Sık geçen başlıklar

4 ocak 2022 büyük alkol boykotu 3

ekşi'de gör
etkili oluyor bir süre daha devam.

haber: vergi zamları nedeniyle içki satışları yüzde 40 düştü

kaynak
akp yönetiminde devletin vergi konusunda bu kadar şımarmasının sorumlusu bizleriz maalesef. kolektif bilinç bizim halkın belki de en eksik olduğu şey.

devletlerin bir ürüne vergi koymadan önce ivedilikle baktığı bir husus vardır talep esnekliği.
ürün, talep esnekliğine göre ikiye ayrılır. elastik ürün ve inelastik ürün.
elastik ürün dediğimiz fiyat ve vergi artışına direkt olarak tepki veren ve talebi azalan ürünlerdir. pırlanta, lüks tüketim malları, yat, kürk gibi şeyler bu sınıfa giriyor. devlet bu ürünlere vergi koyarken 2 kez düşünür çünkü talep azalır ve dara kaybı oluşabilir.

inelastik talep ise herhangi bir fiyat ve vergi artışının ürünün talebinde pek bir değişime yol açmadığı ihtiyaç ürünleridir. elektrik, su, ekmek, benzin, sigara, alkol gibi ürünler de bu sınıfa girer. devletler çekinmez bunlara vergi koyarken. o yüzden vergi oranları hep daha yüksektir.
yani devlet çocuk bezinden %30 vergi alırken pırlantada ötv niye %0 yahu serzenişinin altında yatan disiplin bu. devlet o bezi eşek gibi alacaksın diyebiliyor. aynısını tek taş yüzük için diyemez.

şuraya geleceğim.
inelastik üründe hiçbir talep endişesi yaşanmayan sıfır esnek ya da tam inelastik dediğimiz insülin, kanser ilacı gibi ürünler dışında devletlerin maksimum uygulanabilir bir vergi ve fiyat sınırı vardır. bunun üzeri ürünü inelastik olmaktan çıkarır-ihtiyaçsa ihtiyaç almıyorum amk seviyesi- ve dara kaybı yaşatır. * *

işte bizim milletin kolektif bilinç yoksunluğu (sığırlığı) burada devreye giriyor. çünkü benzinden de alkolden de sigaradan da vs alınan vergi miktarı belli bir bilince sahip her toplum için çoktan inelastik değerlerini geçmiş durumda.
bu noktada dara kaybının devreye girmesi gerekir. dara kaybı nedir, kabaca fiyat artışından dolayı tüketimin ve buna bağlı olarak üretimin azalması, devletin vergi artırdığı için zarara girmesi.

biz ne yapıyoruz. devleti şımartıyoruz. ekmek su kadar ihtiyaç olmadığı halde alkole sigaraya insülin muamelesi yapıyoruz.
arabaya diyaliz makinesi, benzine kanser ilacı gibi yaklaşıyoruz.
devlet bunları görmüyor değil. tüik artık ne işe yarıyor sanıyorsunuz.

halbuki toplumsal bir dayanışma sergileyip bir süre tüketimi durdursak, boykot olmasına bile gerek yok yarı yarıya tüketimi azaltsak dara kaybı oluşacak ve devlet bir şeyler yapmak zorunda kalacak. (en azından normal bir hükümete sahip devletlerde)

3. dünya ülkesi dediğimiz pek çok yerde bunların çok daha azı için millet ne tepkiler koyuyor.
ama işte bilinç yok bizde. (bkz: isyan yok abi isyan yok isyan)
görüntü ve sosyal statünün her şey olduğu ülkemizde bu vergiler kızgınlığımız geçtikten sonra arabasıyla story atan berkecanı, sırf foto çekilmek için cafe bar arşınlayan pelinsuyu.
akşam sigara eşliğinde 2 bira keyfimiz var alt tarafı diyen bizi ne kadar durdurur orası muamma.
herkesi davet ettiğim acil yapılması gereken boykottur.

daha önce denendi boykot tutmadı demeyin, ilk kez böyle fahiş bir zam geldi.

en ucuz bira 22 tl oldu, efes xtra 27 tl oldu. 100'lük rakı 250 tl idi, 350 tl oldu.

bunu kabul etmeyin, bunu normalleştirmeyin...

insanlara; araba sürmeyin, mama almayın, ilaç almayın, doktora gitmeyin, ekmek yemeyin, dışarıya çıkmayın vs diyemezsin belki ama içki içen insanlara bir ay içme diyebilirsin ve bunu başarabiliriz. üstelik bu sigara değil, içki içmeden 1 ay durabilirsin.

1 ay kimse içmesin, bu zam kararı geri çekilir. üstelik 1 ay içmeyen kimse bir şey kaybetmez, aksine kazanır. yani bir ütopyadan bahsetmiyorum, olabilecek şeyler üzerine konuşuyoruz.

bütün sosyal medya plaftormlarından #içmiyoruz diye yazabilirsiniz.