inşaatlardan parça demir, çivi, tel bir de kablo toplardık. o kabloların içindeki bakır en değerlilerdendi, mahallede dile getirilmemiş bir yarış olurdu bakır toplamaya dair. topladıklarımızı birkaç günde bir geçen hurdacıya yok pahasına satar birkaç meybuz ya da cipsi ile tüketirdik gelirimizi. bir de evlerin dış cephesinde kullanılan ve uğur taşı dediğimiz taşlardan toplardık, hiçbir maddi değerleri yoktu ama toplardık; 'uğur' taşıydı onlar.
inşaatlar için gelen tuğla yığınlarının içini boşaltır, çatısını birkaç çuvalla kapatır kendimize sığınak yapardık. girişini de girerken ve çıkarken tuğlalarla kapattığımız için sadede biz bilirdik. işte o tuğla yığınları bazen gemimiz olurdu olmayan okyanuslarda savaşırdık ama asıl görevi topladığımız hurdalara depoluk yapmasıydı.
sonra mahalledeki çocuklar semt pazarlarında su satmaya başladılar fakat benim ailem izin vermiyordu. hep imrenmişimdir pazarlarda su satanlara, mesele para değildi aslında çok afili gelirdi 'buz gibi soğuk sudan içen' diye bağırmak. o sıralar bir kutu çekirdek buldum ben (hep anormal şeyler bulurdum zaten), kocaman bir kutu hem de. bilinmeyen bir markanın çekirdekleriydi, doğrusu biraz da bayattı ama kimin umrundaydı ki. oturup birkaç paket yedikten sonra bitiremeyeceğime kanaat getirmiş olmalıyım ki satmaya başladım, artık külahla çekirdek satan bakkala rakip olmuştum fakat çekirdekler bittikten sonra tüm gelirimi ve olası sermayemi atari salonlarındaki jetonlara yatırdığım için yine dımdızlak kaldım günün sonunda.
sonra bir furya başladı. çocuklar bir kutu içerisine dikkat çekici oyuncaklar koyup bu oyuncakların isimlerini de kağıtlara yazarak çekiliş çektirmeye başladılar. elbette 'tekrar deneyiniz' kağıtları da vardı bol miktarda. hiç geri kalır mıyım ben de hemen pokemon tasolarımı, sporcu kartlarımı, misketlerimi, birkaç oyuncağımı ve herkesin ilgisini çekecek pokemon topumu bir kartona koyup çekiliş çektirmeye başladım. çok güzel iş yapıyordum ta ki vitrinim olan pokemon topu gidene kadar. ondan sonra sinek avlamaya başladım tabi ki. tüm kazancım ayda yılda bir mahallemize gelen dönme dolapta başımı döndürdü sonrasında dönme dolabın yancısı elmalı şeker ve pamuk şeker satıcısında eridi bitti gitti...
27.09.2021 · 49. sıra
bazi anlamlara gelmeyen kelimeler
26.09.2021 01:00