Sık geçen başlıklar

cehalet ile bilmemek arasındaki fark 1

ekşi'de gör
cehaletin omurgasını inkar, diğerininkini kabulleniş oluşturur. cehalet genelde kitlesel, organize ve örgütlüdür; diğeri genelde bireysel, dağınık ve birbirinden bağımsızdır. cehalet genelde dışarıdan kudretli bir özne eliyle yaratılır, üretilir, derinleştirilir ve yayılır; diğeri bireyin kendisi, başkaları ve doğa ile olan etkileşiminde "işlevsel olan/olmayan" diye kodlanan bir bilgi ayıklama sisteminin ya da imkan-imkansızlık denkleminin ürünü doğal bir süreçtir. cehalet eğitimle öğrenilebilir, öğretilebilir, kazandırılabilir; bilmemek eğitimle kazandırılamaz, öğretilemez. cehalet şüphesizlik halidir, kesinliktir, emin olmaktır; bilmemek, şüphe etmek ve emin olmama halidir. cehalet, çoğu zaman toplum ve birey için bilinmesi gerekeni bilmemektir, bilmek istememektir, bilmeyi reddetmektir; bilmemek ise genelde birey için bilmeye imkan olmamasıdır veya "bilinmese de olur"u bilmemektir. misal bir kadının erkekle eşit olduğunu, azınlıkların da anayasal güvenceye sahip olması gerektiğini, doğaya saygının elzem olduğunu veya seküler yaşamın toplum için en önemli birleştirici unsur olduğunu bilmemek ya da bilmek istememek cehalettir fakat nükleer füzyonu, premier ligi, nba'yı, son ağır siklet şampiyonunu, matematiği, kimyayı falan bilmemek, dümdüz bilmemektir. bunları bilmek istememek de cehaletin değil kişisel tercihlerin veya hobinin konusudur en fazla. cehalet kurgulanmış, programlanmış ve planlıdır; bilmemek ise rastlantısal ve spontanedir. bilmemenin amacı öğrenmektir, bilmektir fakat cehaletin amacı bilinmesine müsade etmemek ve yönetmektir.