Sık geçen başlıklar

çocukluğundaki o bakkalın ismi 2

ekşi'de gör
dostlar bakkalı…

yaşlı bir dede, dükkanın önündeki cipslerden tasoları bulmaya çalışan çocukları bir arabadan söküp kapının yanına bağladığı ve oradan kontrol ettiği günleri unutabilirliyim.

çekilişler vardı 90 larım başlarında genelde kartpostal çıkardı ama biz yinede hep aynı heyecanla çekerdik.o zamanın güzelliklerinden biride jelibon du özellikle yılan olanlar, şimdi çuvalla alabiliyorum ama aynı tadı vermiyor.
ben çocukken mahallenin bakkalı babamdı.
dükkanımızın bir adı yoktu.
hafta sonları sepet sallayanların sepetlerini doldururdum.
ekmek, süt, gazete, yumurta...
yaz akşamları babam 2 tane karpuz keserdi. sokakta çoluk çocuk herkes toplanır hep beraber o karpuzları yerdik.
babam orta açar, bizden bir büyük nesil olan çocuklar orta kafa gol oynardı dükkanın önünde.
dükkanın önünde arkadaşlarıyla dama oynardı.

güzel günlerdi ama sonu yüzünden hep hüzünlü hatırlarım o zamanları.

ev kirası, dükkan kirası, depo kirası, süpermarketlerin açılması derken dayanamadı. kapatmak zorunda kaldı.
oysa haftada 2 gün üçkuyular pazarına da gidiyordu.
iş bozuldu, aile bozuldu, dağıldık.

hepimizin kendini toparlaması çok uzun sürdü.

madem başlık dükkanın adı hasan bakkal diyelim.

huzurlu uyu babam.