Sık geçen başlıklar

3 eylül 2023 sırbistan türkiye voleybol maçı 3

ekşi'de gör
ebrar'ın bağıra bağıra istiklal marşı okuması, ağlaması. bu ülkede istiklal marşı okumayan yobazlar ona millilik dersi vermeye çalıştı.
gururumuzsun ebrar.
çeyrek final polonya maçı. ilk set. polonya 16-13 önde. set sonuna geliniyor ve ivmeyi yakalamışlar. bir sayı bile alsalar fark dört olacak. seti alıp maçı da kazanmaya yakın olacaklar. ama o da ne? elif şahin giriyor ve harika asistlerle, blok gücüyle sette ilk defa öne geçiyoruz. cansu 24-22 iken giriyor son anda. set sayısı atılırken. tabii ki mola alacağımız bir duruma düşüyoruz. neyse ki top vargas'a geliyor seti alıyoruz. maçı da 3-0 kazanıyoruz rüzgarı arkamıza alıp.

italya yarı final maçı.. kötüyüz. inanmayacaksınız ama bir sette vargas'a sadece ama sadece üç pas atılıyor. inanmadınız biliyorum. isteyen mesaj atsın yemin edebilirim. lobici cansu, hande'ye atıyor pasları. vargas'ı kullanmıyor ve vargas da gittikçe düşüyor. set sonuna geliyoruz ve italya artık 3-1 maçı alacağına emin. biz de öyle düşünüyoruz. ama o da ne? polonya maçı gibi elif şahin giriyor ve dördüncü setin sonundan karar setin tamamında elif topları vargas'ın istediği şekilde vargas'a atıyor. hatta o bölümleri yeniden izleyin. elif atmaması gereken yerde, zor durumda bile vargas'a ısrarla atıyor. önündeki kişiye değil, arkasındaki oyuncuya atıyor. iyi pozisyon almamışken, vargas'ın yerini tam görememişken atıyor. elif seken topta üç metre dışında kalınca; voleybol kitabı gördüğüne pas at riske girme der. ama elif o riski alıyor. ve vargas coşuyor. rakip düşüyor. öyle ki karar setini 15-6 kaybedecek kadar çaresiz kalıyorlar. unutmadan, son set 5-5 devam ederken 14-5 öne geçiyoruz. 9-0 lık bir seri. evet, hem de o italya'ya. o sete cansu ile başlandı. prensesin morali bozulmamalı diye bir algı var kaptan eda ve hocada. minnakı çok seviyorlar. 5-5'ten hemen önce elif girdi. girmese seti 3-2 italya alacaktı.

bilin bakalım 9-0'da servisi kim atıyor? evet, elif şahin. eğer servis attıktan sonra sayı verilse cansu girecek oyuna ama kaçırmıyor ve sayıları alıyoruz. cansu giremediği için o güçlü italya'ya 9-0 seri yapıyoruz. voleybol tarihinde çok az görülür bu seri bu seviyede. araştırın bulamayacaksınız böyle bir seri. cansu yok yine sahada, elif şahin var. sakın beşinci sette ezdik, çok kolaydı diye düşünmeyin. 5-5'e kadar kafa kafaya dengeli gitti. ta ki elif şahin servis turuna başlayana kadar. bu arada maç sayısı atılırken oyuna giren cansu* gizem örge ile yine çarpışmayı başarmıştır yaptığı panik ve heyecanı yüzünden. bloktan seken top sola değil sağa gitse, çarpışan oyuncuların oraya düşse sayı sırbistan'ın olacak. geri dönmeyeceklerinin garantisi var mı? ya o anda durum 14-14 olsaydı?

vnl dünya şampiyonası… cansu değil elif şahin oynuyor. hande hep yedek, cansu ikinci planda. ve ilk defa altın madalya alıyoruz. şampiyon oluyoruz. toplar en güzel şekilde vargas'a atılıyor. asık surat, moral bozucu kore maçı tribal enfeksiyonundan kurtulamayan cansu, takımı düşüremiyor. ve amerika'yı bu sefer biz geri dönüşe izin vermeden yeniyoruz. elif şahin gerekeni yapıyor. küçücük ayrıntılarla yürüyoruz vnl'de. o ayrıntılarda elif şahin var hep. hande, saçma sapan hatalarla bize kaybettirecek o bir sayıyı karşıya veremiyor.

vnl sonucu tükiye tarihinde ilk kez bu kadar iyi blok yapıyor. otoriteler, rakip hocalar bu duvardan söz ediyor. o duvarda elif şahin var çünkü. bu işi amerika voleybol takım hocası kadar bilemeyiz sanırım. adam diyor ki “italya'yı bloklarla yok etti türkiye” evet, hem pasör hem de boyu ve fiziği ile elif oynadı o turnuvada çünkü. ayırıca kanserimiz olan servis atma sorunu da çözülmüş gözüküyordu o turnuvada. en güzel ikinci özelliğimiz servislerimiz oluyor. hani italya'ya 9-0 seride atılan etkili servisler gibi. bu ayrıntının en önemli mimarı da elif şahin tabii ki.

bunun gibi on maç daha yazarım kafadan şu iki aylık süreçte. ama ne hikmetse cansu ve hande as kadroda oynamaya devam ediyor. santarelli herkesin gördüğünü görmüyor gibi duruyor. voleybol'dan, oyuncuların durumundan anlamasak bile bu kadar şey tesadüf olamaz diyoruz. bizim bilmediğimiz ne var?

