su an adını saklı tuttugum dört kisi var. dördü de viyana teknik üniversitesi mimarlik fakültesi mezunu. mezuniyetleri saibeli (türban altından kulaklikla sınava girerlerdi ve aranmak istediklerinde cazgirlik yapar, hocaları ırkcılıkla ve islamofobik olmakla suclarlardı).
türkiye'de, türk vakfi gibi kurumlarla iliskiler kurdular ve her biri türkiye'deki bazi üniversitelere ögretim görevlisi olarak atandi. babamin kuzeni, atama isleriyle alakali en üst kademedeki kisi ve bu kisilerin dosyalarini onun önüne dahi koymadan atamalarini yapmislar. yani, bu sülükler yurda döndüklerinde isleri onlar icin hazirlanmisti. kansiz köpekler gibi akp'yi savunurlar, bu sebepten.
yurtdısında okurken de fetullah gülen ile baglantılı olan yurtlarda kalırlardı. hoca efendilerinden bir pandik koparsalar oracıkta ruhlarını teslim ederlerdi sevincten, böyle tiplerdi. bir yurt odasının en az 250-300 euro oldugu dönemde, kahvaltı ve aksam yemegi de verilen bu tarikat yurtlarına 110-120 euro gibi komik bir para öderlerdi. o aradaki farkın kimlerin cebinden cıktıgını zaten biliyorsunuz. yeri gelmisken diyeyim, haram olsun. yaz aylarında balkan ülkelerine gidip misyonerlik yapar; makedonya, bosna, hatta bulgaristan ve yunanistan gibi ülkelerde müslüman olan ahaliyi dini tarikat catısı altında toplamaya calısırlardı. bunları da her zaman "turistik gezi" olarak lanse ederlerdi gittikleri ülkelerdeki yetkililere. 17 aralık sürecinden sonra her biri gercek bir köpeklik sergileyerek kendilerine parayı gönderecek güclü tarafa yüz cevirdi ve feto$ hocalarına sırt döndüler. feto$a sırt cevirmeyen tek tük kisiyi de attılar yurttan zaten.
bahsettigim bu ögrenci yurtlarının linkini de bırakayım da inanmakta zorlananlar kendileri baksınlar.
bunları dernek olarak tanıyan, yani maddi tesvik saglayan ve dahi en basında bu misyoner haramzadelerin varlık göstermelerine müsaade eden liberal yavsak avusturya hükümetlerinin de umarım bir gün defterleri dürülür.
su an ne yapsam, nereye sikayette bulunsam sonucsuz kalacagini biliyorum ama zamani geldiginde herkes big bosslarin pesinde kosarken ben bu kücük solucanlarin pesine düsecegim. bunları gözümün önünden hala ayırmamam bundan.
egitim alaninda yasanan bu liyakatsizlik kadar canimi sikan bir sey yok. kemal kilicdaroglu'nun twitter'daki postu altinda gülebilen her embesil bilin ki hak yemistir. ya kendisi ya cocugu ya yegeni... hakki gasp edilen birinin böyle haberler karsisinda agzi kulaklarina varamaz, zira haksizliga ugramis olmanin verdigi dert insanin yüregine cöreklenir, bir daha hic cikmamacasina.
bu sülükleri temizlemezseniz, mitoz bölünme hizlarina bakarak da anlarsiniz ki sizlere yetistirdikleri sayisiz ahlaksiz sülük olarak geri dönerler. bu isin büyügü kücügü, erk sahibi köylüsü yok. en büyük temizlik toplum tabaninda olmak zorunda. yoksa su videolari daha cok izlersiniz.
31.12.2021 · 34. sıra
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
30.12.2021 12:55 ~ 17:03