üniversitelerin 2020-2021 yılı güz dönemi'nin yapılması prosedürü hakkındaki bir teoridir. açıkçası olacağını pek düşünmüyorum. nedenleri;
1- zaten 15 haziran 2020 tarihi itibarıyla okullara normal akademik takvimlerine göre devam edebilecekleri izni verilmişti diye hatırlıyorum.
2- kafeler, düğün salonları, çay ocakları, umuma açık mekanlar, sahiller bile açılmışken ve hatta meb'e bağlı okulların bile açılacağı belirlenmişken sadece üniversitelerin online eğitimde kalması garip olur.
3- online eğitimin ne kadar yetersiz ve suistimale açık bir ortam olduğunu ülkemiz için görmemiz. harvard üniversitesi, cambridge üniversitesi falan diyorsunuz ama bu üniversiteler dünya çapında elit birkaç üniversiteden birisi. şimdi gidip hitit üniversitesi, dumlupınar üniversitesi ve hatta ülkemizin en iyilerinden sayılan boğaziçi üniversitesi, ortadoğu teknik üniversitesi ile bu üniversiteleri ile bu nadide okulları bir tutmamak lazım.
4- ekonomiye katkı yapacak üniversite öğrencilerini, "siz bir 4-5 ay daha evinizde kalın." diyerek evlerinde tutacaklarını sanmıyorum malum ekonomik nedenlerden dolayı.
yine de "kesin" konuşmuyorum dikkat ederseniz. hiç belli olmaz tabii ki online yapılabilmesi de bir seçenek ama ben yine de ne olursa olsun yüz yüze eğitimin deneneceğini düşünüyorum. zaten kamu genelinde ve umumi açıdan birçok yer açılmışken sadece üniversitelere böyle bir yönetmeliğin gelmesi çok anlamsız olur. meb'e bağlı okulların öğrencileri okula gidecek, memurlar işlerine tam zamanlı gidecek, kafeler vesaire açık olacak ama üniversite öğrencileri başlayamayacak.
bir de hadi sosyoloji, psikoloji, tarih, edebiyat tarzı bölümleri bir derece anlayabilirim; ancak mühendislik, mimarlık, jeoloji, fizik, ekonomi tarzında olan bölümleri nasıl online yapmayı düşünüyorlar? hadi birinci sınıftaki fizik, matematik, kimya tarzı fen ve matematik derslerini de bir şekilde verdin. ikinci sınıftaki termodinamik, statik, uygulamalı mühendislik matematiği, mukavemet gibi dersleri nasıl vereceksin?
yani hep, "bedavadan ders geçtiler, ondan bundan bakarak sınıf geçtiler" deniyor ama işin iç yüzü gerçekten öyle değil. size şöyle söyleyeyim; derse gelmeyen, zaten sınavlardan 0 ila 20 puan arasında not alan öğrencilere yaradı bu iş. normalde ortalaması 30-40 gelen calculus dersinin final ortalaması 68 geldi. hani diyorsunuz ya, "bedavadan, geçemeyecekleri dersleri geçtiler." diye. ben geçmekte zorlanacağım 1 tane dersi bedavadan geçtiysem, yüz yüze eğitimde çok daha iyi bir harf notuyla vereceğim 3 dersten daha düşük bir harf notu aldım. siz normalde yüz yüze eğitimdeyken 50 aldığınız sınavdan, online eğitimde 65 alıyorsunuz ama o 65'in hiçbir anlamı kalmıyor. tıpkı enflasyonun, sizin maaşınızdan daha fazla arttığı ortamda düşen alım gücünüz gibi. 65 alıyorsunuz ama 50 aldığınız sınavdan daha düşük bir harf notu ile geçiyorsunuz.
hadi geçme, kalma bir yana, hiçbir şey öğrenemiyorsunuz. benim ikinci dönemim komple kayıp şu an. hiçbir şey hatırlamıyorum, hiçbir şey öğrenememiş gibi hissediyorum, elimde o dersle alakalı ne doğru düzgün ders notu var ne bir materyal var. eğer 1 dönem daha online eğitim yapılırsa, ocak ya da şubat ayında üniversitelere geri dönüldüğünde, geçen yıl mart ayında bıraktıklarından çok daha kötü seviyede bir öğrenci takımı bulacaklar ellerinde. sonra seyreyleyin cümbüşü.
son tahlilde; net olarak vaka sayılarının düşüşlerine bakılacağı, eğer risk görülmezse yüz yüze eğitime geçileceği kanaatindeyim. derslerin %30 veya %40'ının online olması durumu da bana garip geliyor. o öğrenciler buraya geldikten sonra o derslerin bir kısmının online olmasının ne mantığı kalıyor ki?
13.07.2020 · 19. sıra
rockandroll rules
12.07.2020 15:01