25 yaşına gelinceye dek annesini, babasını, kız kardeşini, ablasını ve iki ağabeyini kaybetmiş hristiyan teolog ve varoluşçu düşünür soren kierkegard'ın haklı olarak mesele ettiği sorun. kahkaha benden yana eserinde bu meseleye dair şunları yazmıştır:
"hayatım bir çıkmaza girdi, varoluştan iğreniyorum; tatsız tuzsuz, anlamsız bir şey. pierrot'tan daha aç olsaydım, insanların sunacakları açıklamaları yemeye yeltenmezdim. insan parmağını toprağa batırıp kokusundan hangi diyarlarda olduğunu anlar. bu hiçbir şey kokmuyor. neredeyim ben? dünya denen bu şey nedir? bu kelimenin anlamı nedir? beni bunun içine kim çekti de şimdi bırakıp gidiyor? ben kimim, dünyaya nasıl geldim? bana neden sorulmadı? neden yolu yordamı öğretilmeden sanki bir ruh satıcısından alınmış gibi bir kenara itildim? gerçeklik dedikleri bu müesseseye ilgim nasıl doğdu? neden ona ilgim olsun ki? bu içten gelecek bir ilgi değil mi? eğer bu işte zorla yer alacaksan yönetici kim? ona bir şey söylemek isterim. yönetici yok mu? şikayetimi kime bildireceğim? varoluş hiç kuşkusuz bir müzakere... görüşümün dikkate alınmasını rica edebilir miyim? eğer insan dünyayı olduğu gibi kabul etmek zorundaysa o zaman onun ne olduğunu öğrenmemek daha iyi olmaz mıydı?"
05.02.2017 · 47. sıra
pedagojik diktator
04.02.2017 00:27