Sık geçen başlıklar

özlem kumrular'ın köpek kaçırması 1

ekşi'de gör
bu başlıkta yazılanları okudukça insanlığımdan utanıyorum. sözlük çoğunlukla utanç kaynağı zaten hepimiz için. parayla satın alınmış yazarlar olduğunu tekrar tekrar yazmaya gerek yok. bir de sadece klavye kullanabiliyor olduğu için illa bir şeyler yazmış olmak için saçmalayanlar var. bunun üzerine bir de kötü kalpli insanları eklerseniz işte size sözlük.

akademisyen olduğu için tanımadıkları bir insanın sözünün herkesten üstün olduğunu yazanlar mı dersiniz, barınağa bıraktıysa artık onun sorumluluğunda değil diyenler mi dersiniz, cahil cahil madem köpek doğal ortamında bırakılsın diye kanun var apartmanda bakılmamalı canım diyen mi dersiniz, zamanında internet üzerinde iki tane hayvanseverle kavga ettiği için bütün hayvanseverler kötü insanlardır o yüzden bu kadın mutlaka haklı olmalıdır diyen mi dersiniz.

özlem kumrular adındaki bu insan nedense akademisyen olduğu için bir çok insandan üstün tutuluyor. akademisyen nedir? üniversitede çalışan, ders veren, bu yolla para kazanan insandır. üniversitede ders vermek için iyi insan, akıllı insan, üstün insan olmaya gerek yok. böyle bir şart yok üniversitede çalışmak için. bütün diğer mesleklerde nasılsa bu meslekte de bazı şartları yerine getirince çalışabiliyorsun. her meslekte nasıl iyi, kötü, vasıflı, vasıfsız insan varsa akademisyenler arasında da öyledir. ülkemizde eğitim sistemimizin, üniversitelerin hali ortada, her ilde, her ilçede bir üniversite var artık. bu üniversitelerde nasıl akademisyen olunduğunu, bu görevlerde nasıl kalındığını ben yazmayayım.

filanca akademisyendir, öyleyse hepimizden üstündür, onun her söylediği doğrudur diyen bunu ya kasıtlı bir şekilde kötü niyeti ile yazıyordur, ya da süzme salaktır.

zamanında internet üzerinden hayvanseverlerle tartıştım bana kızdılar. demek ki bütün hayvanseverler kötü insanlar. o zaman hayvanseverlerin hepsi yalan söylüyor. diyen de ya kötü niyetlidir ya da süzme salaktır.

ben bu yazılanların hepsinde resmen kötü niyet görüyorum.

bir de şunu söyleyenler var. hanımefendinin yazdıkları mantıklıymış. o yüzden ona inanırlarmış. bir insan elbette ki yaptıklarını uygun bir kılıfa sokup anlatır. köpek kendi halinde yaşıyordu ama ben ona ve onu besleyen insanlara gıcık oldum, huylandım, sokak köpeklerini sevmem, apartmanda istemiyorum diye anlatacak hali yok. herkesin hak vereceği bir şekilde kendisini aklayarak açıklama yapacak.

ben tekrardan sorayım. madem haklı sebeplerle hareket etmiş neden ilk önce yetkili makamlara başvurarak köpekle ilgili gerekli işlemlerin yapılmasını sağlamamış, neden gece yarısı gizli saklı işler yapmış, neden köpeği hangi barınağa ya da hangi resmi kuruma bıraktığını söylemiyor, neden bu konuda bir belge gösteremiyor, neden işte köpek burada diye açıklama yapmıyor.

haklı olduğunu bilen, buna güvenen, yasalara göre hareket eden bir vatandaş öncelikle yetkili bir merciye başvurur. onlara durumu anlatır. bu durumda yetkili belediyelerdir. belediye şikayet üzerine gerekli görürse hayvanlar hakkında gerekli işlem yapılır, gereken insanlara ceza verilir vs. ama öyle yapılmamış. gece yarısı köpek alınmış, meçhul bir yere bırakılmış.

her şeyden önemlisi hangi barınak gece yarısı açıkmış da orada bir yetkili bulmuş ve köpeği teslim etmiş. hayvan barınaklarında çalışanların bayram tatilinde barınakların kapısına kilit vurarak hayvanları kendi hallerine bırakıp günlerce aç bırakarak tatile gittikleri bilinirken gece yarısı özlem hanım için barınakta işlem mi yapılıyor? hangi barınak gece yarısı açık ya da özel olarak açtırılıyor? neden gündüz mesai saatinde götürülmüyor?

bütün bu sorulara yanıt verilmeli.