Sık geçen başlıklar

yılbaşı gecesi (film) 3

ekşi'de gör
aslında candaş tolga ışık ile yaptığı programda filmin ne olacağını fark etmeden dile getirmiş idi ama biz anlamadık. anlamamakla da kalmadık, vakit kaybettik maalesef.

gülse birsel katıldığı programda; "en son jet sosyete için haftada 120-130 sayfa yazıyordum. bir yerden sonra artık yetişemez oldum. hatta bazı bölümleri yazdıktan sonra tekrar okumaya bile imkanım olmadı. okumadan yolladım. kötü oldu onlar. hızlı olunca maalesef" minvalinde şeyler söylüyordu. bu film için de "kadroyu, senaryo yollamadan neredeyse hallettik. bu büyük şans oldu." ve "disney bir film istedi ama süremiz kısıtlı idi. 4 haftadan biraz fazla sürede çektik. çok hızlı çekmek zorunda kaldık" gibi cümlelerle yapımı dile getiren açıklamalar yapıyordu.

belli ki, kadrodakiler gülse birsel'e sırtını vermiş, gülse birsel de kadroya sırtını dayamış. ikisi sırt sırta vermiş ama ne yapacaklarını bilmeden oturup kalmışlar. "dijitale iş yapıyoruz ya dert değil" demişler gibi. ikincisi, komedi için uzunluktan ve hızlı olunmasından şikayet eden birisinin, uzun bir komedi filmini bu kadar hızlı çekmesi ben ofsayta düştüm diye bağırıyor. dünyanın her yerinde 110 dakikayı geçen komedi filmi söz konusu bile değil. sex and the city değilsen tabii. bu film de onlar gibi 140 dakika.

pandemide fikir ortaya çıkmış ama pandemi ortadan kalkınca ters köşeye yatmış ve toplanmak istemiş de böyle kalmış. olmamış.

edit: çekim süresi 28 gün olarak aklımda kalmış ama süre 4 haftadan biraz fazla olarak dile getirilmiş. düzelttim.
film ile alakalı bilgiler için şu video yeterli olacaktır. direkt açılmazsa 1.21.50'den itibaren...
büşra pekin'in hiç bir sahnesi komik değildi.bu karakter neden bu filmde var onuda anlamadım.
alt metni o kadar da boş olmayan film.. gerçi çoğu kez alt metin okumasına gerek bırakmadan açık açık söylüyor mesajını.. kesinlikle eleştirmiyorum, bu tercihlerine rağmen mesajlar dikkat çekememiş.. belli ki sözlükte pek de anlaşılmamış.. böyle halka böyle yöntem..

--- spoiler ---

film yakın çekim geyik figürü ile açılıyor. sağdan soldan yakın çekim gösterilerek odaklıyor izleyiciyi. filmin sonunda ise fatih artman'ın tiradında anlıyoruz niye açılışın böyle olduğunu.. bu ülkenin kendi halinde düzgün vatandaşları geyik metaforu üzerinden anlatılmaya çalışılmış.. geyiğin yanması, üzerine oturulup suda batırılması aynı metaforun devamı..

ülkenin aynı o ev gibi çakal , hırsız, uğursuzla dolu olup, bu leş takımının, düzgün vatandaşların ürettiklerinden, sofraya getirdiklerinden nasiplenip, onlara türlü haksızlıklar yapıp günün sonunda saydırmaya devam ettikleri vurgulanmış..

hadi bir tık daha ileri gidip okumayı devam ettirelim, filmin sonuda o kibar insan sözünü dinletmek için silahı eline alıyor ve çakal takımına "herkes on numara komşu olacak, hoşgörülü saygılı " diyor.. yani anlayan anladı diyelim hadi..

bu sahneden sonra finalde geyiğin boğulması da umudun olmadığına işaret ediyor.. pesimist bir şekilde mesajı sonlandırıyor..
--- spoiler ---