asgari ücret 8000 iken dolar kaçtı, 19.5'ti. yani asgari ücreti dolara çevirsek ne ediyordu? 410 dolar.
şimdi asgari ücreti kazanan emekçi dünden bugüne daha sıkı çalışır hale geldi mi? hayır, dün ne yapıyorsa bugün de onu yapıyor.
yeni asgari ücret kaç tl, 11400 lira. bu para kaç dolar ediyordu? 486 dolar. madem asgari ücretli çalışan katma değer üretmiyor. maaşına gerçekten zam gelmez, gelemez.
o halde nasıl olacak da 11400 lira yeniden 410 dolar edecek? cevap ortada. dolar yükselecek ki 11400 lira yeniden 410 dolar olsun. dolar kaça yükselirse 11400 lira ile 410 dolar alınır? cevap 27.8.
buraya kadar size doların hangi rakama geleceğini, basitçe anlattım.
biliyorum ki dolar 27.8'in de üstüne çıkacak mı? diye soracaksınız. cevabım evet.
neden ve nasıl? şöyle ki ülke yönetirken, büyük ölçekli ekonomik kararlar alırken verilen her yanlış kararın bir maliyeti vardır. faizin en az %30 hatta mümkünse %40'a çıkarılması gerektiğini bağırmaktan ekonomistlerimizin götleri çatladı. faiz ise 8.5'ten 15'e çıkarıldı. bu kararın hatalı olduğu matematiksel olarak hesaplanabilen bir şeydi. şimdi bu hatalı kararın da maliyeti türk lirasına değer kaybettirecek.
yani yalnızca asgari ücret zammı nedeniyle dolar zaten 27.8 olacak. bununla birlikte hatalı faiz kararı nedeniyle yükselmeye devam edecek.
haydi yazın belki turizm ile + araplara katar katar satılan istanbul-kocaeli arazileri ve türkiye cumhuriyeti vatandaşlığı vesilesiyle döviz cinsinden bir miktar sıcak para ülkeye girecektir. ak parti rejimi yine bir miktar baskılama politikasına devam etmeye çalışabilir. hazinemizin rezervlerinden alın terimizle kazandığımız dövizlerimizi cayır cayır yakabilir.
buna karşın kışın elektrik, doğalgaz, benzin harcamalarımız arttığında ne ruslar, ne ukraynalılar, ne almancı kuzenleriniz ne de araplar arabalarımıza koymakta zorlanacağımız benzini, ocağımızda yakacağımız gazı ve evimizde, dükkanımızda, sanayimizde kullanacağımız elektriği karşılamayacaklar.
bunların hepsi dolarla, euroyla giriyor bu ülkeye. bu nedenle kışın döviz kurları rizenin yaylasına çıkar gibi dikelecektir.
ananeme anlatsam anlardı, o şekilde yazdım. bizim gibi yoksullar ne yapsın diye soracağınızı biliyorum. yatırım tavsiyesi veremem ancak parasının değerini korumak için atalarınız dedeleriniz bugüne kadar ne yapıyor idiyse onu yapabilirsiniz.
bir de türkiye cumhuriyeti içerisindeki en köklü, devletin ve ülkenin temel direkleri olan adı sanı bilinen bazı firmalara, fabrikalara, bankalara borsa yoluyla hisse senedi veya hisse senedi yoğun yatırım fonları alarak destek olabilirsiniz. hem paranızın değeri korunur hem de üretici firmalar güçlenir. kriz dönemlerinde birikimlerin yastık altında kalmasındansa yatırıma dönüşmesi daha önemlidir.
krizde psikolojisi bozulan çekinmesin psikologlara psikiyatrlara randevu alsın. hepimiz aynı gemideyiz. delirmeyin. hayatta kalın. pandemide hayatta kalıp ekonomik krizde kafayı kırmayın. geççek geççek diyorum. türkiye tarihinde ilk defa iktidar muhalefete enkaz devredemeden kendi enkazını sırtlamak zorunda kaldı. şimdi bunun altından kalkmaya çalışıyor ancak bozduğu motoru tamir etmekte hala beceriksiz davranıyor. dilerim akılları başlarına gelir ve doğrusunu yaparlar.
bu vesileyle ak partili yoksul kardeşlerime de sesleneyim. filmin buradan sonrasını iyi izleyin. türk lirası değer kaybettikçe, bile bile değer kaybetmesine göz yumuldukça zenginler daha da zenginleşecek ve yoksul halkın beli iyice bükülecek. işte bu kısım sizin eseriniz :)
sonsöz, öz hakiki gerçek has diplomalı ekonomistim.
