#covidizinleriuzatılsın
öncelikle önyargılı yazarlara sözüm şu, birşeyi gerçekten enine boyuna tartın, bu entry ile enine boyuna tartmanıza da vesile olmak istiyorum.
hiçbir illegal işe bulaşmamış, trafikte kırmızı ışıkta bile geçmeyen, mesleği yazılımcı, nerd olarak tanımlanabilecek bir adamım. kendi mesleğimde de başarılı biriyim.
2014 yılında gittiğim bir tatil gezisinde, tenha bir yerde bana musallat olup gaspetmeye çalışan tanımadığım 3 kişi ile yaşadığım arbede sonucu, karşımdaki adamı itmemle ayağı takılarak kafasını kaldırıma çarptı. olay sonrasında diğer 2 kişi beni darp etti ve tehditler savurdu. olay yerine ambülans ve polis ekipleri geldi ve bu kafasını çarpan adamı hastaneye kaldırdılar, adam sonrasında yoğun bakıma alınmış. diğer 2 arkadaşı da ben adamı dövmüşüm de, kafasını çarpmışım, alacak verecek davasından gaspetmeye çalışmışım gibi bir ifade verdiler. ben hakkımı aramak için elimden geleni yapmadım. bu noktada benim de hatam adelete güvenmek oldu, mahkemede yırtınmak yerine avukatımı gönderdim, çünkü sistem biraz bozuk olsa da adalet vardı, burası muz cumhuriyeti değildi, zaten mahkeme aileme, mesleğime, geçmişime, temiz sicilime baksa doğru kararı verecekti. fakat 2019 yılında mahkeme hakkımda 10 yıl 6 ay cezaya hükmetti. istinaf kararıyla 2-3 ay sonra da cezam onandı.
2019 yılının mayıs ayında önce kapalı sonra açık cezaevine gönderildim. kapalıdaki koğuşumda vardiyalı yatıyordum, fazla uyuyamıyordum bile. sonra açığa çıkarıldım, orada da kurum kapasitesinin neredeyse 2 katıyla yatırılıyorduk. tüm hayatım bir kabusa dönüştü. dışarıdaki işlerimi, hayatımı, psikolojimi kaybettim. hayatımda hiç girmediğim bir ortama, hiç alışık olmadığım bir hayatta adeta ruhsal işkence çektim. benle beraber hayatında hiç buraları görmeyen aileme ziyaretlerle ızdırap çektirdim. sadece şunu söylüyorum hayatta en azılı düşmanım bile bu şekilde cezaevine düşmesin. kapalıda ve açık cezaevinde geçirdiğim süreçte, suç makinalarının zaten suçlarını tekrar ederek 4/4 infazla kapalı hapis cezası yattıklarını; eğer bu şekilde değilse dosyası yoksa ve cezasının büyük kısmını yatmışsa kalan 5 senelik süreyi açık cezaevinde yattıklarını öğrendim. bunun yanında kapalı cezaevinde bırakın birine bir zarar vermeyi bir tokat, bir küfür, bir olay bile açık cezaevine çıkma hakkınızı ortadan kaldırıyor. kabul etmeliyim ki kapalıda daha fazla kriminal insanlar varken, açık cezaevinde belli bir ölçüde toplumun her kesiminden insanlarla karşılaşabiliyordum. boş durmamak ve başımı belaya sokmamak için cezaevinin infaz biriminde çalışıyordum. orada gerçekten adli suç işleyenler dışında benimki gibi birçok absürd dosya gördüm, dosya okudum, dışarıda eski hayatımda basit bi vatandaşken adalet sisteminin bu kadar berbat olduğunu asla düşünmezdim.
artık yaşamamın bile anlamı yok, herşey benim için bitti derken 2020 nisan ayında covit nedeniyle açık cezaevindeki mahkumlar izne çıkarıldı, covit nedeniyle açık cezaevinde bana hak olarak verilen 3 ayda bir 1 haftalık izinlere de 7 aydır çıkamıyordum.cezaevinden çıkıp evime aileme dönene kadar çıktığımı idrak edemedim bile, psikolojim o kadar kötüydü. evime ayak bastığımda biraz idrak etmeye başladım, tanınmayacak bir haldeydim.
20 aydır dışarıdayım, işlerimi yoluna soktum, dostlarımın ve ailemin desteğiyle psikolojimi düzeltmeye çalıştım, arkadaşlarımla vakit geçirdim, kredi çektim, yatırım yaptım...vs bu izin süresi o kadar uzadı ki artık geri dönmeyeceğime inanmak istedim, dışarıdaki eski hayatıma komple adapte oldum. kendime söz verdim; birisi beni gaspederse, zarar verirse bile artık kendimi savunmayacak, öldürülsem bile sesimi çıkarmayacaktım. bunu sitem olarak değil samimiyetimle söylüyorum, beni isteyen darpedip gaspedip öldürebilir, umrumda değil, oraya geri dönmek istemiyordum. zaten birine sadece bir yumruk bile atsam ve şikayet edilsem üstümdeki infazla kat kat sürelerde komple kapalı cezaevinde yatırılacaktım.
