Sık geçen başlıklar

crocs terlik almanın mantıklı açıklaması 6

ekşi'de gör
bir şeyi sevmek için mantıklı bir açıklama mı olması gerekiyor hep. ben mi yanlış yaşıyorum yıllardır lan ?
pahalı ve pahalı olduğu biliniyor. bu yeterlidir.

pahalı bir şey satın alabildiğini göstermen ve görenin de bunu anlaması lazım. unutma, kendin için değil başkaları için yaşıyorsun. dünya senin etrafında dönüyor. başkaları seni hep zengin ve mutlu sanmalı. ilişkilerin hep sahte olmalı. aksi takdirde mutlu falan olursun allah korusun.
bazı markalar türkiye’de o kadar fahiş fiyatlara sahip ki o markaları alan insanlarda ödediği para kadar yüksek bir beklentiye sebep oluyor. sonra insanlar sıradan bir ürün aldığı gerçeğiyle yüzleşince ben buna neden bu kadar para verdim diye değil de bu neden verdiğim paraya değmedi diye sorguluyor.

daha basit bir şekilde açıklamak gerekirse; crocs, gap, skechers, carter’s, columbia gibi markalar aslında sanıldığı kadar kaliteli ve üst segment ürünlere sahip markalar değil. bunları yurt dışında komik fiyatlara satın alırsınız. örneğin yaşadığım yerde 70-80 birim paraya (euro ya da usd değil) crocs alıyorum. 100 birim paraya skechers, 200-300’e columbia mont alıyorum. bunlar benim aylık kazancımın yanında çok komik kalıyor ki aslında zengin falan da değiliz. ama dünyanın en pahalı yerlerinden birinde yaşamamıza rağmen bu markalar bizim için sıradan insanların ulaşabildiği sıradan markalar. bir çuval para vermediğim için de hayatımı kurtarmasını beklemiyorum bir terlikten.

geçen ay amerika’dan bir arkadaşım geldi, the ordinary’nin serumlarını getirttim tanesi 4-5 usd civarında. aslında burada da ucuz birim fiyat olarak ama hazır gelen biri var daha uyguna geliyor diye istedim. bunların trendyol’daki fiyatı usd fiyatını tl’ye çevirdikten sonra 5-6 katı civarında. yani amerika’da 3 usd olan bir ürün türkiye’de 70 tl civarında olması gerekirken 400-500 tl gibi bir şey. o kadar para verince de millet sanıyor ki dünyanın en kaliteli şeyi.

yani arkadaşlar ürünler pahalı ve kalitesiz değil ucuz ve sıradan. siz çok para verdiğiniz için çok büyük beklentiyle vasat bir ürün alıyorsunuz.
terliğe de nefret duymazsınız be kardeşim.akıl alır gibi değil.insanların paşa gönlü öyle istemiş ve almıştır.al sana açıklama.
bu terliği 15 euro’larda bir almanya ziyaretinde alan biri olarak neden farklı anlatmaya çalışacağım. zaten az çok ilk cümleden anlatıldı gibi.

2015 yılında içi yünlü olan modelini aldım, ev içinde geçen yıla kadar kulladım, en ufak bir deformasyonu olmadı. en sonunda bağ bahçe işleriyle uğraştığım bir mekanda kullanayım istedim ve içindeki yün katmanını ayırayım istedim, sökene kadar canım çıktı. neyse şimdilerde dışarı ortamında kullanıyorum hala en ufak bir deformasyon yaşamadı. yedi yıldır benimle.

bu terliklerin bir benzerini eşim almış, bağ bahçede kullanayım iyi olur diye, keşke şu an fotosunu çekme şansım olsa da görseniz, kenar hattı komple kalktı şerit boyunca ayrıldı. şimdi bana yapıştırsan da giysem diyor..

paran varsa imitasyondan kaç.. bu terliğin malzemesi croslite. darbeyi yüzde kırklar oranında emici bir materyal olduğu belirtiliyor, haliyle sabahtan akşama kadar ayağımızda olan bir malzemenin her adımda zeminden kafatasımıza kadar uzanan darbeleri yüzde kırk sönümlüyor olması vereceğimiz parayı haketmesine tek başına yeterli. ikincisi eskimiyor, ben eskimiş bir crocs görmedim.
üçüncüsü havuz kenarında filan kayıp götünüzün üstüne düşme ihtimalimiz zayıf, sahilde ayağını rahatsız etmez. içindeki son kum tanesine kadar kolayca temizlersin.

daha fazla yazmayım. geçen yıl kırmızısına 400 lira vermiştim on yıl giyerim.