`mesajlar için edit 1:s1- @grantes` adlı yazar sormuş: memur da katma değer mi üretiyor? ya da kamu işçisi?
c1- "şimdi asgari ücreti kazanan emekçi dünden bugüne daha sıkı çalışır hale geldi mi? hayır, dün ne yapıyorsa bugün de onu yapıyor." cümleme ithafen sordunuz sanırım. bunun cevabı açıktır ki hayır. yalnız memur ve emeklilerin maaşları asgari ücrete gelen oranda zam almadı. bir süredir de almıyor. pek çok emekli asgari ücretin altında emekli maaşı alıyor. memur maaşları da serbest piyasaya oranla eridi.
bununla birlikte hastanelerde çalışan sağlık çalışanları, okullarda çalışan öğretmenler, bakanlıklarda çalışan uzman nitelikli kadrolar, devlet ile anlaşmalı veya bizzat devlet iştiraklerinde çalışan mühendisler ve akademisyenler de devlet memurudur. bu insanların emekleri beşeri anlamda katma değer üretir. benim anlatmak istediğim şey ise daha çok şuydu. şu halde asgari ücreti artırmak anlamsız. memur maaşlarına yapılan zamları artırmak da aynı şekilde. öncelikli olarak faiz %30-40 bandına kadar artırılmalı. türk lirasına değer kazandırılmalı ve enflasyon frenlenmeli. bu halde alım gücü zaten yükselecektir. ancak ekonomiyi düze çıkarmakta yeterli olmaz. neden? çünkü yapılması gereken birkaç önemli iş daha var:
hukukun istisnasız işlediği bir adalet sistemi garanti edilmeli ki piyasada istikrar sağlanabilsin. yerli, yabancı yatırımcı buradaki sisteme güvensin.
devlet kanadında yoğun tasarruf politikalarına geçilmeli. devlet hantallaşmış durumda, kadrolaşmalar nedeniyle gereksiz personel ve pek çok harcama ile halktan toplanan vergiler zayi ediyor.
birikimler, tasarruflar katma değeri yüksek olan teknoloji sektöründe yatırıma dönüşmesi için programlar çıkarılmalı. insanlar bilgilendirilmeli.
son ve en önemli basamakta ise iş-kur'a benzer bir yapı kurulup okuyan öğrenci ile piyasadaki iş pozisyonu dengelenmeye çalışılmalı. adı iş-denge olabilir.
piyasa üniversite mezunlarına doydu. nitelikli işgücü istiyor. ihtiyaç yok iken öğretmen mezun etmek, hukukçu mezun etmek insanların hayatlarını ve ülkenin geleceğini baltalamak oluyor.
bölümler esnek öğrenci kontenjanına geçmeli. piyasa talebi tahmin edilerek en fazla %10-15 hata payıyla öğrenci mezun edilmeli.
yahut iş garantili programlara geçilmeli. arz fazlası olan bölümler veya niteliksiz, rekabet edemeyen öğretim performansı gösteren üniversiteler kapatılmalı. bunun yerine tekno-kentlere, yaratıcı endüstri kuluçka merkezlerine vb. dijital, yazılım, donanım laboratuvarlarına çevirilmeli.
s2- @backspace basmam escye bastigin kadar adlı yazar sormuş: peki faiz kararini 15 artirarak bunlarin basimiza gelecegi bilinmiyor muydu? (anlattiginiza gore yine bile bile bi hale getirildik)
son soru ise kac artirsalardi dolar bu kadar ziplamazdi?
c2 - biliniyor, tercih edilmiyor. hükümetin birinci basamak niyeti halkın refahı değil zenginlerin sermaye biriktirmeye devam etmesi. kim bu zenginler? iktidarın yakın çevresi, yandaş özel sektör patronları ve cemaatler. bu kararlar alınırken gizlilik maksimum düzeyde olmalı. şimdi ise zenginlere dolara geçmek için imkan verildi. bunun bedeli ise halkın alım gücünün düşürülmesi ile ödendi.
geçen yıl 20 aralıkta da benzer bir ali cengiz oyunu yapılmıştı. yüksek enflasyondan kaçınmak için varını yoğunu dolara geçen halka bir gecede rezerv yakarak kıymet kaybettirildi. ucuzdan dolar sattı insanlar ve bu paraları yandaşlar topladı.
doğru olan kimseye bilgi sızdırmadan asgari %30 faize geçmekti. %40 olsaydı enflasyon dururdu ancak bunu da tercih etmeyiz. %2-%7.5 arası enflasyon gelişmekte olan ülkelerde olması gereken sağlıklı bir tırmanıştır.
28.06.2023 · 33. sıra
karakterizma
27.06.2023 06:07 ~ 17:48