hande'ye parantez açayım. hande arka alanda harika manşet alır aslında. ben onun kullanılmasından yanayım doğru zamanda. dün italya hande'ye 37 kez servis attı 6'sını tutamadı ama olsun. arka alanda manşet iyi olmazsa öndeki oyuncular bir şey yapamaz.

neyse, italya maçından sonra eski milli oyuncumuz neslihan demir canlı yayında cansu ve hande'yi övüyor. finalde sırbistan karşısına cansu ve hande ile başlamak gerektiğini ısrarla vurguluyor. elif şahin yedekten arada girmeli diyor. öne sürdüğü tek neden ise cansu ve hande'nin bu tür finalleri daha önceden oynamış olması. bu finallerden bir tanesinde, hem de olimpiyat çeyrek finalinde kore'ye karşı maç bitmeden ağlamaya başlayan cansu'dan bahsediyor. siz maç bitmeden ağlamaya başlayan bir sporcu gördünüz mü? evet, morali bozulmasın diye dün maç sayısı için yeniden sahaya sokulup panikle arkadaşına çarpan cansu'dan bahsediyor. yaşadığı heyecan ve panik yüzünden kime pas vereceğini çok belli edip dün feyk atamayan, smaçörlerin istediği pası aynı sebeplerle atamayan cansu'dan bahsediyor. hani soğukkanlı vargas'ın bile avucunu yukarı yukarı yapıp cansu'ya “at şunu bana ve yükseğe” diye kendi çapında isyan ettiği cansu'dan bahsediyor. siz vargas'ın böyle bir tepki verdiğini gördünüz mü? kızın en heyecanlı anlarda yüzünde mimik bile olmaz. maç bitmeden ağlayan bir başka oyuncu eda olmuştur bu arada ama o da son sayı altın madalya servisi atarken.

elif şahin soğukkanlıdır ve feyk atar. rakip, kime pas atacağını cansu'da olduğu gibi kestiremez. voleybolu çok takip etmeyenler için söyliyeyim. smaçöre özel pas vardır. egonu'ya blok üstü vursun diye fileye uzak yukarıdan atarlar. hande ve vargas bloğa takıldığında tüm suç aslında cansu'nundu. pasları ya fileye çok yakın attı blok yedirdi, ya çok belli etti rakip bloğu hemen kurdu ya da vargas'a alçak attı ve vargas'da blok üstü vuramadı.

tartışmaya açık küçük bir ayrıntı: egonu'nun neden dünyanın en iyi voleybol takımı vakıfbank'tan ayrıldığını kendisine sorun. neden vakıfbank'a gelince eskisi gibi performans yapamadı? bildiniz, vakıfbank'ın pasörü cansu'dur. egonu'yu bu hale sokan odur. egonu da takımdan bu sene ayrılmıştır şampiyonlar ligini almalarına rağmen. ayrıca boşkoviç, milli takımda daha iyi oynuyor, maç seçiyor deniliyor. ah ah, böyle bir şeye gerçekten inanıyor musunuz? yoksa milli takımda ona gelen paslar çok daha mı kaliteli? egonu da olsan boşkoviç de olsan vargas da olsan fark etmez; her şey sana gelen pasın kalitesine bağlıdır. neyse devam edelim.

her şey apaçık görünürken hocasından, yorumcusuna, eski milli voleybolcularına kadar cansu güzellemesi bitmiyor. sanki burası moral bulma yeriymiş gibi “maç sayısında cansu girmeli çünkü morale ihtiyacı vardı” diyor eski bir voleybolcu. neslihan demir değil bunu diyen. ismini vermeyeceğim başka bir eski voleybolcu. diğer konuk cansu 9-0 seriden sonra maç sayısında girmemeliydi diye eleştirmişti. bu eski kadın voleybolcu manevi kızını savunur gibi söz kesip “cansu'nun morale ihtiyacı vardı, o yüzden oyuna sokması doğru, elif çıkmalıydı son sayıda” dedi. ağzımı bozacağım ama burası cansu'ya moral kazandırma yeri mi arkadaş. prenses üzülmesin diye tek bir sayının bile hayati öneme sahip olduğu yerde maç mı vereceğiz? ama yok, elif şahin arada girmeli deniyor ve hala cansu'nun bu maçları kaldırabileceği söyleniyor.

inanamıyorum tüm bu duyduklarıma. resmen yıkılıyorum. anlam veremiyorum. neslihan demir, yayın başında neden vargas'a atmadılar diye izlerken çıldırdım diyor oysa. sebebini anlamamış olamaz diyorum. bizim bilmediğimiz neyi biliyor santarelli diyorum. başta orkid olmak üzere sponsorluk bir şeyler mi var diyorum bu oyuncular için. cansu'nun bu lobisi, basın desteği nereden geliyor diye sorguluyorum. vloglarda, çekilen fotolarda, videolarda neden cansu ve vargas birbirine bu kadar uzak, soğuk diyorum. başka bir açıklama bulamıyorum.

final öncesi bu sebeplerle heyecanım gidiyor. yerini endişeye bırakıyor.

bu arada italya maçında bir sette vargas'a sadece üç kez top atıldığını söylemiş miydim?

üç kez…

vargas'a…

sadece üç…

üç…