Sık geçen başlıklar

aydın'da çekilen kızlı erkekli zikir 2

ekşi'de gör
bana maziyi hatırlattı.

yer: düzce
yaş: 20

askere gitmeden önce helalleşmek için düzce'ye memlekete gittim. hem 1 hafta kadar kafa dinlerim, hem de askerliğin stresinden kurtulurum dedim. amacım bünyemi resetlemekti.

4. güne girdik. dayı oğlu yanıma gelip '' seni bir yere göt vecem '' dedi. '' nereye götüreceksin'' dedim. '' sübiriz'' dedi. halen sürpriz diyemez mal. kelimeleri hep yanlış söyler.

çıktık akşamın karanlığında köy yoluna yürüyoruz. tabi benim aklımda seks var, acaba diyorum beni sevişmeye mi götürüyor? sürpriz bu mu? askere gitmeden önce seviştirecek mi beni diyorum. yolluk mu yapacak diyorum. iyice meraklanınca; '' söyle adamı çatlatma bak gelmem he '' dedim. olum sübirizi bozeyan ama dedi. banane söyle dedim. öyle deyince '' peki madem zikiğe gideyaz '' dedi.

geri zekalı ben de onu zikişe gidiyoruz anladım. kelimeleri hep çok acayip söyler.

o an sevinçten adama sarılacağım resmen. dayı oğlu sonradan sofi olsa da '' sonunda tekrar imana geldi puşt'' diye düşünüyorum. dostluk, akrabalık, kardeşlik bu işte oğlum diyorum.

neden heyican yabıtın lan dedi. hiçççç dedim. '' şu çeşimeden abidest alalum '' dedi. ne ne neyy dedim. yap dediğimi dedi. neyse ıslattım ensemi, taradım saçımı çıktık yeniden yola yürüyoruz. köy yerinde abdest almadan sikiş olmaz mı acaba diye düşünüyorum. tamam dayı oğlu mal da, ben de az değilim hani.

'' kimde olacak bu '' dedim.
'' hatçe yengeleri taniyen mi? hani geçen geldüydüler büze, unların evde '' dedi.

ulan düşünüyorum ben hatçe teyzeyi sikemem.

kadının elinden damarlar çıkmış. kızı var bi tane 20'li yaşlarda ama o da evli, yani ben öyle biliyorum. aman dedim ya, bu da bana sübiriz olsun hehehe kim olursa olsun deyip vardık eve.

geldik kapıya önünde ayakkabı dolu. bir sürü lastik ayakkabı, terlikler, çizmeler, ruganlar... dedim dayı oğlu normal mi bu? hep böyle kalabalık mı olur?

çok özel bi gün böğün dedi, hinci tüm göy burda, hakkını verceğüz evelallah dedi.

ulan buna can mı dayanır diye düşünüyorum.
derken kapıyı sarıklı bir adam açtı. sakalları meme ucuna değiyor. dayı oğlu '' esselamun aleykum'' dedi. '' ve aleyna aleyküm selam'' diye karşılık verdi adam.

ulan diyorum ne oluyor burada, bu nasıl bir prosedür. içeri girdim sağa sola bakıp karı arıyorum. hayatımda böyle fantezi görmedim ben. odaya girdim yerde oturmuş bir sürü adam var. hepsinin kafasında fes sıra bekliyor. ben halen işin sikiş boyutundayım ama bunlar altıncı boyuta geçmek için toplanmışlar. teypten ilahileri duyunca jeton düştü tabi. dişim kırılacak çenemi sıkıp dayı oğluna bakarken.

'' nerısı lın bırısı hıh '' dedim.
'' e dedük ya zikiğe gideyaz diye '' dedi.
'' zikir mi '' dedim.
''evat'' dedi. haydi şurağa çömek.

o gün hayatımda ilk defa zikire gittim. bağıra çağıra hu çektiler. hatta adamın biri kemerini çözüp sırtına sırtına vurmaya başladı. şak şak şak... inanılmaz sesler... 6. boyuta geçmeye çalışıyorlarmış. dışarıdan biri dinlese içeride büyük bir grup partisi var zanneder. şak şak şak, hu hu hu, şak şak şak, hu hu hu...

ulan ne gündü. bi daha zikirmiş falan hiç işim olmaz.
ege sehirlerinin bir baska oldugunun kaniti.

zikiri bile kadin erkek karisik oluyor. medeniyet kokuyor adeta