Sık geçen başlıklar

zor zamanların kişide bıraktığı izler 1

ekşi'de gör
annemle babamın ani vefatıyla başladı tüm hikaye. çok küçük olmasa da erken sayılabilecek yaşlarda kaybettim. şu ana kadar dünyada geçirdiğim vakit, onlarla geçirdiğim vakitten daha fazla ve şartlar da buna göre şekillendi haliyle, insanlar bana ona göre baktı, ben kendime buna göre baktım. neyse, konu neydi, hah "zor zamanların kişide bıraktığı izler"di. bu çok zor günler, tüm bu bilgiler ışığında nur topu gibi bir kurban psikolojisi kattı bana. etrafımdaki insanlar da besledi sanki. bir teoman olamadım, "yalnız dikkat acımayın, bu en çok yakandır" diyemedim, kolaya kaçtım, işime geldi belki "yazık oldu, çok gençtiler, geride üç kız çocuğu." aynı cümlelerle kendime acıdım durdum yıllarca, o bakışları hırka gibi üzerime geçirdim.
ilk sildiğim hesap "hayata dair iç burkan anılar"la doluydu, zaman zaman pişman olsam da iyi ki silmişim, simdi o anıları okumaya tahammül edemezdim.
her şeyi haklı olarak onların yokluğuna bağlamış ve yıllarca bu mağduriyetin gölgesinde ağlamıştım. dünyadan alacaklı gibiydim ama eyleme geçecek gücüm yoktu.

yeni yeni, belki son aylarda, yıllarca üzerime geçirdiğim hırkanın ne kadar ağır geldiğini fark ettim. yıllar sonra bir sabah, o aynadaki acıyan gözlerin aslında beni hapsettiğini fark ettim.
yoo, hiç de kurban değil, o fırtınadan sağ çıkabilenim. öyle ya da böyle kardeşlerinin hayatını değiştiren de benim.

insan önce kendini iyi kılmalı, kendini disipline etmeli. adaleti, eşitliği sadece dışarıdan beklememeli. kendi dünyamı iyiye evirmeden, o kurban psikolojisinin zincirlerini kırmadan geleceği nasıl inşa ederim?

bu yıkıntıları süpürmeye çalışırken bir de şunu fark ettim bizler aslında birlik bilinci içinde bu toplumda yer edinmek isteyen, "ben de varım" demek isteyen varlıklarız. sadece varım. sadece acısıyla var olan o çocuk değil, kendine kattığı değerle, dönüştürdüğü acıyla iyi hisseden bir yetişkinim.

acımdan bir duvar örmek yerine o acının harcıyla başkalarının hayatına dokunacak bir köprü kurabilenim.

zor günler geçiren tek ben değildim, zor günleri geçiren bir tek siz değilsiniz. kendinize acımayın ve başınız dik yola devam edin çok rica ederim.