yurtdisina onlarca kez gittim. hayatimin bir bolumunde londra'da yasadim. modern bir yasam tarzi olan, bagnazliktan uzak kafa yapisina sahip, cok yonlu dusunmeye calisan bir kadinim ve bu kampanyayi sonuna kadar destekliyorum.
yok efendim hukumetler soyleymis, yok bilmem ne boyleymis. yerim hukumetini. ben izmirliyim ve senelerden beri yunanlarin dibimizdeki adalara asker ve muhimmat sevkiyati yapmasinin tedirginligini yasiyorum. lozan'a gore hic bir silah sokmamalari gereken adalara askeri us kurdu bu lavuklar. tapusu bizim olan adalari tek tek isgal ediyorlar.
benim dedelerim o topraklardan buraya geriye evini, barkini, malini, mulkunu, konu komsusunu birakip geleli 100 yil olmamis daha. siz unutkan olabilirsiniz, dede ve ninelerinizi bayramdan bayrama goruyor da olabilirsiniz ama ben bizzat agizlarindan dinledim cekilen acilari. ufacik cocuklarin bile nasil öldürüldüğünü, evlerinden barklarindan olup yollarda gelirken nasil hastaliklardan ölenler oldugunu, ne cileler cekildigini. yani demem o ki, tum o yasananlarin simdi de olmamasi icin hic bir sebep yok.
ben türkiye cumhuriyetinin bir ferdiyim ve ne olursa olsun, iyisiyle kotusuyle bana vatan olan bu topraklara sahip cikmak zorundayim ve bu once milli bilincle baslar.
bu adamlar bizim adalarimizi isgal ettigi halde onlara para kazandirmak, ki senin kazandirdigin para dolayli olarak askeri harcamalara gidecektir, bana göre icinde vatan sevgisi ve bagliligi olmayan insanlarin yapacagi bir seydir. bu kadar net, bu kadar basit. sen bu ulkenin karsisinda, basi ne zaman dara dusse, lesin kokusunu almis akbaba gibi bekleyen bir politik goruse sahip ulkenin ekonomisini kendi ellerinle ayaga kaldiriyorsun ve bunu "kürtçü otellere para kazandirmaktan iyi" diye savunuyorsun. kafaya da bak ama, sadece kürtçü otel isletmecisi ve yunan adasi secenegi var cunku tatil icin! koca memlekette ve gezegende baska alternatif kalmadi tüh.
yunan adalarindan, santorini, mykonos, rodos, sakiz ve kos'a gittim. santorini haric digerlerinin hepsi fos. neden fos cunku hayatinin her yazini, çeşme, foça, kuşadası gibi yerlerde geciren bir insan olarak soyleyebilirim ki basta dogal yapisinin, kültürünün, tarihi mekanlarinin vs. bu saydigim yerlerden hic farki yok. ustune ustluk yemekleri kalitesiz ve lezzetsiz, türk mutfaginin ihtişamindan cok cok uzak, otel ve pansiyonlari zevksiz doşenmis, eski püskü ve les gibi. calisanlar ilgisiz alakasiz. gunun bir yarisi ortadan kaybolup, bir tabak yemek icin saatlerce beklemenize sebep oluyorlar. ha pardon sey, alkol ucuz. bu sizin icin bir sebepse zaten diyecek pek birsey yok. ıyi tatiller.
edit: yunan halkiyla elbette bir sorunumuz yoktur. mubadele zamanlarinda cok mu vardi sanki? eleni teyzeyle hatçe teyze aglaya aglaya vedalaştı belki de dogdugu topraklari terkederlerken. ama meselenin özü su ki, ikisi de zamaninda memleketinin cikarlarini savunsaydi, kimsenin cani yanmayacakti belki de. bu kadar apolitik ve duyarsiz bir nesille tarih tekerrurden ibarettir sozunu canli canli yasayacagiz gibi geliyor bana. keske isvec'te, norvec'te yasasaydik da en buyuk derdimiz copumuzun bitmesi olsaydi. ama degil! maalesef derdimiz buyuk.
08.04.2018 · 49. sıra
gokkusagindaki ruh
07.04.2018 09:47 ~ 10:21