Sık geçen başlıklar

26 mart 2020 covid-19 vakasının 3629'a yükselmesi 2

ekşi'de gör
bakın ben size anlatayım, sürecin nasıl fiyasko olduğunu anlayın...

ablamların işyerinde bir kişinin testi pozitif çıktı. bu kişi semptom göstermiş patronu da git dinlen demiş ama benim sürekli ateşim oluyor diye gitmemiş (adama da kızamıyorsun para kazanmak zorunda olduğu için gitmiyor)

ablam ve işyerindeki birkaç kişi daha test yaptırmaya gitti hastaneye. bornova türkan özilhan hastanesi feci durumda olduğu için test yaptıramadı (sakın ola ki bu hastaneye gitmeyin) dönüşte de taksi bulamadı taksiciler hastalık olabilir diye gelmiyormuş yolcu almaya

ertesi gün başka bir hastaneye gitmek istedi orası da dedi ki semptom göstermiyorsanız test yapamayız çünkü elimizde yeterli test yok. hani bakan diyor ya şu kadar test var bu kadar var oraya buraya ihraç ediyoruz diye palavra hepsi.
hastane hızlı kit yok elimizde buraya gelirseniz test sonuçlanıncaya kadar 1 gün kalmalısınız bu sürede negatifseniz zaten her türlü kaparsınız virüs ve pozitif çıkarsınız demişler.

sağlık bakanlığını aramış, pozitif çıkan kişinin önce ailesinden teste başlayacaklarını sonra yavaş yavaş diğer çevresini de test edeceklerini söylemişler. ne zaman edecekleri muamma. 1 hafta, 10 gün belirsiz. siz kendinizi 2 hafta karantinaya alın demişler.

ablam eşi ve yeğen 2 hafta boyunca evden çıkmayacaklar. bu sürede çalışamayacaklar ama kira fatura bir şekilde ödenecek, yemek mecbur pişecek. kendini karantinaya al diyorlar ama nasıl geçinecekler ne yiyecekler onu düşünen yok.

parasız olmaz deyip enişte ben işe gidiyorum dese ve ablamın pozitifse şayet ondan kapmış olsa işyerindeki yüzlerce kişiye bulaştırma ihtimali olacak.

yani devlet sana diyor ki semptom göstermeden test yapamam diyor (ünlüler neden bu kadar virüs kapıyor diye merak ediyorsanız şayet onlar her halükarda test yaptırabiliyor da ondan, vatandaş olarak sen semptom göstermeden ağırlaşmadan test yaptıramıyorsun), bu süreda ablam pozitifse şayet başkalarına bulaştırma ihtimali var. semptomsuz atlatanlar oluyormuş semptom olmadığı halde virüsü kapmışsa yine başkalarına bulaştırabilir.
karantinaya girin diyenler, bu sürede insanlar faturasını nasıl ödeyecek, nasıl geçinecek bunu söylemiyorlar.

vatandaş bu süreçte kaderine terk edilmiş durumda. kamu spotlarında, tvlerde konuşulanlara bakanın anlattıklarına bakmayın tamamen yalnızsınız bu süreçte.
anlatılanlar a'dan z'ye palavra. bu kadar kit var test hemen sonuç veriyor falan filan yalan dolan hepsi.
ekonomik açıdan "alınamayan" önlemler bir yana bir gerçeği daha açığa çıkarmıştır; akp'nin örgütlü cehalet karşısında çaresiz kalması..

ülkemizde covid-19 vakasının görülmesi ve yayılmaya başlamasından itibaren geçen yaklaşık 2 haftalık süre içinde; akp üst kadrosunun attığı bütün eksik de olsa doğru adımlar, en büyük özelliği "cahil" olmak olan güruh tarafından birer birer çöpe atılıyor..

önce okullar tatil edildi. daha ertesi sabah olmadan milyonlarca öğrenci anadolu'nun her yerine göç başlattı..

ardından umreciler olayı patladı. her birine özel olarak bilgi verildi; evde kalmaları ve kimseyle görüşmemeleri üzerine. gel gör ki akp'nin bilmemnere ilçe başkanları, 50'şer kişilik kafilerle hacılarımızı karşıladık diye foto yağdırıp hava basmaya başladı iki gün geçmeden. ayrıca; ben sokağa çıkmıyorum, herkes bana geldi mevlit okutuyoruz diyen teyzeler türedi.. ne oldu? ihale son gelen kafileye patladı..

sağlık bakanı her allah'ın günü tv'de insanlara bildiğin yakardı, yapmayın etmeyin sokağa çıkmayın diye, sallayan olmadı. baktılar olmuyor, cumhurbaşkanı topa girdi ve kendi açıklama yaptı. yine bir şey değişmedi..

camilerde toplu namaz kılmayın büyük tehlike arz ediyor dendi. allah'ın verdiği canı ancak allah alır, inadına daha kalabalık camiye gideceğiz diyen kitleler oluştu. üstüne de kendilerini uyaran imamlara demediğini bırakmadılar.. karantinadaki umreciler ise gün oldu barikatlara saldırdı, gün oldu bin türlü beddua yağdırdı gün oldu polisin üzerine tükürdü..

herhalde gözden kaçırdılar diye, cumhurbaşkanı bir tane de sesli mesaj paylaştı, bütün kanallar 500 kere yayınladı. lâkin mümin kardeşlerimiz cami kapılarını tekmeliyorlardı o sırada, açın içeri gireceğiz diye..

tv'ler 60-70 yaşında insanlarla röportajlar yaptı. her biri tek nefes olarak; bunlar hep amariganın oyunu, bizim imanımız var bize virüs işlemez diye beyanat verdi..

vaka sayıları her gün bir öncekinin iki katına çıktı, malum cenahta tek bir yaprak farklı yöne kımıldamadı. en sonunda 65 yaş üstüne sokağa çıkma yasağı getirmek zorunda kaldılar..

sonuç? an itibariyle ülkenin dört bir yanı dört bir tarafı; balık tutan dayılar, banklar söküldü diye yere oturan amcalar ve dardılacam diye eczaneye dalan emmiler ile çevrili..

15 senedir muhalefet kendini parçalasa da bir türlü derdini bu kitleye anlatamıyordu, ilk kez akp anlatamamaya başladı. neden? çünkü akp, bu sefer gerçekten de bir şeyler anlatmak istiyor ve haklı. ve en önemlisi bu açıklamaları profesörlere falan yaptırıyorlar her gün kanallara çıkartıp. gel gör ki yıllardır okumuşa düşmanlık göstermeye alışmış kitleler, bunları kâle almıyor. bütün bu söylenenlerin, din düşmanları tarafından çıkarıldığını vs düşünüyor..

işin komik tarafı, az biraz kalem tutmayı bilen akplilerin tamamı an itibariyle sosyal medyada cinnet geçiriyor. yahu sağlık bakanı 15 kere, cumhurbaşkanı en sonuncusu dün gece olmak üzere defalarca uyardı. 50 tane de yasak geldi, hala niye sokaktasınız diye..