Sık geçen başlıklar

22 ekim 2022 fenerbahçe başakşehir maçı 3

ekşi'de gör
karşı tarafta gerçekten taş gibi oynayan bir takım vardı bu akşam. iyi kilitlediler bizi ve çok pozisyon yakalayamadık. ancak oyuncu değişikliklerinden sonra resmen başakşehir'i kuşattık.

crespo ve rossi çok konuşuldu doğal ve haklı olarak ama gözden kaçan iki olumlu olay, emre mor'un oyuna girdikten sonra yaptığı yırtıcı driplingler ile rakibin ayarı ile fena oynaması ve defansif disiplinden koparması ile arao'nun sakatlıktan zıpkın gibi geri dönüp aldığı kısa sürede çok dominant bir oyun sergilemesi idi. yedek kulübesi bu kadar etkili bir takım bulunmuyor ligde. giren adamlar maçın kaderini değiştiriyorlar.

70'ten sonra değişikliklerle kâbus gibi çöktük başakşehir gibi bir takımın üstüne ve sağlı sollu denemelerle gardlarını indirdik.

jesus öyle böyle değil gerçekten çok büyük hoca. yaptığı değişikliklerin etki etmediği bir maç yok neredeyse. sihirbaz gibi dokunuyor takıma en önemli dakikalarda.

çok kritik bir dönemde çok önemli bir galibiyet aldık. fenerbahçe artık hücum borusunu çaldı. gazap için, yıkım için, şampiyonluk için, hayvani bir özgüven ile ve rakipleri titreterek geliyoruz.

ligin en disiplinli oynayan ve sadece 3 gol yiyen bir takıma bu dominasyonu kabullendirmek kolay iş değil. başakşehir gibi bir takıma 70'ten sonra tempo yapacak ciğer yok kimsede. rakipler bu realiteyi bilerek çıkacak artık fenerbahçe'nin karşısına.

önceki yıllardaki gibi bi çelme de biz takalım da şanımız yürüsün diye ölümüne maça çıkan anadolu takımları, aman ağzımızın tadı kaçmasın ali rıza bey, hem ayranımız dökülür hem nahoş olaylar yaşanır kafasıyla başlayacak maçlara.
yenersek emre belezoğlu kıyak geçti.
yenilirsek jesus balonu patladı.

nasıl bir tür orospu çocuklarıyla mücadele içerisindeyiz anlamadım ki, ben hayatımda böyle ahlaktan nasibini almamış şeref yoksunu tiplerle karşılaşmadım.
(bkz: #143885987)

"1- ben lig maratonunu 3'er maçlık periyodlarla değerlendiriyorum, çünkü her 3 maçtan 2'sini kazanıp birinde dönüşmeli olarak mağlubiyet/beraberlik aldığında son 10 senenin şampiyonluk puan ortalaması olan 2.15'e ulaşıyorsun. biz 1-3 hafta arasında kasımpaşa ve adana demir'i, 3-6 hafta arasında kayseri ve alanya'yı yendik, 3-9 arasında beşiktaş ile berabere kalıp karagümrük'ü yendik, eğer ankaragücü'nü de yenersek üçüncü 3 maçlık periyodu da şampiyonluk ortalamasında geçmiş olacağız, sonrasında oynayacağımız başakşehir-istanbul-sivas maçlarında yine bir puan kaybı lüksümüz olacak, en azından ben böyle bakıyorum olaya. bu yüzden ankaragücü maçı çok kritik, alırsak mükemmel olur."

evet, ankaragücü maçını aldık, 9 maç sonunda son 10 senenin şampiyonluk puan ortalamasını tutturabilen tek büyük takımız bu maçla birlikte. bu ne demek? entry'de de bahsettiğim gibi "benim sistematiğime göre" başakşehir-istanbulspor-sivas maçlarından bir tanesinde puan kaybı, hatta mağlubiyet lüksümüz var, ikisini de istanbul'da oynayacağımız istanbulspor ve sivasspor maçlarını kazanacağımızı düşünmemle birlikte bu maçta rahatım, galip gelirsek ne ala, gelemezsek de çok büyük mevzu değil, rennes maçı benim için çok daha önemli konumda şu anda.

maça gelirsek, maç hakkında çok yorum yapacak bir durum yok aslında, taktiksel olarak net ve basit bir maç;

1- başakşehir tıpkı alanya ve kayseri gibi topa hakim olduğu sürece iş yapabilen bir takım.

