Sık geçen başlıklar

yazarların cahillik ölçütleri 1

ekşi'de gör
yoktur. yıllar evvel atsız'dan okumuştum: "dünyada herkes bir şeyin cahilidir. yeter ki kendi işinin cahili olmasın." cehaleti hiç ayıp görmedim. okudukça, öğrendikçe cehaletimin büyüklüğünü gördüm zira, belki bundandır.

ama ahlaksızlık cehaletle ilgili değil. mesela ben bilmediğim bir konuda fikrim sorulunca bilmiyorum diyorum. bilmiyorum diyebilen insanlarla oturuyorum. bilmiyorum diyebilme erdemi, cehaletle alakasız. adı üstünde erdem, ahlakla alakalı.

birkaç yıl önce babama demiştim. bir bahiste, "keşke insanımız okusa" demişti. ben de, "ümmi dedemiz ahlaksızlık yapmaması gerektiğini okulda öğrenmedi. mesele insanımızın okumaması değil, ahlaksız olması" demiştim. hem görmüş geçirmiş bir adam, hem de eski bir eğitimci olarak hak vermişti.

cahil ve ahlaklı insanlar tanıdım. bildiğim şeylerin çoğunu bilmiyordu, yine de mesela insanların hayatına karışma hadsizliği göstermiyordu, bilmediği konularda ahkam kesmiyordu vs. fakat malumat biriktirmiş, ama ahlaksız çok insan da tanıdım. o kadar "görmüşlüğü" varken yine adam olamamıştı.

insanların cehalet diye eleştirdiği birçok şey, ahlaksızlık. ve buna "cehalet" adını takmamız, aslında bunu masumlaştırıyor. "cahil, o yüzden yapıyor" diyoruz. halbuki bunun cehaletle alakası yok. adam düpedüz ahlaksız. daha çok okur, daha çok "öğrenir"se, bu dağarcığını en fazla daha isabetli, verimli ahlaksızlık yapmak için kullanacak. bu kadar basit.

o yüzden cehalet emareleri aramadım insanlarda hiç. fakat erdem emareleri aradım ki, en önemlisi, cehaletini itiraf eden "bilmiyorum" diyebilme hasletiydi.