Sık geçen başlıklar

beyaz yakanın kahve tribi 2

ekşi'de gör
valla benim dedem yunan ordusu yan köylere kadar gelmiş bizim köyden top sesleri duyulurken nereden kahve bulurum diye debelenen biri imiş.*
nohut, keten tohumu vb şeyleri kavurup kahveyi andıran şeyler yaparmış.

"kütük .., nereden geliyor bu kahve merakı" diye soran arkadaşlar beni sorudan muaf tutsun :-)

annem anlatır misafir gelir türk kahvesi yaparız. küçük çocuklar da meraktan ister.
bir daha istemesin diye soğuk suyun içine bir çay kaşığı kahve katıp veririz. çocuk bir yudum içer suratını buruşturur. bir daha da kahve istemezdi.
sana da yaptık. ikinci bardağı istedin diyor :-)
kimisinde gerçekten kahveseverlik özden geliyor.

geyik bir yana beyaz yakanın hayatında pek bir hobi yok. kahvenin olayı hala ulaşabileceği fiyat aralığında ve rahatça artislik yapılabilecek bir alan olması.
futbola benziyor istediğin kadar at.
"ben olsam o takımı 1-8-1 düzeni ile çıkartır, ikinci yarıda aliyi değil veliyi oyuna sokardım"
"valla ben yıkanmış papua gine dışında kahve içemeden kendime gelemiyorum"
hangi kahvenin diğerinden iyi olduğu, pişirme teknikleri .. saatlerce boş boş konuşmak mümkün.
bu sayede kendisinin ne kadar "özel" biri olduğunu da pazarlayabiliyor.
bırakınız azıcık mutlu olsunlar.

* mübaek ülkede herkesin dedesi kahraman. o dönem savaştan kaçan, kendi köylüsünü soyan çeteleri, aznavuru vb. japonyadan mı ithal ettik?