her gün karşılaştığım durum.
pediatride diyetisyenim. polikliniğe gelen çocukların çoğu obez. her gün en az biri çocuğunun kilosuyla dalga geçiyor. çocuk mahcup oluyor, kiminin gözü doluyor, kimi hırçınlaşıp annesine vuruyor. işte o an ben de o anneye karşı cephe alıyorum.
-sizin de fazla kilonuz var. ailesel herhalde. (o an kendini yoklamasını izlemek çok hoşuma gidiyor.)
(bkz: zevk alınan ufak sapıklıklar)
hemen bahaneleri sıralarlar:doğum, hormon, ilaç vb.
-evde abur cubur bulunduruyor musunuz?
-kızartma yapıyor musunuz?
*yanıt evetse anneye kendim ettim, kendim buldum nedir itinayla öğretilir.
-kahvaltı hazırlıyor musunuz?
-dışarıdan ne sıklıkla yemek yiyorsunuz?
sonra o çocuğun anneye attığı oh olsunbakışı ve bana attığı gülücüğün tadını çıkararak beslenmesinin nasıl olması gerektiğini anlatırım. bazı anneler direnç gösteriyor ve "sen yemezsin, biz yeriz" diyor. o çocuğu her şekilde ötekileştiriyor.
çocuk istismarı nasıl yapılır gösteriyor. ben de bunu ona anlatıyorum.
o çocuk sizin hatalarınız nedeniyle burada. o bugüne kadar size uyum sağlamış, artık siz ona ve yeni düzenine uyum sağlayıp destek olacaksınız.
çocuğa sana yeme dediğim hiç bir şeyi evdekiler de yemiyecek dediğimde zafer çığlığı atan oluyor.
bu anne benim nazarımda kendi hatasını çocuğa suç atarak örtbas etmeye çalışan insandır. yemezler..
03.03.2016 · 7. sıra
stolenegg
08:56 ~ 14:41