99'da okuldan bir arkadaşımla üsküdar'da oturuyoruz. bizim olayla hiç alakamız yok. bilgisayarla işimiz fifa 98 ve autocad ancak... başka bir arkadaşımız interneti anlattı da anlattı. sonra da şifresini verdi deneyelim diye. "bir ara yüzü var, oradan bağlanmak için bir numara seçiyorsun, modem cızırtılarından sonra internettesiniz" dedi. "kızlarla konuşuyorsun" dedi. "ben bir sürü kızla buluştum" dedi. dedi de dedi... biz de eve koşarak gittik. programı kurduk. denedik denedik ama bağlanamadık. bir süre uğraştıktan sonra tekrar arkadaşımızı aradık. bize başka bir numara verdi, "buradan bağlanırsınız" dedi. numarayı yazdık, aradık. telefon çalmaya başladı. modem cızırdayacak diye beklerken telefon açıldı ve bir kadın "alo?" dedi.
bilgisayarın başında iki arkadaş kala kaldık. ne yapsak ne etsek bilemiyoruz. ben medeni bir insan olduğum için bilgisayara doğru eğilerek, kibar bir tonlamayla "eeee iyi günler hanımefendi, internete bağlanmak için aramıştık da biz" dedim. bilgisayardan sürekli "alo, alo" sesi geliyor... "hanımefendi beni duyabiliyor musunuz?" dedim bilgisayara bağlı mini hoparlörlerime... telefonun diğer ucundaki kadıncağız memnuniyetsiz, ufluyor sürekli... "ev burası, aramayın" dedi. belli ki herkes internete bağlanmak için arıyor kadıncağızı... ama ben diğer arayanlar gibi olmadığım için, mahcup bir ifade ile son bir kez hoparlöre doğru eğildim ve "rahatsızlık verdik, kusura bakmayın..." diyerek konuşmayı sonlandırdım...
efsaneymiş... 99'dan beri kullanıyoruz da ne oluyor? "internete bağlanmak için aramıştık" demek için eğildiğimde omuzlarıma binen yükü o gün bu gündür taşıyorum ben...
(simmmgeeee, burayı okuyorsan beni bul...)
24.05.2023 · 29. sıra
anarchitect
23.05.2023 00:22