-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
üst edit (1): darüşşafaka'dan aradılar, bir kaç alternatif plan üzerinde mutabakata varmaya çalışıyoruz. akşama kesinleşir ve ben buraya geniş bir açıklama yazarım.
(2) evet, yukarda dediğim gibi açıklamayı şimdi yazabilirim, gün içinde darüşşafaka'dan burçak hanım tarafından arandım, kendisi akrabama kira yardımının yapılacağını daha önceden söylediklerini ifade etti. ben üç aydır akrabamla bire bir beraberim ve açıkçası bunu duymadım, muhtemelen daha önce söylendi. ancak ben kendilerine 18 mart tarihinde mesaj attığımı, fakat bana olumu ya da olumsuz bir geri dönüş olmadığını ifade ettim. kendisi kibar bir dille bunun bir iletişim kazası olduğunu, konu hakkında ellerinden geleni yapacaklarını, bağışçılarını mağdur etmeyeceklerini, kira yardımı yapılacağını, ya da kurumun kendi evlerinden birinde ev yapılana kadar bağışçının oturabileceğini söyledi.
akşam ise darüşşafaka emlak biriminden levent bey ve ebru hanım geldiler, bizde bir süre oturduk konuştuk, mailde yazdıklarımın aynısını , noktasına virgülüne dokunmadan kendilerine söyledim. buna karşılık kendileri de yine akrabama ev boşaltılmadan önce kira yardımı yapılacağını söylediklerini ifade ettiler. sonra hep beraber bizden çıktık ve darüşşafaka'ya ait bir iki eve baktık, çok ilgili, kibar ve yardımseverlerdi. muhtemelen yarın yakınlarımdaki bir ev için nihai kararı vereceğiz.
bir iletişim kazası olduğu belli, hiçbir kurumu karalama amacım yoktu, kimsenin malına mülküne konma, üzerime alamadığımdan dolayı hırs yapıp "acaba?" güdüsüyle kamuoyu oluşturma niyetim de yoktu. tek dileğim, akrabamın hakkı olan yardıma kavuşmasıydı, onu da hem sizlerin verdiği destek, hem de darüşşafaka'nın iyi niyetiyle çözdük. emeği geçen herkese teşekkürler. son olarak başlık altında hakaret eden, içindeki fesatı fırsat bu fırsattır diyerek gün yüzüne çıkaran garip insanları da vicdanlarına havale ediyorum.
(3) konu ile ilgili darüşşafaka'nın açıklaması: (bkz: #91419295)
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
yazıya şu şekil başlamak en doğrusu olacak sanırım; ben dahil, hiç kimsenin darüşşafaka hakkında olumsuz bir görüşü olamaz değil mi? yani işin normali, olması gerekeni bu… darüşşafaka; hayırseverlerin bağışları ile ayakta duran, annesi veya babası olmayan öğrencileri okutan bir hayır kurumu. bunu herkes bilir…
ancak şimdi size anlatacaklarım sonrasında mevcut görüşünüz biraz değişebilir, fakat baştan uyarayım, bu olayda darüşşafaka’nın hukuksal olarak yaptığı tek bir yanlış yok. yapılan her şey kitabına uygun. zaten ben de tam bu yüzden kendilerini dava etmek yerine bu yazıyı yazıyorum.
olay bizzat benim ailemin başımdan geçiyor, ancak rencide etmemek için ismini vermeyeceğim, bir aile büyüğümüz var, uzaktan akrabamız fakat benim üzerinde emeği çoktur. 87 yaşında kendisi. benden başka çoluğu çocuğu, ya da başka bir akrabası yok.
benim hatalarımdan, hayat gailesine kapılmamdan, iş hayatından ve ardına aslında hiç de sığınılmayacak bahanelerimden dolayı uzunca bir süredir görüşmüyorduk kendisiyle. iki ay önce beni aradı, telefonda uzun uzun konuştuk, çok üzüldüm sesini duyunca “bitsin artık bu kırgınlık” diyerek elimde bir buket çiçekle kapısına gittim, sarıldık, hasret giderdik.
uzatmayayım, evi kentsel dönüşüme girmiş, yıkılıyormuş. “onur, bana bir ev bulalım” dedi, dedim ki “bulalım, kira yardımı ne kadar veriyor müteahhit, belediyeden de alırız yardım, evin yapılana kadar buluruz sana bir ev.” bu arada kendisinin maaşı var ama ancak gıda ve faturalara yetiyor, başka bir kirayı mümkün değil ödeyemez. “ben evi darüşşafaka’ya bağışladım beş sene önce” dedi. “tamam” dedim “o zaman orayı arayayım, seni orada bırakacak değiller herhalde, bir sorayım ver bana telefonunu.” aldım telefonu, oradan bir kadınla konuştum, “ben konuyu bilmiyorum, öğrenip size haber veririm.” dedi. sonuşta bağışçı, illa ki mağdur etmezler kendisini diye düşünüyorum.
