Sık geçen başlıklar

dimitris itoudis 1

ekşi'de gör
obradovic'i getirmenin fenerbahçe organizasyonuna kattığı olumlu yüzlerce şey olabilir ama yanında getirdiği bir sürü olumsuz şey var. birisi de gelen koçların yetersizliğinin ortaya çıkması.

kokoskov diye bir koç geldi mesela fenerbahçe'ye. nba'de yardımcı koçluk, arada a takım koçluğu gibi bir kariyeri vardı. cebinden çıkarttığı bir sürü set de vardı. lakin, melih'in nişanından bulaştığı söylenen covid sebebiyle, cska serisine çıkamadı. erdem can çıktı seriye. sonuç süpürüldü. efes de ligde süpürdü. yeni sezon, yeni kadro, yeni plan diye yeni sezona çıktı, her şey başlayacakken "behlül kaçar" diyerek takımı bıraktı.

djordjevic, bu bırakmanın ardından boşta olan tek makul isimdi. o da geldi, rusya mağduru oldu. playoff yapamadı. ligi şampiyon bitirdi. lakin, bir maç 40 sayı fark atıp, ertesi maçı saçmasapan kaybediyordu. rotasyon takıntısı zirve yapmıştı. ritim bulan adamı, zamanı gelince çıkartıyordu.

itoudis desen, ilk maçta ikiye katladığı efes'e seri verdi. euroleague kariyerinde akılda kalan işleri yok. bir sürü de sakat var.

obra ise bu üçünün takıma koyduğu eksiklerini hiç yaşatmadı. oyuncu mu sakat? 8 kişilik rotasyonla farklı bir şey oynardı. takım kötü mü? hemen bir fırça, bir set çizimi, bir savunma hamlesi. oyunu çevirirdi. 5 kısa ile madrid'i dövüyordu. ikinci maç hiç beklenmeyen başka bir şey koyup 100'e yatırıyordu. çünkü, adam basketbolun ta kendisiydi.

yeni gelen isimler de bu isimlerden farklı olmayacak. ferguson sonrası manchester aynı kaldı mı? guardiola sonrası barça aynı kaldı mı? biraz daha devam ettiler ama sonunda büyük çoküş yaşadılar.

erdem can'ın tam fenerbahçe zamanıydı ama herkes geç kaldı. saras gibi oyuncu psikolojisinden anlamaz bir boş, xavi pascual gibi adı kalmış birisinin gelmesi de farklılık yaratmaz.