anksiyete bozukluğu olan insanları seviyorum. bu kişiler hayatına ve hayatındaki insanlara önem veren, zarar görmekten ve zarar vermekten korkan, sevgisini esirgemeyen, güvenen, koruyan insanlardır. naziktirler, üzülenle üzülürler hatta başkasının derdi ile daha çok dertlenirler.. başkalarına verdiği önemi başkalarından görememe gibi yıkıcı durumlar olsa da yine asla vaz geçmezler. siz hasta değilsiniz siz bu dünyaya değer katan insanlarsınız. sizleri gerçekten seviyorum. keşke etrafımda anksiyete bozukluğu aslında anksiyete doğruluğu diyelim bu insanlardan daha çok olsa. siz yanlış olan düzenin doğrularısınız aslında. rahmetli annemden biliyorum.
Sık geçen başlıklar
anksiyete bozukluğu 4
ekşi'de görormanda yürüyüşe çıktın, hafif nemli yosunlu yeşil yaprak ve ağaçların arasından gidiyorsun, havada hafif bir sis var, biraz soğuk ama üşümüyorsun, derken ayağını bastığın yerin çatırtıtısıyla önündeki kocaman kahverengi bozayı kafasını çevirdi sana ve gözgöze geldin. vücudun terler, soluklanın hızlanır, karnında bir yanma hissedersin. ne kadar benzer anksiyete atağı ile. o an artık düşmanla mücadeleye hazır hale getirilirsin.
bizim artık doğadaki gibi düşmanlarımız yok, düşmanlarımız işlerimiz, eşlerimiz, geleceğimiz, geçmişimiz. sadece düşünerek bu düşmanlarımızla karşılaşıyoruz. fiziksel bir düşmanın beynimizdeki yansımasından korkuyoruz, avlanma güdülerimizin özümüzden kopmuş modern dünyada esiri oluyoruz.
bizim artık doğadaki gibi düşmanlarımız yok, düşmanlarımız işlerimiz, eşlerimiz, geleceğimiz, geçmişimiz. sadece düşünerek bu düşmanlarımızla karşılaşıyoruz. fiziksel bir düşmanın beynimizdeki yansımasından korkuyoruz, avlanma güdülerimizin özümüzden kopmuş modern dünyada esiri oluyoruz.
çekiciliği batsın, benden uzak olsun yeter.
fakir ve entellikten uzak bir insan olarak 7 yaşından beri sahip olduğum hastalık. üstelik erkek değilim ve sevgilim de var yani kız düşürmek gibi bir amacım yok. bu şekilde düşünen insanlar da anksiyete bozukluğu olmadığı kesin ama düşüncelerinde iğrenç bir bozukluk olduğu da gerçek.