Sık geçen başlıklar

tc'nin rusya'yı haritadan silebileceği gerçeği 3

ekşi'de gör
beyhude bir hayaldir. osmanlı imparatorluğu da asırlar boyunca aynı hülyalara daldı durdu ve her seferinde hezimete uğradı. kendi tabirleri ile, moskof gavurlarından dayak yiye yiye ve toprak kaybede kaybede perişan oldular. osmanlı imparatorluğu, tarihi rakibi rusya ile girdiği savaşlarda hem toprak kaybetti, hem de muazzam ölçüde para kaybetti. ekonomisi alt üst oldu ve günün sonunda ortada imparatorluk diye bir şey kalmadı.

siz bakmayın rusya'nın bugünkü umumi vaziyetine. bir defa ukrayna devleti; tarihi, kültürel ve dini nedenlerden ötürü, rusya'ya çok yakın bir ülke olduğu için çok vites yükseltemiyorlar kırım'da..zayiat çok artsın istemiyorlar.

ikincisi ise rusya, işgal ettiği ukrayna topraklarında mahsus vites yükseltmeyip, birçok üst düzey askeri teknolojilerini ve seçkin birliklerini bu savaşta kullanmıyor. böylece, savaşın süresi uzasın, aşırı zayiat olmasın ve söz konusu harp, düşük yoğunluklu olarak devam etsin istiyorlar. bu sayede kremlin yönetimi, rus ordusunun bazı birliklerine ve askerlerine hem savaş tecrübesi kazandırmak, hem de kırım havalisinde rus tehditini ve askeri varlığını daim kılmak istiyor.

yani eski haşmetinden eser yokmuş gibi görünse de, rusya her zaman askeri bir süper güçtür. enerji yatakları açısından da dünyanın en zengin ülkelerinden biridir. hattâ bu durum o kadar aşikârdır ki, rusya bugün istesin bir sonraki kış mevsiminde tüm avrupa'yı dondurur ve ekonomisini tarumar eder. sırf bu yüzden almanya ve fransa önderliğindeki avrupa birliği, enerji konusunda rusya'ya olan bağımlılık durumlarını bitirmek için, nükleer teknolojide çağ atlayacakları projeler üzerinde çalışıyorlar.

türkiye'nin ise ne enerji, ne stratejik önem taşıyan ham maddeler, ne de teknoloji konusunda bağımsızlığı mevcuttur. daha becerip de, nükleer enerjiye bile intibak edemedik. tamamen milli imkânlar ile en az 20 adet nükleer santral inşâ etmediğimiz ve yeni nesil termonükleer teknolojileri yakalayamadığımız müddetçe, ömrübillah bağımsız ve güçlü bir ülke olamayız. o yüzden kendi gücümüzün farkında olalım ancak mübalağa yapma gafletine de düşmeyelim.

tarihte de osmanlı devleti de aynı hataları yapmıştır. hattâ 93 harbi olarak da telâkki edilen 1877-1878 osmanlı-rus harbi esnasında, tuna hattı komple çökünce rus ordusu iki koldan istanbul'a hücum etti ve osmanlı'nın her daim sahip olmak ile iftihar ettiği payitahtını düşürdü. başkent düştü ve padişah, ingiltere ve fransa ile haberleşmek için kaçtı. güvenli bir bölgeden iletişim kurduğu ingiltere'ye, kıbrıs'ı peşkeş çekerek, rusya'nın yıktığı devletini hayata döndürdü ve bir yarım asır daha hayatta kalma şansına malik oldu.

eğer 1878 tarihinde osmanlı imparatorluğu yıkılmış olsaydı, bugünkü türkiye cumhuriyeti de katiyyen olmazdı. çünkü mustafa kemal atatürk henüz dünyaya bile gelmemişti.

bir vatanımız elbette olurdu ancak anadolu'nun iç taraflarına sıkışıp kalırdık. bir daha katiyyen istanbul'u, ege ve akdeniz sahillerini rüyamızda göremezdik.

istanbul şehri rusya'nın olurdu. şehre vizesiz kimse giremezdi. bizans devri kilise ve manastırları tekrar inşâ edilir ve birçok cami ve mescit yıkılırdı.

o devrin katı ortodoks rusya'sı bunu yapardı. o kadar gözü dönmüş bir rusya vardı o dönemde.

hattâ istanbul'un göbeğine haç sembollü bir zafer anıtı da bina etmişlerdi. yıllar sonra rus ordusunun diktiği bu zafer anıtını mahmut şevket paşa ve emrindeki ittihat ve terakki fırkası subayları bomba ile havaya uçurarak imha etmişlerdi.