bir hafta bekledim, sadece kendisi kaldı artık apartmanda, gidecek başka yeri yok, ev bulamıyoruz, huzurevine zaten gitmez, istemiyor, ki istese bile maaşı en kötü yere bile yetmez, ben bir daha aradım darüşşafaka’daki bu kişiyi. bu sefer bana telefonda “hayırdır?” diye saçma bir çıkış yaptı, aslında onlar da haklı, millet akrabaları evi bağışlayınca hemen şahin kesiliyordur, o an akıllarına geliyordur akraba oldukları falan, herkes bir anda melek oluyordur. yine de hiç istifimi bozmadan,”ne oldu bizim kira yardımı, cevap bekliyordum sizden” dedim. bu sefer “bizim öyle bir uygulamamız yok, zaten ben yetkili değilim” cevabı geldi.
süre kısıtlıydı zaten, apartman yıkılacaktı artık, ben yanıma aldım kendisini. ortada bırakacak halim yok ya. bu arada ev darüşşafaka’nın üstüne olduğu için belediyeden dahi kira yardımı alamıyoruz, yani ben olmasam, ortada kalacak 87 yaşında kadın, sefil olacak. halbuki o bağışı yapmasa, başka bir yaşlılar evinde mis gibi rahat bir yaşlılık sürmesi gayet de mümkündü o bağışla…
neyse, mail attım darüşşafaka’ya bu sefer, durumu anlattım, dedim ki bakın bağışçınız ortada kaldı, size evi bağışlarken “yaşlılığımda bakılırım” diye düşünmüş, ama şu anda gidecek hiçbir yeri yok, evi kendisinden bağış olarak almışsınız ama ondan sonra ortada yoksunuz, rezidanslarınızda kalmasına müsaade etmiyorsunuz (800.000 tl’lik taşınmaz bağışlanması gerekiyormuş sanırım, internet sitelerinde bu tutar belirtilmiyor) bari evi yeniden yapılana kadar (intifa hakkı neyse ki akrabamda) rezidanslarınızda kalmasına müsade edin, kızıltoprak’ta ev zaten, yapıldıktan sonra hemen hemen o değerde olacak diye.
oradan bir cevap geldi bir gün sonra, şöyle diyor; “onur bey, konu benim yetki alanımda değil, mailinizi bağış birimimize ilettim, en kısa sürede sizinle irtibata geçecekler”
tabi ki kimse irtibata geçmedi benimle. bu süre zarfında bir sürü avukatla görüştüm, evi geri alalım, başka bir yere bağışlayalım, kadın burada sefil olmasın, her gün “size yük oldum” diye karşımda kendi kendini yiyor. evinden ayrı kalmış zaten, ne zaman yapılacak diye saatte bir soruyor, o kadar zor ki durumu…
avukatların dediği şu; sözleşme yapmışlardır ve hepsini tek tek söylemişlerdir kendisine, darüşşafaka akrabanızın taleplerinin hiçbirini yapmaya mecbur değil, evi karşılıksız bağışladı ve olay bitti, bundan sonra hiçbir şey yapamaz.
evet, haklılar, hiçbir şey yapamayız, ne ben yapabilirim, ne de evi bağışlayan kendisi, artık imzalar atılmış, satış sırasında akıl sağlığı raporu falan alınmış, muhtemelen yapılan sözleşmede “size bakmayacağız” maddesi de vardır. bana göre -beş yıl önce- koskoca darüşşafaka’nın, yaptığı bağıştan sonra bakıma muhtaç olacağı belli olan kimsesiz 82 yaşındaki bir kadının bağışını kabul etmesi asla etik değildir. tekrar ediyorum, hukuksal olarak en ufak bir kusurları yoktur, ama etik olarak korkunç bir vicdansızlıkla karşı karşıya olduğumuzu düşünüyorum.
işte bence bu yüzden evimizi darüşşafaka’ya bağışlamamalıyız. çünkü yaşadıklarımdan, gördüklerimden yola çıkarak; bu kurum, annesi ya da babası olmayan çocukları okutan bir hayır kurumu olmasının yanı sıra, 82 yaşında kendilerine ev bağışlayan bir bağışçısının 87 yaşında ortada kalmasına göz yuman, onu en azından evi yapılana kadar bile rezidanslarına kabul etmeyen ve bağışçısıyla hiçbir şekilde iletişim kurmayan bir kurumdur. bunun benim ahlaki ve vicdani kıstaslarıma göre savunulacak tek bir yanı yoktur.
