Sık geçen başlıklar

uçakta kadın-erkeğin yan yana oturabilmesi 2

ekşi'de gör
uçaktan korkan birisi olarak :

diyarbakır antalya seferini yapan uçağa yusuf yusuf tezahüratları eşliğinde bindim. pencere kenarında 60'larında tatlı dilli bi adam , sağımda (koridorda) bakmaya kıyılamayacak kadar güzel bir kadın ancak benim derdim bana yetiyor .

içeri doğru sıçarken " umarım kadının yanında salak salak hareketler yapmam korkunun etkisiyle " diyerekten nefes almakta güçlük çekiyorum. sağolsun yanımdaki adam korktuğumu farkedip sohbet etmeye benimle konuşup sakinleştirmeye çalışıyor. benim tek derdim uçak kalkarken nasıl sakin kalacağım .pek tabii kalamadım amcanın elini öyle bi sıkmışım ki adam hafif acı çeker gibi inceden bi gülümsemeyle "oğlum parmaklarımı kıracaksın " dediğinde kendime geldim.

uçak havalandıktan sonra sohbetine devam ediyor adam ben hala düzenli nefes almaya çalışıyorum .çay söyledi sağolsun .bana ,kadına ve kendine. çayı içiyoruz bi taraftan uçak kalkmış yükselmişiz antep (sanırım) üzerinden şehrin ışıklarını görüyorum ama bi taraftanda kulağım uçağın motorlarında (insanın canı ne tatlı amk)

bir bucuk saatlik yolculuk sırasında zaman benim için o kadar ağır ilerliyordu ki o süre hiç geçmedi gibi benim için . pilotun şu an alçalıyoruz tandanslı konuşmasının hemen akabinde yanımdaki kadının bağırarak değil ama hafif güçlü bir tonlamayla " ay sen napıyorsun" dediğini duyduğunda bittim ben dedim. o 1 saniyeden daha kısa bir sürede acaba ben korkudan kadının elini mi tuttum yanlış bi hareket mi yaptım diye göğsümün ortasına öküzün oturup soğuk soğuk ter attığım sırada kadın benim elimdeki plastik çay kaşığını gösterdi ama benim zihnim "ay sen napıyorsun" dediğinde uçup gitti zaten . tansiyonum gitti rengim attı kanım çekildi resmen. hissettim. (bilirsin bu hissi) nefes alırken zorlanmaya başladım hala konuyu anlayabilmiş değilim ve korkudan kadına kesin yanlış bi hareket yaptım diyorum öyle vahim bi yüz ifadem var ki ağladım ağlayacağım. bütün uçak bize döndü bazıları emniyet kemerini çıkartıp tepemize dikildi .hostes koştura koştura yanımıza geldi. ne yaptığımı bilmediğim halde gözlerim kaymaya hatta kararmaya başladı . uçağa binmek benim için zaten çok zorken böyle bir olay beni bitirdi . yekten 15 senemi bıraktım o olayda . totalde geçen süre belki 1 dakika bile olmamıştır .sonrasında kadın tekrar bana dönüp " sen o çay kaşığını yedin mi ?" diye sorunca hafif şuursuzlukla söylediklerini anlar gibi oldum elimdeki kaşığa baktığımda nerdeyse bi karıştan daha büyük mavi plastik kaşığın tırnağım kadar küçük olduğunu farkettim. anladım ki ben o plastik kaşığı yemişim.
tren otobüste o olgunluğa erişmek yerine yakında uçakta da çemkirmeye başlarız çünkü ileri değil geri giden bir toplumuz.