Sık geçen başlıklar

15 nisan 2021 para politikası kurulu toplantısı 1

ekşi'de gör
geçtiğimiz günlerde reuters'da bir haber çıktı. burada tcmb para politikası kurulu'nun (ppk) faiz kararının toplantı evvelinde saray ile paylaşıldığı ve sarayın bunu onayladığı ileri sürülüyordu.

ağbal'ın son önden yüklemeli 200 bps artırdığı toplantıda da yine aynı bildirim yapılmış, ancak bu sefer saraydan yanıt gelmemişti. nitekim birkaç gün sonra ağbal görevden alındı ve kavcıoğlu yerine geldi. piyasa çalkalandı. bir gecede top, tüfek, tank, gökdelen, avm; aklınıza ne geliyorsa her şeyimizle %10-15 fakirleştik. bir adamın bir kararı yüzünden.

saray'ın tcmb'ye müdahil olduğunu biliyorduk ama ben ağbal döneminde ve ppk öncesinde doğrudan bu şekilde "olur" alındığını bilmiyordum açıkçası. kamuda "olur" işlemi, gerçekten amirden alınan ve sıklıkla uygulanan bir işlemdir zira. örneğin en son 128 milyar dolarlık afişlerin indirilmesi valilik "olur"uyla yapılmıştı. ya da "bakan oluru" falan vardır pek bilinen. bu işin idari boyutu. savcılık kısmından verilen bir toplatma kararı ise -her ne kadar yasaya aykırı sayılsa da- işin adli boyutu. dolayısıyla üst makamın "olur"unun alınması bir devlet prosedürüdür. bizde de sarayın oluru alınıyormuş ppk faizleri için. reuters bunu haber yapmış ve tüm dünyaya duyurmuş. ne günlere kaldık.

neyse, bugün bir karar verilecek. o karar her ne olursa olsun, sarayın doğrudan "olur" dediği, yani kendi beklentisini yansıttığı bir karar olacak. hatırlar mısınız bilmem, naci ağbal görevden alınmadan hemen önceki 2 gün, borsa istanbul'da anlamsız satışlar olmuştu. sonrasında bazı ünlü ekonomistler o iki günde "kimlerin yüklü dolar aldığı araştırılmalı" diye tivit atmıştı. sonrasında da pazartesi-salı günlerinde, saray ekonomisti yiğit bulut'un açıkladığı şekilde, daha önce tarihimizde görülmediği şekilde bireylerden 7-8 milyar dolarlık satış gelmişti.

tüm bunlar değerlendirildiğinde ve son 2 gündür dolar kurunun 8.03'lere düştüğü göz önüne alındığında, tcmb'nin bugünkü kararının da önceden saray ve ilgili elit kesimin bilincinde olacağı tartışmasız. bu aslında suç. buna insider trading deniyor ve ciddi bir suç. sermaye piyasası kanunu'nda bu suçlar düzenlenmiş halde ve bu suçlara özel olarak bakan mahkemeler var.

tabi kime ne anlatıyoruz birader.

asıl olay bundan sonra ne olacağı. bir kere enflasyon ve fiyat istikrarı kontrol halinde değil. salgın da aynı şekilde. dolayısıyla türkiye acaba emin adımlarla "ödemeler dengesi krizinin" patikasını mı oluşturuyor diye sormadan edemiyorum.

neden diye sorulacak.

birincisi ağbal kendisi bir şekilde dolarizasyonu kırıp rezervleri güçlendirmeyi hedefliyordu ve piyasada ona güven vardı. onun gidişiyle şu an hiçbir yerde güven yok. okyanusta bir o tarafa bir bu tarafa sallanan kayık gibi türkiye. bu halde dolarizasyonu kıramayacağı gibi, sert devalüasyon ise tekrar enflasyonu azdıracak, göreceksiniz. ki o da kontrollü enflasyon. gerçek enflasyonun çok daha yüksek olduğunu, tüik verilerine itibar edilemediğini artık asaf savaş akat hoca bile sıklıkla dile getirmeye başladı.

diğer yandan ise eksi rezervlerle piyasaya müdahale edilmesi mümkün değil. geçen yine biraz müdahale edilmiş ve tcmb eksi rezervleri dipte rekor tazelemiş, yine reuters bunu haber yapmıştı. öte yandan türkiye bir de kronik cari açık sorunu olan bir ülke. bunun ise finansmanı meselesi gündeme geliyor her sene doğal olarak. normalde bu açık yabancı turistin getirdiği dövizle kapatılıyordu. korona çıkınca başta turizm ve havacılık sektörleri olmak üzere hizmetler sektörü havlu attı. geçtiğimiz sene turizm çok zorlu geçti ve döviz getirisi oldukça düşük kaldı. ki aslında sırf yabancı turist gelsin diye salgın verileri "vaka" ve "hasta" olarak ikiye ayrılmış ve o ara gerçek veriler tüm dünyadan gizlenmişti. buna rağmen yine görece bir yabancı turist gelmişti.

bu sene bu gidişle öyle olmayacak. ben yabancı turistin geleceğini düşünmüyorum. birincisi aşı pasaportu meselesi, ikincisi salgın korkusunun devam edecek olması, üçüncüsü aşıların tüm dünyada yetersiz kalması, dördüncüsü ingiltere, almanya ve rusya'nın koyduğu yasaklar.

yabancı turist kılçıksız döviz demek. ve bugün bu konu hakkında alaattin aktaş'ın yazısı yayınlandı ve "turizm sezonu başlamadan bitti" çıkarımına varılıyor yazısında. bu ise cari açığın finanse edilemeyeceğini, yani dolar kuru üzerindeki baskının artacağının şimdiden ihtiyati göstergesi. diğer yandan üfe'nin %31'lere gelmesi, bunun tüfe'yi de yukarı çekecek olması, tcmb'nin faiz artırmamakta direneceği dikkate alındığında; herhalde bir kur enflasyon sarmalı üzerinden hiperenflasyonlu 90'lı yıllara dönüş manevrası yapıyoruz dersek yeridir. bu dönüş, elbette gayriihtiyari gerçekleşiyor. kötü yönetimin cezasını biz vatandaşlar fakirleşerek çekiyoruz.

serin hikaye.

*

edit: 15 nisan 2021 ppk toplantısında faizler %19'da sabit tutuldu.

*

(bkz: tarih tekerrür/@dragonlady)

(bkz: kontrollü enflasyon/@dragonlady)

(bkz: 128 milyar doları satmanın suç sayılması/@dragonlady)

(bkz: 0.64 faiz oranıyla konut kredisi çeken güruh/@dragonlady)