şimdi 30 kasım bu izinlerin son günüymüş. aileme bunu söyleyemiyorum ki yıkılabilirler. ne yapacağımı bilmiyorum, tekrar aynı kabusa geri uyanacak gibiyim, artık yaşama sevincim kalmadı diyebilirim.
bu açıkcezaevi mahkumlarına verilen covit iznini yadırgayabilirsiniz, ben de belki bu olaylardan önce sizinle aynı kampta yer alacaktım. hatta bu anlattıklarıma da inanmayabilirsiniz, inanmanızın da bana faydası yok, cezayı aldım, hukuk yollarım tükendi.
sadece sormak istedğim soru şu;
1- açık cezaevlerinin misyonu ceza süreleri az kalmış yani 2-3 sene sonra topluma karışacak mahkumları topluma hazırlamak, adapte olmasını sağlamak, islah etmekse eğer 20 aydır dışarıdayım. benim gibi durumda olan insanların bırakın suç işlemesini, ufacık bir adli olaya karışması komple kapalı cezaevi anlamına gelebiliyor. 20 aydır şu pandemi ve ekonomik buhranda suç işlemeyen ve topluma adapte olmuş insanları tekrar cezaevine alarak neyi başarmış olacaklar?
2- entry ile ilk refleks olarak "tamam senin durumunu anlıyorum ama dışarıda suç işlerse ne olacak?" diyeceksiniz; cevabım çok basit açık cezaevlerinde zaten 3 ayda 1, 1 hafta izin kuralı var. dolayısıyla bu kişi suç işleyecekse yine çıkıp işleyebiliyor-işleyebiliyordu. şöyle düşünün 3 ayda bir 1 hafta tamamen dışarıdasınız, hiçbir kontrol yok, amaç bu şekilde topluma yavaş yavaş adapte olabilmeniz.
3- diğer refleks cevap "hadi canım ben inanmıyorum, herkes verilen cezayı sonuna kadar yatsın, vicdanlar en azından soğusun" ise biz niye covit iznine çıkarıldık? bakın tamam siz yüzeysel bir mantıkla, adaletin bir ölçüde tıkır tıkır işlediğini düşünüyorsunuz, pekala. peki bu insanların suçlu olanlarının bile aileleri ne olacak? covit iznine çıkarıp, onları sevdiği insanlarla normal bir hayata alıştırıp, sonra bu insanları "hadi gel, yatmaya devam et" diyerek bu insanların aile ve yakınlarına da ceza kesmiş olmuyor musunuz? geri döndüklerinde ne olacak bu insanlar? bu insanların anneleri, babaları, eşleri, çocukları, akrabaları, arkadaşları da bu suçlu dediğiniz insanların yanında ekstra olarak bir psikolojik cezaya tabi tutulmuyor mu?
tek çarem buraya bunları yazmaktı, kendimi de deşifre etmemek için bazı şeylerde detaya inmedim, inanmamanız açıkçası bana bu saatten sonra ne fayda ne de zarar sağlıyor. fakat sadece sorduğum şu son 3 soruya odaklanın. covit izniyle dışarı çıkarılan, özgürlüğe adapte olmuş, normal hayatını kurmuş insanların tekrar çağırılmasının hiçbir mantıklı gerekçesi yoktur.
edit: karşı taraf ölmedi arkadaşlar, yoğun bakımda kaldı, sonra sağlığına kavuştu. muhtemelen şimdi ekürileriyle gasp hayatına mutlu bir şekilde devam ediyordur. mahkeme sırasında ilk mahkemeye katıldım avukatım sonrasına gelmeme gerek yok dedi, karar mahkemesine kadar gitmedim bu da benim hatam. diğer şansızlığım fetöden dolayı karar mahkemesinde 1 hakim alındı yerine başka bi hakim geldi, karara karşı çıkan 1 adet muhalefet şerhi vardı o da zaten başından sonuna kadar mevcut olan hakimdi. diğer şansızlığım yargıtayın o dönem kaldırılıp onama mercii olarak istinafın getirilmesiydi. dosyam çok hızlı bir şekilde onandı, arama kararı çıkarıldı. yargıtay'da değerlendirilme başvurusunu da denedim fakat red edildi. yargı yolum kapalı çünkü dosyaya ekleyebileceğim yeni bir kanıt yokmuş. sonrasında farklı avukatlarla da görüşüldü fakat bu süreçten sonra yapabileceğimiz birşey yok dediler. inanmayan yazar arkadaşlara da inanın kızmıyorum, sözlükte açılmış bir başlık entry bu, bunu zaten göze aldım. ben sadece sona erdirilen covit izinlerinin hiçkimseye ve hiçbirşeye faydası olmadığını kendi geçmiş hikayemle haykırmak istedim, başlığın amacını sorduğum son 3 soru cevaplıyor aslında. elimden gelen yapabileceğim başka birşey de yok.
edit2: tesellileriniz için teşekkürler, üzgünüm. fakat bu başlık entry'si covit izinlerinin bitmesi sebebiyle kendi adıma yaptığım çaresizce ve haklı bir haykırma olsa da, en azından sözlükteki güzel insanlara şunu tavsiye edeyim de bi anlamı olsun; arkadaşlar başınıza gelen en aptalca adli olay için bile tüm mahkemelere gidin, o hakimlerin ve savcının gözünün içine bakın ve konuşun, güvenilir bir avukat tutun, karar mahkemesine kadar süreci tırnaklarınızla kazıyın. ben bu yaşadıklarımı hiç beklemiyordum ve çevremde böyle şeyler yaşamış bir arkadaşım, yakınım da yoktu. yani aslında bir nevi benim ve çevremin bu şeylerden uzak olması bu süreçte benim dezavantajıma oldu.
17.11.2021 · 10. sıra
apolytica
16.11.2021 10:30 ~ 11:39