini aşılamaya çalışan bir babanın, öğretmen bir babanın evladıyım ben. şu görüntüleri izleyince o kadar istedim ki o okulun bahçesinde olmayı ah ah. ben tek malvarlığım olan bilgisayarımı satıp babama gönderdim parasını bir ay da olsa düşünmesin diye, ev kiramı dahi odeyemedim ve bu satırları aç yazıyorum, sabah yediğim bir tost ile karın ağrısıyla uyuyacağım mecburen. çok yüksek ya maaşı öğretmenlerin. kim bilir ne derdi vardı o dayak yiyen öğretmenin. keşke ben her gün aç uyusam da, ülkemin öğretmenleri kafaları rahat bir şekilde yeni nesillere eğitim verebilseler.
öğretmenine sahip çıkmayan bu devlet adına ben utanıyorum. keşke daha güzel bir ülke olabilseydik.
cehalet bir kanserdir. gelişmemiş her toplumda yaygındır ve yayılmaya da devam edecektir. çocuklarına çeki düzen vereceklerine, öğretmeni dövmek bu güruh için en ideal yöntemdir. neden? çünkü soslu fıstık kadar beyinleri yok.