2- başakşehir yerleşik savunmayı ligde en iyi yapan takım.

böyle takımlara karşı nasıl oynamamız gerektiğini zaten gördük, bu maç özelinde başakşehir'e önde tıpkı kayserispor maçındaki gibi doğru şekilde basmakla iki şey elde edeceğiz;

a- başakşehir'in topa sahip olma üzerine kurulu set oyununu bozacağız.

b- savunmayı hataya zorlayarak yerleşik savunmaya geçmelerine fırsat vermeyeceğiz.

yani kayseri maçında yaptığımız o kusursuz baskıyı yine yapabilirsek bence bu maçı rahat alırız, ancak bence büyük soru işareti "o baskıyı yapabilecek durumda mıyız".

gerek kadro tercihlerinden, gerek özellikle iki kulvarda sürekli şekilde maç yapmanın getirdiği yorgunluktan dolayı takımın press gücü son haftalarda sürekli şekilde düşüyor. kadro tercihi konusunda, yerli zorunluluğu sebebiyle irfan-emre ikilisinden biri çoğunlukla sahada oluyor ve bu bu iki oyuncunun da topsuz oyuna dair bir fikri olmadığından baskı yaparken takımın bu oyuncuların pozisyon bilgisi eksikliğini tolere etmesi gerekiyor, ancak yine baskıda ciddi şekilde aksayan joao pedro da işin içine girip iki oyuncumuz aksayınca önde baskı çalışmıyor maalesef, bu bağlamda bakıldığında bence pedro/irfan veya pedro/emre gibi bir ikiliyi hücum hattında kesinlikle görmememiz gerekir diye düşünüyorum.

işin diğer boyutu yorgunluk. ankaragücü maçında miguel crespo bence fenerbahçe'ye geldiğinden beri en kötü futbolunu oynadı, bu takımda geçen seneden beri ilk 11 çıktığı maçlarda belki de ilk defa ortasaha üstünlüğünü rakibe verdik. aynı şekilde ferdi'de düşüş görüyorum ve yorgunlukla bağlantılı olduğunu düşünüyorum, savunmamızdaki adamlar zaten haftalardır sürekli şekilde oynuyorlar ve onlar da insan, onlar da hatalar yapmaya başladılar. haftaiçi kesin şekilde kazanmamız gereken, kazandığımız takdirde hem avrupa'da hem ligde ciddi avantajlar elde edeceğimiz bir rennes maçı da düşünülmek zorunda, böyle bir tabloda nasıl bir kadroyla sahaya çıkılır, sahaya çıkan kadro doğru olanı ne derecede sahaya yansıtabilir inanın bilmiyorum, ancak benim kafamdakiler şu şekilde;

x- ortasahalar bu kadar yorgunken ben olsam bu maçta başakşehir'in 3'lü ortasahasına karşı iki göbek kullanan 343 ile sahaya çıkmam, 4132 tercih ederim. ancak bunun tek bir koşulu var, o da arao'nun sağlam olması. daha önce çok defa yazdım, bu takımda kesici 6 oyununu bilen tek oyuncu arao ve arao'suz 4132 oynamak karagümrük maçındaki senaryoyu tekrardan yaşamak demek, bu sefer karşımızda lig sonuncusu yok, başakşehir gibi sağlam bir takım var, kevgir ederler, aman diyeyim.