düşünün, 2014 yılında evinizi bağışlamışsınız, ev 2019 yılında kentsel dönüşüme giriyor, apartmandaki herkes gidiyor, sadece akrabam kalıyor ve müteahhit artık telefon ediyor akrabama, evi boşaltın yıkılacak diye, ve bu süreçte darüşşafaka bir kez bile “ne yapacaksınız? nerede kalacaksınız bu sürede?” diye aramıyor bir kere bile aramıyor bağışçısını, halbuki evin yıkımı için imzaları atan kat maliki kendisi, umrunda bile değil, o kadın ne yapacak, nereye gidecek, bağışı aldı ya tamam bitti iş. inanılacak bir vicdansızlık değil bu.
söyleyeceklerim bu kadar, tekrar ediyorum, hukuksal olarak hiçbir girişimim olmayacaktır, ama darüşşafaka’nın bağışçısına reva gördüğü bu etik dışı uygulamasını da herkese duyurmak benim insanlık görevimdir.
edit: arkadaşlar bazı yazarlar olayı yanlış anlamış, bir iki tane sıkıntılı entry okudum, cevaben şuraya bırakayım. öncelikle malk, mülk, taşınmazın iadesi gibi bir talebim/niyetim olmadı, olmayacak da. muhakkak dünyanın en mükemmel insanı değilim ama filmlerdeki miras yedi akrabalar ile kendimi ayrı tutabilecek kadar da vicdanım var çok şükür. benim şu anda tek derdim 87 yaşındaki bir bağışçının verdiği bağışın karşılığında, düşkün bir hale geldiğinde ya da çok yaşlandığında, kendisine bağış yaptığı kurum tarafından bakılacağını zannetmesi ve bu beklentisinin karşılanmaması ile ilgili.
o yaştaki bir insanın ihtiyaç duyacağı bakımı elimden geldiğince yapıyorum ama bu tabi ki sınırlı oluyor, vicdanım bu yönden rahatsız. ikincisi zaten -ki değinilmiş bu konuya- o yaşta insanların alışkanlıkları var, kırk yıldır oturduğu evden ayrı kalması zaten ayrı bir üzüntü vermiş kendisine, ben ilk duyduğumda "bize gel" dedim kabul etmedi, uygun kiralı ev aradık iki hafta boyunca. zorla bizde misafir ediyorum desem yeridir. lütfen içinizdeki kötülüğü fesatlığı yazılarınıza yansıtmayın.
talebimiz oldukça net; evi yapılana kadar ve bence yapıldıktan sonra -ki inşaat bittiğinde dairenin güncel değeri rezidans için istenen bağış miktarının üstünde oluyor- akrabamın bakımının sağlanması. benim aklım, bugüne kadar öğrendiğim bildiğim insani değerler bunun doğru olduğunu söylüyor.
edit 2: arkadaşlar bazı arkadaşlar sinirle küfür ediyor, bunu lütfen yapmayın başınız ağrır. belki şu başlık bile kurumsal kimliğe zarar vermekten benim başımı ağrıtır ama lütfen hakaret etmeden ifade edin görüşlerinizi, zira konu hassas. zaten hukuk karşısında haksızız, bir de daha da çok haksız duruma düşmeyelim.
edit3: kira yardımı konusuna açıklık getireyim, bundan iki üç yl öncesine kadar müteahhitler devletten ayrı olarak kentsel dönüşüme giren evlerin sahiplerine kira yardımı yapıyorlardı, ancak daha sonra ekonomik kriz nedeniyle bu yardım rafa kalktı. sadece belediye aylık 950 tl yardım yapıyor o da beş ay. ancak bu yardımı da alamıyoruz, darüşşafaka da alamıyor, çünkü üzerine bir çok taşınmaz olduğu için devlet "sana sadece bir taşınmaz için yardım yaparım" diyormuş. yani darüşşafaka'nın aldığı/alacağı kira yardımını bize yansıtmaması diye bir şey yok. zaten başından beri yazıyorum, hukuksal anlamda darüşşafaka'nın hiçbir kusuru yok, o yüzden bu yazıyı yazdım diye. hukuksal olarak kusurlu olsa açarım davayı, buradaki sorun tamamen etik. diyorum ki; benim başıma böyle bir olay geldi, bunları ben gördüm yaşadım, ben yaşlandığımda eğer taşınmazım varsa ve bunu bağışlamak niyetindeysem bu kurum darüşşafaka olmaz. sizin de bilginiz olsun.
edit4: bazı arkadaşlar iki entrym olmasına takılmışlar, internette kimliği gizli birisi değilim, başlığıma tıkladıktan on on beş saniye sonra tüm sosyal medya hesaplarına ulaşmanız olası. 14 -15 yıldır sözlükteyim bilginiz olsun.
19.06.2019 · 1. sıra
stevemcqueen
18.06.2019 00:23 ~ 22:49