turbo sakız çiğneyip içinden çıkan araba resmini inceliyordum.
Sık geçen başlıklar
turgut özal'ın öldüğü gün yapılanlar 5
ekşi'de görokulun bahçesinde top oynuyorduk. top dışarı çıkmıştı. kenarda maçı izleyen arkadaş turgut özal ölmüş' deyince hiç unutmadığını söylediği bir cevap vermiştim.
'topu at, topu!'
'topu at, topu!'
sobanın başında leğenin içinde yıkıyordu annem beni. hala soba kuruluydu, nisanlar soğuk olurdu.
televizyon başında bursaspor-beşiktaş karşılaşmasını izlemek üzere hazırlanıyordum. maça takribi yarım saat kala, vefat haberi gelince maç ertelenmişti.
ablamın ortaokul günlükleri var. sanırım hayatında hiçbir aksiyon olmayınca günlüklerde ülkenin siyasi gündemine de yer verme ihtiyacı hissetti. madımak olayları bile var çünkü... turgut özal kısmı ise aynen şöyle;
“cumhurbaşkanımız turgut özal öldü. ülke olarak yastayız günlük.
çok heyecanlıyım, haftaya okulun çay partisi var. annem gitmeme izin verir inşallah.”
ulan iki saniye önce yastaydık ne ara çay partisi kafasına geldik, ayıp be. annem okursa diye de mesaj vermiş çakal.
izin: vermedi.
“cumhurbaşkanımız turgut özal öldü. ülke olarak yastayız günlük.
çok heyecanlıyım, haftaya okulun çay partisi var. annem gitmeme izin verir inşallah.”
ulan iki saniye önce yastaydık ne ara çay partisi kafasına geldik, ayıp be. annem okursa diye de mesaj vermiş çakal.
izin: vermedi.