“türkiye cumhuriyeti'ni maddi olarak ayakta tutma yükümlülüğü”dür
Sık geçen başlıklar
beyaz yakalıların en büyük sorunu 5
ekşi'de gör(bkz: öz farkındalık)
(bkz: küstahlık)
benim tuzum kuru furyasinda agzi acik izledim, kit kanaat airfryer alabilen ya da remote work, yurt disi gibi imkanlarla 2-3 bin dolar tas catlasa net maas alan mal degneklerinin (en salaklari da bunlar); trilyonlarca dolarin havalarda uctugu bu ekonomik düzende kendisini ciddi ciddi servet sahibi burjuva zannetmesi.
metropollerin bütün gecekondu mahalleleri son yirmi yilda 50+ katli milyon dolarlik rezidanslarla dolmus tasmis, iktidar partisi silikon vadisinde bile esi görülmemis hizda kendi secmen sinifi icin sifirdan generational wealth yaratmis; anasinin babasinin dökük bir yazligi var ya da kravat takip plazaya gidiyor diye kendisini ülkenin üst sinifi zannediyorlar ciddi ciddi.
(bkz: küstahlık)
benim tuzum kuru furyasinda agzi acik izledim, kit kanaat airfryer alabilen ya da remote work, yurt disi gibi imkanlarla 2-3 bin dolar tas catlasa net maas alan mal degneklerinin (en salaklari da bunlar); trilyonlarca dolarin havalarda uctugu bu ekonomik düzende kendisini ciddi ciddi servet sahibi burjuva zannetmesi.
metropollerin bütün gecekondu mahalleleri son yirmi yilda 50+ katli milyon dolarlik rezidanslarla dolmus tasmis, iktidar partisi silikon vadisinde bile esi görülmemis hizda kendi secmen sinifi icin sifirdan generational wealth yaratmis; anasinin babasinin dökük bir yazligi var ya da kravat takip plazaya gidiyor diye kendisini ülkenin üst sinifi zannediyorlar ciddi ciddi.
"hak aramaktan bihaber olmaları".
beyaz yakalının hak arayışı 5 senede bir oy vermektir.
beyaz yakalının hak arayışı 5 senede bir oy vermektir.
işçi olduğunun farkında olmamak. finansal özgürlüğe sahip olmamak. o işi yapmak, o kişinin yüzüne gülmek, o saatte orada olmak zorunda olmak. yani modern kölelik.
bunun kazandığın parayla ilgisi yoktur, kazandığın paranın bir kısmı zaten statü harcamasına gider. ve de 'işgücü piyasası'nı gözeterek maaş verirler. hak ediyorsun diye kolay kolay fazlasını vermezler. o yüzden pozisyonunun getirdiği sosyal sınıfın bir adım ötesine istesen de geçemezsin.
bir beyaz yakalı iş kurmak, yatırım yapmak, yurtdışına ürün/hizmet satmak gibi konuları acilen öğrenmelidir. finansal özgürlük demek özgürlük demek. kendinizi döndürebildiğiniz anda üçe beşe bakmadan işi bırakın. şu an çalıştığınız patronlarınız sizden akıllı değil. hatta muhtemelen algınızı yöneterek sizi mental bir tuzağın içinde tutuyor ve böylece kaçmanızı ya da fazlasını istemenizi engelliyorlar.
bunun kazandığın parayla ilgisi yoktur, kazandığın paranın bir kısmı zaten statü harcamasına gider. ve de 'işgücü piyasası'nı gözeterek maaş verirler. hak ediyorsun diye kolay kolay fazlasını vermezler. o yüzden pozisyonunun getirdiği sosyal sınıfın bir adım ötesine istesen de geçemezsin.
bir beyaz yakalı iş kurmak, yatırım yapmak, yurtdışına ürün/hizmet satmak gibi konuları acilen öğrenmelidir. finansal özgürlük demek özgürlük demek. kendinizi döndürebildiğiniz anda üçe beşe bakmadan işi bırakın. şu an çalıştığınız patronlarınız sizden akıllı değil. hatta muhtemelen algınızı yöneterek sizi mental bir tuzağın içinde tutuyor ve böylece kaçmanızı ya da fazlasını istemenizi engelliyorlar.
bir arkadaş özentilik demiş, doğru.
türkiye’deki beyaz yakalıların çoğunluğu işçi/memur/çiftçi çocuğu. aileden gelen bir zenginliği yok.
okuyup da özel sektöre girdikten sonra kazandığı para da, kendi anne babasının yaşadığı standardın bir, bilemedin iki çıt üstünü sağlayabilecek seviyede.
gelgelelim, bu arkadaşların eğitim ve iş hayatı boyunca zenginliğin getirdiği standardı izleme imkanı yakalaması, yani görmesi, tanıması; onları müthiş bir açlığa ve mutsuzluğa itiyor. özentilik bu noktada başlıyor. kuş kadar gelirle zengin hayatı sürmeye çalışıyorlar.
10 kuruş maaşla, normalde 2 kuruşluk kiraya sahip bir evde oturmak ideali iken 5 kuruşluk bir evi tercih ediyorlar.
2 kuruşluk tişört işlerini görürken 10 kuruşluğa göz dikiyorlar. vs vs..
sonra gelsin borçlar gitsin depresyonlar.
türkiye’deki beyaz yakalıların çoğunluğu işçi/memur/çiftçi çocuğu. aileden gelen bir zenginliği yok.
okuyup da özel sektöre girdikten sonra kazandığı para da, kendi anne babasının yaşadığı standardın bir, bilemedin iki çıt üstünü sağlayabilecek seviyede.
gelgelelim, bu arkadaşların eğitim ve iş hayatı boyunca zenginliğin getirdiği standardı izleme imkanı yakalaması, yani görmesi, tanıması; onları müthiş bir açlığa ve mutsuzluğa itiyor. özentilik bu noktada başlıyor. kuş kadar gelirle zengin hayatı sürmeye çalışıyorlar.
10 kuruş maaşla, normalde 2 kuruşluk kiraya sahip bir evde oturmak ideali iken 5 kuruşluk bir evi tercih ediyorlar.
2 kuruşluk tişört işlerini görürken 10 kuruşluğa göz dikiyorlar. vs vs..
sonra gelsin borçlar gitsin depresyonlar.