Sık geçen başlıklar

bursa'daki şehir eşkıyaları 2

ekşi'de gör
tck109 kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu
cebir ve tehdit ile gerçekleştirme: 2-7 yıl hapis
alt sınır 2, üst sınır 7 yıl.
tck61 ile üst sınırdan ceza verilmesi gerekir= 7 yıl
silahla ve birden fazla kişi ile birlikte işlendiği için bir kat arttırım: 14 yıl= 168 ay hapis.
iyi hal nedeniyle 1/6 indirim. ( genelde bu tarz suçlular mahkeme önünde süt dökmüş kediye döner, ağlar, pişmanlık gösterir ) 168-(168/6)= 140 ay hapis cezası.
suçlu bulunurlarsa (kesinleşmiş bir mahkumiyet kararına kadar herkes masumdur) netice olarak 11 yıl 6 ay hapis cezası alırlar.

tck125 hakaret: 3 ay - 2 yıl
tck61 ile üst sınır: 2 yıl
alenilik nitelikli hal: 1/6 arttırım=28 ay hapis
iyi hal: 1/6 indirim= 23, 3 ay hapis ( yaklaşık 2 yıl hapis)

tck134 özel hayatın gizliliğini ihlal: 2-5 yıl
tck61 ile üst sınır: 5 yıl
iyi hal indirimi sonucu 48 ay.

sonuç olarak toplam 212 ay, yani 17 yıl 6 ay hapis cezası alırlar.
bunun da koşullu salıverilme ve denetimi derken yatarı yaklaşık 8 yıl olur.

tutuklu yargılanırlar, ancak yargılama uzun sürdüğü için kararla birlikte hatta karşı taraf şikayeti geri çekerse öncesinde de karar kesinleştiğinde cezaevine girip kalan cezaları infaz edilmek üzere tahliye edilebilirler.

dosyanın detaylarına hakim olmamak ile birlikte yüzeysel olarak değerlendirmemi yazmak istedim. böylece kafalarda soru işaretleri varsa, giderilmiş olur.

edit: videonun tamamını yeni izledim. eziyet ve kasten yaralama da var, bu hususu iyi değerlendirmek lazım ama kabaca buna ilişkin de silah sebebiyle nitelikli hal dersek 2-6 yıl arası bir hapis cezası da buradan alırlar.
edit2: suçlar öyle yoğun ve karışık geldi ki bir anda eziyet ve kasten yaralama değerlendirmesi yapmak için içtihat açtım hemen. evet, buradan eziyet suçu nedeniyle 5 yıl sonucu en mantıklı gelen seçenek gibi.
nihai olarak ceza 22 yıl 6 ay, yatarı da 10 yıl 3 ay olabilir. merak etmeyin arkadaşlar bir kişi bir süreliğine tutuksuz yargılansa dahi bu ceza azımsanacak bir ceza değil.
edit3: yeri gelmişken şunu da belirteyim. cumhuriyetin 25,50 ve 75. yıllarında genel af çıktığını biliyorum. bunun dışında da genel aflar çıkmış. 100.yıl da bir genel af çıkarsa suçluların yaptıkları yanına kar kalacak, bu nedenle bir genel af düzenlemesine kesinlikle karşı olduğumu belirtmek isterim. ancak devlet kendisine karşı işlenen suçlarda affedici olabilir, kişilere karşı işlenen suçlarda ise devletin böyle bir yetkisi bence yoktur ve anarşi temelli bir düzenlemedir. 2020 mart ayında erdoğan affı olarak bilinen infaz düzenlemesiyle devlet kendisine karşı işlenen suçları affetmedi, tam tersine sadece kişilere karşı işlenen suçları affetti, ne büyük tezat değil mi. örnek olarak bu olaydaki suç 2020 mart ayından önce işlenmiş olsaydı kişiler sadece 2 yıl açık cezaevinde arada izne de çıkarak yatıp çıkacaklardı ve olay kapanacaktı yani cezalarını çekmiş sayılacaklardı. bunun toplum vicdanını ne kadar zedelediği o kadar açık ki, bu apaçık bir hak ve adalet karşıtlığı. özetle, gündemde alttan alta dedikodusu yapılan bir genel af var. genel af çıkarsa bu tarz suçlar cezasız kalacaktır. bu nedenle genel af çıkmamalıdır. çıkacaksa dahi devlet yalnızca kendisine karşı işlenen suçlarda çıkarmalıdır.
işin ucu bombok bir yere çıktı.

