öncelikle hangi hareketten esinlendiği için: trust the plan
linke tıklamak istemeyenler için özetle, 2020 amerika seçimlerinde donald trump’ın kaybetmesi sonrası beyaz sarayı basan komplo teorileri ile kafayı bozmuş qanon hareketinin sloganıdır bu.
qanon hareketine ilişkin bir kitap : görsel
bu popülist hareket üzerine daha detaylı bir analiz ve diğer ülkelerdeki politik hareketlere etkisi için
(kendisi de bu hareketin içinde gibi saçmasapan bir şey demiyorum tabiki. dünyada neo-liberal çöküntüye karşı yükselen bir trend var. siyasetçiler de bu akım nezdinde, benzer diller ve figürler kullanarak (trump’ın viral ettiği dansın oldukça benzerinin ince tarafından kullanılması, oğan’ın bu sloganını düşününce ilginç bir tesadüf ki.. değil ), özellikle gençleri etkilemeye yönelik tabanlarını genişletme amacı güdüyorlar. . özellikle popülist sağ hareketler. burada da böyle bir durum söz konusu. daha önce etki yaratmış farklı ülkelerdeki farklı siyasetçilerin kampanyalarında kullanılmış ve başarılı olmuş propaganda yöntemlerini ve dilini kullanmak şaşırtıcı olmasa gerek. fakat bunlar oldukça irite edici ve gülünç durmakta. yine de bu sloganın daha önce türkiye’de bir dizide viral hale gelmeside, bu söylemi sağ popülist hareketlere kapılmaya meyilli gençlerin önemli ölçüde ilgisini çekebilecek bir çerçeveye sokuyor. doğrudan bu amaç güdülerek buradan da esinlenilmiş olabilir. trust the plan benzerliğinin ilgi çekici yanı, birbirine iki zıt gibi görünen, fakat aslında oldukça fazla ortak özellikleri olan iki farklı siyasi figür ya da hareketin kitlelerinin mobilizasyonu için benzer bir dil ve yöntemi kullanıyor oluşu).
ek olarak, kendisiyle aynı alandan gelen, görüşlerine ve etkilendiği “fikirlere” uzun zamandır aşina olan ve oğan’la ilglili yaklaşık bir senedir yazan bir yazar olarak bahsettiği planın ipuçlarını içeren bir kaç yazıyı buraya bırakıyorum.
(bkz: #152960316)
(bkz: #152586988)
(bkz: #150826951)
“ imamoğlu’na erzurum’da saldırıldıktan bir saat sonra kendisine de saldırı(!) düzenlenmiştir. twitter hesabında bunu duyurmuştur; fakat daha sonra bunu silmiş(!) ve yeni bir tweet atarak yine benzer bir yaklaşımı benimsemiştir; ama biraz daha kısa ve dengeli bir tabirle. kendisine yönelik bu sözde saldırıyı yapanlar, jandarma tutanaklarında ve saldırının olduğu otobüsün içinde olan şöför ve oğlu’nun beyanında “kimliği belirsiz grup” olarak geçerken, otobüste olmadığı halde (ki sadece şöför ve oğlu var) , saldırıyı yapan grubun “hdp”li olduğunu söylemiş ve topu erdoğan’ın göğsünde yumuşatmasını sağlayarak, imamoğlu’na yönelik saldırının ardından oluşabilecek mağduriyetin düşürebileceği oyları toparlamıştır ki kendisi ikinci turda da bu kişiyi desteklemiştir. bu arada saldırının yapıldığı yer hizbullah’a yönelik ilk operasyonların gerçekleştiği bölgeye oldukça yakındır.
kimliğini bu olay afiş etmekle birlikte, kendisini uzun bir süredir ifşa etmeye çalışan bir yazar olarak kendisiyle ilgili yazdığım iki yazıyı buraya bırakıyorum :
polonya’nın bir çok mgimo mezununu işten çıkarması ve gerekçesi
new york times ve mgimo anlatısı
bakın bakalım şuraya kendini milliyetçi sananlar. polonya devleti zamanında aliyev’in(!) de okulu olan oğan’ın doktorasını tamamladığı ve tezini yazdığı okuldan hatta bölümden mezun devlet görevlilerini ne gerekçeyle işten çıkarmış.
edit 2 : oğan cv , kendi sitesinden. “.. 2009 yılında, moskova devlet uluslararası ilişkiler üniversitesi mgimo’da uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi bölümünden doktora derecesini aldı.”
“ küreselleşme koşullarında türk dış politikasında rusya yönünün oluşumunda iç siyasi faktörlerin etkisi (1991-2007) “ başlıklı bulunması oldukça zor(!) teziyle”
kendisinin rolünü aklınızda bulundurarak siz hesaplayın artık küreselleşme koşullarında seçimlerin türk dış politikasında rusya yönünün oluşumuna etkisini.
tezin özetinin ilk sayfası :görsel
yalnız burada tezin içeriğinden ziyade, yukarıda da belirttiğim gibi bu tezi tamamladığı okul dikkat çekici. (bkz: mgimo) ki içeriğine ilişkin kendisi (bkz: tika) gerekse farklı yerlerde 90’lardan itibaren benzer yazılar yazmakta.
bir örnek sayfa 18: “ erdoğan öncesinde kafkas lobisi güçlüydü, o yüzden ruslarla aramız iyi değildi. erdoğan'dan sonra türk ordusu ve medya bu alanda güç kaybetti ve daha verimli ilişkiler kurulabildi.” (rusçadan çeviri)
edit : bir diğer keriz avı için
02.06.2023 · 1. sıra
babangida
01.06.2023 00:14 ~ 12:13