Sık geçen başlıklar

bahşiş vermeyen müşteri 2

ekşi'de gör
bütün bu bahşiş faşizanlığına karşı tam aksini destekleyen ve bunu dile getirmeyi bir görev edinmiş biri olarak benimdir.

bir de türkiye’de kültür diyorlar. değil kardeşim, yok öyle bir kültür, bu sizin uydurmanız. ha siz vermek istiyorsanız yine verin beni alakadar etmez.

yurt dışını bilemem ama geniş plandan bakınca bahşişin garson maaşlarının düşük olma sebebi olduğunu görebiliyorum. “maaş+bahşiş” üzerinden anlaşıyor herkes. ondan sonra 3 kuruşa yaşamaya çalışan müşteri bunun vicdan azabını çekiyor patron yerine.

garsonlar, kuryeler (ve bahşiş bekleyen kim varsa) birleşsinler, maaşlarında iyileştirme talep etsinler, sonuna kadar destek olurum. gerekirse o patronlar batana kadar dışarda yemem içmem ama patrondan alamadığı haktan beni sorumlu tutmasın kimse.

ben de yıllardır kendine bakmaya çalışan, maaşı ortalama bir insanım. “50 lira size koymaz ama o adam çocuuuna harçlık verir”miş. nerden biliyorsun koymadığını? benim yerime çalışan sen olmadığına göre bilemezsin.

ayrıca kimse bana işimi çok çok süper yapsam da bahşiş vermiyor. hiçbir müşteri, hiçbir patron türkiye’de bir ekstra vermiyorken bu nerenin kültürü abi? yurt dışıyla iş yapınca işini iyi yaparsan beyaz yaka da olsan bonus alırsın. garsonlara özel bir şey değil bu. e peki hani türkiye’de beyaz yakaya bonus?

bahşiş vermemeyi ölümüne savunacağım. garsonların maaşından da ben -yani sıradan halk- sorumlu olmayacağım artık. lütfen herkes muhatabından hakkını alsın. müşteri olarak bana da duyursun, desteğimi olurum.

ha, bu prensibimi nadiren aştığım oluyor. mesela sürekli gittiğim bir yerde çalışan ve bizzat tanıştığım genç çocuklara harçlık veriyorum. birini ekstra zahmete soktuysam veriyorum. sürekli gittiğim yerlerde arada ikramda bulunuyorlar o zaman da veriyorum ama işini iyi yapması gereken biri işini iyi yaptı diye vermiyorum.

bir gün çok iyi, terbiyeli müşterilere ikramda bulunmak kültür haline gelirse, bu durum müşteriyi sömürmekten çıkıp karşılıklı bir hal alırsa, o gün bahşişi savunurum.

*kelime hatası düzeltildi
“ona göre muamele görür”müş.

(bkz: buyrun benim)

bir restaurantta yemek yediğimde, bahşiş bırakmam için tek kriterim vardır, hesap tahmin ettiğimden dramatik şekilde düşük gelirse, yani o akşam yemeğini ve servis hizmetini olması gerekenden ciddi oranda ucuza satın aldığımı düşünürsem uygun fiyata yüksek kalite sunulmasını ödüllendirmek isterim kendi çapımda.

herşey olması gerektiği gibi ise 1 kuruş bahşiş bırakmam. en ufak saygısızlık halinde de öneri kutusuna saygısız personeli ismiyle birlikte yazar bırakırım. bir daha da aynı mekana uğramam.

dünyada restaurant kalmamış da hayrına aç karnımızı doyuruyormuş gibi burnu büyüklük edilmesine de asla katlanmam. allah’ın servis elemanı bile sana posta koyuyorsa , çok afedersiniz edeyim öyle mekanın konseptine ben.

özel mesajlar üzerine edit;
"allah'ın servis elemanı bile size posta koyuyorsa" kısmında bir meslek grubunu küçümsediğimi söyleyen mesajlar alıyorum, ancak kimseyi küçümsemek gibi bir maksadım olmadığını belirtmek isterim. kastettiğim; bazı meslek erbabı ifa ettiği görevin niteliği gereği muhataplarına sert davranmak zorunda olabilir ; örn: asker-polis-hakim-savcı-infaz koruma memuru-gümrük memuru- vergi denetim kurulu personeli vs. , kimi ise mesleğin yoğun hayati önemi ve iş gücü altında ezilip muhataplarına zaman zaman ters davranabilir, anlayışla karşılamak gerekebilir ; örn: acil servis doktorları, pasaport kontrol memuru, okul müdürü, kaptan pilot , kıtalar arası gemi kaptanı vs.

servis personelinin ise yerine getirmesi gereken 2 görevi vardır, biri hızlı ve eksiksiz yiyecek-içecek servisi , diğeri ise müşteriye saygılı bir tavır takınmak. tümü bundan ibaret olan 2 görevden birincisinin yarattığı stresi ikinci görevini ihmal ederek, hele ki bahşiş gibi tamamen rızai bir jest ortaya konulmadığı için müşterinin "yüzünü ezberleyip" bir dahaki sefere "kötü muamele ederek" sinirini boşaltamaz. tıpkı bir pilotun hava koşullarına veya bilmem kaçıncı sefere çıkarılmasına kızıp uçağı canının istediği hava limanına indirmeye kalkmaması gibi.

"allah'ın servis elemanı bile" derken, doğrudan "nezaketli bir tavır ile servis hizmeti" satın aldığınız meslek erbabının "bile" muhataba saygısızlık etmesinden söz ediyorum, en olmaması gereken yerden , saygılı tavır ve hazır yemek servisi satın aldığınız yerden gelen saygısızlık kabul edilebilir bir şey değil.