umarım bu olay sözlükte gündem olur ve tüm türkiye'nin gündemine gelir.

bakınız, videolarda elinde silahla işkence yapan şahsın adı: yaşar deniz çakıcı.
çakıcı soyadını, mahkeme kararı ile almış.
yani anasının, babasının soyunu reddedip, çakıcı'ya özenerek bu soyismi almış. kendi atasını reddeden, kendi aile soyadını reddeden bu tip, pek çok suç kaydı bulunan biri. suç kayıtları arasında uyuşturucu da var.

buraya kadar her şey normal.
normal bir suçlu, özenti bir tip.

ama bakın bunlar çete kurmuşlar, "atanamamış polisçilik" oynuyorlar.
üstelik bunu resmi olarak yapıyorlar.

nasıl?
yaşar deniz çakıcı adlı şahıs, türkiye polis gazetesi'nin bursa temsilcisiymiş.
görsel

şu fotoğrafa iyi bakınız.
görsel

en sağdaki şahıs, polis yeleği görünümlü bir yelek giymiş, türkiye polis gazetesi yazıyor ama "polis" yazısını büyük puntolarla yazdırmışlar yeleğe. yani akılları sıra kendilerini polis olarak gösteriyorlar, artık ne yapıyorlarsa, haraç mı topluyorlar, çek senet tahsilatı mı yapıyorlar bu şekil bilemem. ama gazetecilik yapmadıkları kesin.

yine yaşar deniz çakıcı adlı şahsın ofisine bakın;
görsel

en sağda emniyet müdürlüğünün bayrağı var. bunu özellikle oraya koymuş ki, bizim arkamızda polis var mesajı veriyor sağa sola.

bu arada türkiye polis gazetesi de şu;
https://www.turkiyepolisgazetesi.com/

polis haberleri yapan bir gazetenin bursa il temsilcisi, suç örgütü elebaşısı...!!!

yazık...türk polisinin adını işte böyle kötüye çıkarıyorlar.

şimdi bu suçlu şahıs emniyette "abi bizim polise saygımız sonsuz, biz de sizden yanayız" tarzı laflar ediyordur muhtemelen.

bu arada benim kulağıma gelen bir istihbaratı da paylaşayım.

polis ve emniyetin ismini kullanarak yayın yapan bu tarz birkaç gazete ve internet sitesi var, bunlar pek çok kişiye "basın kartı" dağıtıyorlar para karşılığında. bunlardan bir basın kartı alıyorsunuz, aracınızın önüne yapıştırıyorsunuz ve her şey serbest...

3000 liradan başlıyor basın kartı almak, artık kişinin durumuna göre alınan bedel artıyor, 20-25 bin liralara kadar çıkıyor.

edit: şaka gibi ama gerçek. türkiye polis gazetesi bu olayı haber yapmış.
https://www.turkiyepolisgazetesi.com/…rdi-5353.html

görsel

şimdi bu durumda ya türkiye polis gazetesinin bu olayı yapanın bursa temsilcisi olduğundan haberi yok, ya da bu bursa temsilcisi diye ortada dolaşan yavşak çakma bir türkiye polis gazetesinin bursa temsilcisi.

edit-2: türkiye polis gazetesini aradım, olayı anlattım. söz konusu olayın faili olan yaşar deniz çakıcı adlı şahsın, gazetenin bursa temsilciliği görevi 4-5 ay önce iptal edilmiş, ayrıca bu şahıs hakkında savcılığa suç duyurusunda da bulunulmuş. yani bu şahıs, türkiye polis gazetesi'nin temsilcilik görevini şahsi menfaatleri için kullanmış bir şarlatan. ayrıca soyadını da "çakıcı" olarak değiştirip sağda solda kendisini alaaddin çakıcı'nın yeğeni olarak tanıtıyormuş. tabi bu durum çakıcı ailesinin kulağına gitmiş ve bunun hesabını sormak için bu şahsı arıyorlarmış. şimdi içeride bu yaptıklarının hesabı bir bir sorulacak tabi. kimse türk polisini kendisine zırh yapamaz, şahsi emellerine alet edip çıkar sağlayamaz. elbet bunun hesabını vereceksin yaşar deniz çakıcı adlı şarlatan seni...