y- arao henüz hazır değilse ve 343 oynayacaksak ortasaha ikilimiz kesinlikle ismail-crespo olmalı. lincoln umut vadediyor bu mevkide ancak henüz mevki adaptasyonu tam olarak sağlanamadığından ankaragücü maçındaki gibi ortasaha zaafiyeti yaratıyor, yukarıda ifade ettiğim gibi zaten onların 4141'ine göre sayısal dezavantaja sahipken bir de lincoln ile sahaya çıkmak yukarıdaki maddeyle eşit derecede intihar. eğer arao sağlamsa önündeki oyuncunun asıl görevi tempo yaratıp basmak olduğundan ismail bu işi aslanlar gibi yapar, crespo rennes maçı için dinlendirilebilir.

z- hücum hattı 343-4132 tercihine göre değişebilir ancak önde baskıyı bilen, topsuz oyunu kuvvetli en az 2 oyuncuyla sahaya çıkmak çok önemli. 343 tercihinde önde pedro oynayacaksa yanında batshuayi-rossi veya rossi-valencia gibi bir ikili tercih edilebilir, eğer 4132 oynanacaksa hücumda +1 oyuncu olacağımızdan dolayı ismail-rossi baskıya verilip çok tutmasam da irfan-pedro ikilisi hücum üretkenliği sağlamak adına "belki" kullanılabilir.

benim kadro tercihim şöyle olurdu;

4132;

---------------altay------------------
ferdi----serdar---szalai--alioski
---------------arao------------------
------rossi--ismail---lincoln-----
---------pedro-batshuayi--------

343;

---------------altay------------------
---serdar---gustavo--szalai-----
ferdi---crespo--ismail---lincoln
------rossi--pedro--valencia-----

son olarak gelelim en çok tartışılan mevzu maçın hakemine. zorbay küçük bana göre temiz bir ligde asla görev almaması gereken skandal bir hakem, ancak çoğu kişinin aksine ben bu arkadaşın galatasaray fedaisi falan olduğunu düşünmüyorum. bu tip hakemler sisteme göre çalışıyorlar genelde, geçen sene sistem trabzon'a çalışıyordu mesela, zorbay da trabzon maçlarında şov yaptı. bu seneki durum hala soru işareti benim için, açık konuşmak gerekirse şu ana kadar maçlarımıza ne kara liste hakemi vermişlerdi, ne de maçlarımızda lehimize veya aleyhimize ciddi hatalar yaptılar, fenerbahçe olarak uzun süre sonra saha içini konuşuyor olmamızın en büyük sebebi de buydu. tff ve mhk en azından bizim maçlarımızda tarafsızlığını korumak gibi bir niyetteyse zorbay küçük de düzgün maç yönetir, yok efendim geçen seneki terane aynen devam ediyorsa biz bu maçtan sonra hakemden başka şey konuşmayız kolay kolay maalesef.

burada yönetime büyük rol düşüyor. çoğu kişi geçen sene şampiyonluğu ali şansalan'ın katlettiği trabzon maçında verdiğimizi düşünüyor ancak biz o şampiyonluğu aslında havaalanında elimizde megafonla kaybettik. sahada ne yaşanırsa yaşansın tıpkı konyaspor maçındaki gibi sakin kalıp kaos yaratma, fenerbahçe'yi saha içinden uzaklaştırma çabalarına mahal vermemek lazım.

bu tip kaos ortamları bize hiçbir zaman yaramaz, yarayacağı takım bellidir. erden timur ve galatasaray da zaten bunun farkında ki son kozlarını oynadılar bu hafta. ben demiyorum ki olası bir hakem katliamı cezasız bırakılsın, tamamen sessiz kalalım, ancak bu işler konuşmakla olsa kahvedeki dayılar yönetirdi kulüpleri, fenerbahçe yönetimi temsil ettikleri makamın bilincinde olup fenerbahçe'ye bedel ödetenlere perde arkasından, sessiz sedasız bedel ödetip futbol takımını kaotik bir ortama sokmayacaklar, bu kadar basit.

özetle!!!!

1- önde baskı.
2- kaosa mahal vermemek.

bu maçın iki şifresi bunlardır. başarılar fenerbahçe.