2003’te göreve başladım. öğrencilerime meslek tercihi konusunda rehberlik yapmaya çalışırdım. elime bir yerlerden devlet planlama teşkilatı‘nın 2000-2020 yılları arasını kapsayan projeksiyonu geçmişti. 20 yılda hangi branştan kaç öğretmene ihtiyacımız olacağı, eğitim fakültelerinin mevcut kapasiteleri falan filan. neyse efendim lafı uzatmayayım özeti şuydu o projeksiyonun: ilköğretim branşlarda ihtiyaç devam edecek ama ortaöğretim branşlarında fazlamız var ve 20 yıllık süreçte ortaöğretim branşlarda öğretmen ihtiyacımız azalacak.
yıl 2003’te kıçı kırık bir öğretmen bu analizi yapıp öğrencilerine bu doğrultuda meslek tercihi yapmalarını tavsiye ediyor ama bizim kelli felli beyefendiler her ile üniversite ve eğitim fakültesi açıyor filan.
bakın sayın cumhurbaşkanım eğitim fakültesi mezunu biri, sadece öğretmenlik yapabilir. efendim eğitim fakültesi mezunu gidip halde kabzımallık yapamaz; polislik, uzman çavuşluk ya - pa -maz! ülkemiz gelişmemiş, az gelişmiş bir ülke olsa, bir kişi üniversite mezunu olmadan cumhurbaşkanı filan bile olur çünkü gelişmemiş ülkelerde bunun örnekleri var.
neyse efendim lafı uzattım ama demem o ki 17 yıldır iktidardasınız sayın cumhurbaşkanım. 17 yılda 500 bine yakın öğretmeni istihdam ettiniz ama stokta hazır bekleyen diploması elinde 500 bine yakın( üniversite mezunu)öğretmen adayı da sizin iktidarınızın ürünü. kimden talep etsin? mahmut’tan mı?
bakın bu kişiler tıp, hukuk, mühendislik, ibf mezunu değil sayın cumhurbaşkanım. bu kişiler, dükkan açamaz; şirket kuramaz; yurt dışında iş bulamaz! bu kişiler sadece öğretmen olabilir! yoksa inşaatta çalışırsa ölür; intihar eder; polis veya asker olursa yazık olur bu çocuklara!
tanım: sayın cumhurbaşkanımız öğretmen adaylarıyla saygı dolu sohbetidir.
16.03.2019 · 27. sıra
onu diyordum
15.03.2019 00:19