Sık geçen başlıklar

demirtaş'ın yerine sakın bir türk göz dikmesin 1

ekşi'de gör
"türkiyelileşme tartışması yürütülürken dikkat edilmesi gereken önemli bir husus var. gündelik siyasette özellikle medya üzerinden ve genellikle yanlı bir biçimde yaratılmaya çalışılan algılara dayalı bir türkiye partisi ol(ama)ma tartışmasının çalışmamız açısından bir değeri yok. bu tarz gündelik tartışmalarda türkiye partisi olmak bir zorunlulukmuş gibi dayatılarak öncelikle ahlâki bir sorunla malul olunmaktadır. “etnik” ya da “etnik olmayan” bir parti olmanın bir tercih olduğunun göz ardı edilmesinin, ne denli seçkinci ve buyurgan bir tavrı yansıttığının fark edilmeyerek söz konusu üslubun kullanılması son derece ironiktir. ikincisi, kürt yasal siyasetine “türkiyelileşmediği”, “türkiye partisi” olmadığı ya da olamadığı eleştirileri yöneltilirken, bu sava kanıt olarak genelde demokratik toplum partisi’nin (dtp) türkiye’nin her yerinden oy alamaması gösterilir. nitelikten çok nicelikle ilgilenen bu bakış açısı doğru kabul edildiği takdirde milliyetçi hareket partisi (mhp) ve
hatta cumhuriyet halk partisi’nin (chp) de –etnik parti olarak yaftalanmamalarına rağmen– “türkiye partisi” olmadıklarının iddia edilmesi gerekmekte." (şeref kavak- kürt siyasetinin 2000’li yılları: “türkiyelileşme” ve demokratik toplum partisi türkiye siyasetinde kürtler isimli kitabın içinde)

öncelikle halkların demokratik partisi'nin türkiyelileşme iddiasına yukarıda ifade edilen bakış ile bakmak gerektiğinden, onun ne kadar türkiyelileştiğine dair izleri %10 barajını aşan performansıyla, türkiye'nin her yerinden oy almasıyla, neredeyse her ilinde örgütlü olmasıyla, politikalarında öncelik ayrımını gözetmesine rağmen (ki bu da nesnel şartlardan dolayıdır) her türlü soruna dair çözüm önerisi sunmakla, partili milletvekillerinin mecliste gösterdiği performans ile ölçülür. şerif kavak, demokratik toplum partisi'nin türkiyelileşme iddiasını milletvekillerinin meclisteki performansı üzerinden inceleyerek, dtp'nin her şeye rağmen türkiye'nin genelini ilgilendiren problemlere yönelik çözüm çabalarını ortaya çıkarır.

"tbmm 23. dönem dtp/bdp grubu milletvekillerinin meclis çalışmalarının tematik istatistikleri bu açıdan oldukça ilginç veriler sunmakta. dtp’li vekillerin verdikleri 267 araştırma önergesinin konu başlıklarına göre sayıları şu şekildedir: ekonomi: 44, çevre: 28, çalışma yaşamı: 22, faili meçhuller: 22, sağlık: 21, insan hakları: 19, eğitim: 18, kadın: 12, demokratikleşme-kürt sorunu: 17, cezaevleri: 10, çocuklar: 9, üniversiteler:8, farklı kültürler: 7, basın özgürlüğü: 6, asker intiharları: 6, toplu mezarlar, kayıplar: 5, anadil: 4, engelliler: 4, koruculuk: 3, spor: 2."

