boşandığım dönem duyduğum bir cümle vardı: “iyi bir anne, iyi bir eş oldun her zaman. senin bu yönlerine laf edemem. ama ben seni sevemedim.”
normalde kalkıp da bunları kolay kolay yazmam ama sayın yazarlar sizin kafanızdaki o klasik evli ve çocuklu kadın profili ben değilim. evde yemek yapmak benim sevdiğim bir şeydi. temizliğe yetişemezdim çünkü ben çalışırken oğluma bakan kadın kendi evinde bakardı. işten çıkar çıkmaz oğlumu alıp eve gelir, onunla zaman geçirir, babası gelir gelmez mutfağa girer yemeği hallederdim. gündelik düzen de bendeydi. evi çekip çevirirdim iki haftada bir kadın alırdım eve detaylı temizlik için, ben de yoğun çalışırdım. kimsem de yoktu çevremde. hasta olsam çorba pişirecek, bir saat olsun beni idare edecek tek bir allah'ın kulu yoktu. yalnızdım. ve daha çocuğum iki yaşındayken ufacık evladımla birlikte işlettiğimiz sezonluk restorana sabahın köründe gider; temizliğinden kasasına her şeyine yetişmeye çalışır; restoranda rakı yanına hazırlanacak mezeleri yapar; sabah kahvaltılarında menemeni pişirir; deniz ürünleri istenince mutfakta başrolü alırdım. bu esnada çocuğuma da bakardım.
bu arada hala daha gören insanlar şaşırır. nasıl iki çocuk doğurdun der. göbeğim bile yoktur. manken neden olmadın derler. bu formunu da hep korumuş bir kadınım.
peki ne mi oldu? aldatıldım. suç bende değildi. ama aldatıldım.
o yüzden o cefakar, fedakar kadın nerede mevzularını bir geçin. siz o kadınları derdinizi çeksin, götünüzü toplasın, siz başkalarıyla fanfinifon yapsanız da sizi bırakmasın diye istiyorsunuz. ama anneleriniz kadar çaresiz değil artık o kadınlar. size muhtaç değiller bir kere. ve emin olun, diledikleri gibi bir hayatı yaşamak için tek eksikleri bir erkek değil. o en kolay bulunanı.
16.01.2023 · 15. sıra
mavimercimek
15.01.2023 00:02