"dtp’li vekillerin verdikleri kanun tekliflerine baktığımızda da bu parti için “kürt meselesi dışında politikası olmayan”, “etnik parti” ifadelerinin kullanılmasının temelsizliği teyit ediliyor: çalışma yaşamı-özlük hakları: 20, cezaevleri-tutukluluk- cmk: 14, inanç-düşünce özgürlüğü-tmk: 10, anadil-yer isimleri- kürdoloji: 10, kadın: 8, tck’da değişiklik: 7, siyasi partiler-seçim kanunu: 7, eğitim: 7, genel: 5, toplumsal olaylar-polis kanunu: 3, sağlık: 3, askerî kanunlar: 3, faili meçhul-hakikat komisyonu: 2 (barış ve demokrasi partisi resmî blogu 2011).

aynı çalışma bdp ve hdp için yapıldığında benzer sonuçlar alınacağından eminiz. dolayısıyla parti, türkiyelileşme iddiasını fiile dökmüş, bu konuda somut ve pratik adımlar atmış, hatta öyle ki demokratik toplum partisi'nin de hedeflediği konumdan ileri gitmiştir. bunu da eşbaşkanlık seviyesinde ifade etmiştir. yerellerde mümkün olduğu kadar (ki bunu yüksek kota ile) kadın cinsine yönelik eşitlikçi adımı ile taçlandırmıştır.

şimdi, hdp'nin türkiye partisi olma iddiası geçen zamanda kanıtlanmıştır diyebiliriz. türkiye'nin her türlü sorununa parti programı ve demokrasi mücadelesi ekseninde çözüm önerileri sunmuş, türkiye'nin batısında saldırıya uğramamış çok az yer olmasına rağmen her yerinde örgütlenmeye çalışmış, temsiliyet düzeyini tabana yaymıştır. mesele eşbaşkanın birinin türk olmasının zorunluluğundan öte politik faaliyetinin bu eksende olup olmamasıdır.

türkiyelileşme meselesinin bir türk eşbaşkanın varlığı ile gerçekleşmediğini, ama onun varlığı ile en somut haline büründürülmek istendiğini figen yüksekdağ'ın eşbaşkan olmasıyla kanıtlanmıştır.

hasip kaplan'ın partinin yeni döneminde, parti ve taban içinde ortaya çıkan 'lidersizlik' sıkıntısını arkasına alarak demirtaş'ın yerine bir türk'ün gelmesini hazmetmemekle ortaya koyduğu anlayış şekilci, bürokratik ve aynı zamanda halkların demokratik partisi-halkların demokratik kongresi programını zerre kadar anlamayan bir siyaset anlayışıdır. bizim cepheden gösterilen tepkinin, onun ve partinin ırkçı olduğu iddialarına kadar ulaşması, kaplan'ın niyetinden öte parti fikrinin ve pratiğinin türkiyelileşme iddiasında katettiği mesafeye gözlerini kapatmaktan kaynaklanıyor.

buraya kadar olan satırlar dostlarıma ve yoldaşlarıma bir hatırlatmadır.

başta şovenist sol olmak üzere sonrasında faşistler ve ulusalcıların gösterdiği tepkiye gelirsek: onlardan her fırsatta partinin ırkıçlığına, teröristliğine dair söylediklerinden başkaca bir şey duymamaktayız. herhangi bir temsiliyet hakkına sahip olmayan hasip kaplan'ın söyledikleri üzerinden kendi faşist zihniyetlerine kanıt aramakla meşgul olan bu kişiler, parti merkezinin yaptığı (demokratik bölgeler partisi de dahil olmak üzere) açıklama karşısında gerekli cevabı almışlardır. altan tan üzerinden partinin dinciliğini yorumlayan bu şüreka, kaplan üzerinden, bir noktaya kadar kabul edilebilir bulunan, 'ezilenlerin milliyetçiliği' tavrına gösterdikleri tepki kürt halkına gösterdikleri yaklaşımdan bağımsız değildir. parti içi tartışmaların sizlerin platformuna aksetmesi üzücü ama aynı demokratik olgunlukla kaplan'ın parti içinde de sıkıntı yaratan ama hızlı bir reflekle gösterilen tepkinin niteliği sizlerin asla kavuşamayacağı bir mekanizmayı da ortaya dökmüştür. kaplan'ın amacının koltuk sevdası olması, kendini kürt halkını realitesine borçlu olduğu konumu kullanma hakkı vermez ama aynı zamanda siz ırkçı ve faşistlerin de buradan yola çıkarak partiyi (ve hatta kürt halkını) ırkçılıkla itham etmenize imkan sağlamaz.