avrupailikten kastınızın ne olduğuna bağlı olarak değişecek tanım.
pek çoğumuz avrupai denildiğinde akla almanya'dan, isviçre'den görüntüler getiriyoruz oysa resmi olarak üç tane çölü bulunan ve yüzyıllarca arap egemenliğinde kalmış ispanya da avrupa, bir adaya hapsolmuş ve hafif tropik havası olan malta da avrupa, şehirlerinin çoğu minareleri çıkarırsanız tipik anadolu şehirlerinden farksız görünecek bulgaristan, romanya ve kimi balkan ülkeleri de avrupa, komünizmi ve işgalleri yaşamış, krakow gibi istisnai yerler dışında beton blokları oldukça fazla olan polonya da avrupa. avrupa dediğiniz kıta kuzeyinde fiyortlar, güney ucunda kaktüs olan bir yer arkadaşlar. tek bir avrupalılık yok ve türkiye avrupa'da mıdır değil midir tartışmalarında en çok gözardı edilen konu bu, türkiye'nin bir köyünü gidip alplerde heidi'nin köyü gibi yerlerle kıyaslarsanız elbette türkiye avrupa'da değil dersiniz.
bu uzunca girizgahtan sonra fikirlerimi sıralıyorum.
imparatorluk tarihi ve ticaret merkezi olan bir metropolse kasıt: istanbul, muadili roma, budapeşte ve lizbon olabilir.
yine ticaret yoğunluklu ama daha yerel bir liman kenti ise izmir, muadili ikizi gibi olan selanik ve biraz barselona.
çok kültürlü balkan şehirleriyse edirne, muadili sofya, saraybosna, plovdiv.
turizmin canlı olduğu bir akdeniz kentiyse antalya, muadili biraz nice ve monako, biraz dubrovnik.
soğuk, ortasından nehir geçen ve tramvayla ulaşım ve bisikletin yaygın olduğu daha kuzey tipi öğrenci kentleriyse eskişehir, muadilleri daha küçük balkan kentleri olsa da öykündükleri krakow, amsterdam ve kopenhag gibi kentler. türkiye'den pek çoğumuz bu tip öğrenci kentlerine erasmus'a gittiğimiz için avrupai kent denildiğinde aklımıza gelen örnek eskişehir oluyor.
yine soğuk, eski doğu bloku ülkesi başkenti tarzı ciddi bir yerse ankara, muadilleri biraz varşova ve tv kulesini de içeren bir zamanların doğu berlin'i.
bütün bunlar dışında çanakkale, çeşme, kaş, bodrum, marmaris gibi yunanistan ya da diğer pek çok akdeniz ülkesinde sırıtmayacak kıyı kentini ve safranbolu, amasya gibi tarihi korunmuş yerleri de çok rahat bu tanıma koyabileceğimizi ekleyeyim. bir de unutulmamalı ki avrupai kent derken genelde büyük topları düşünüyoruz, oysa tuna'nın doğusuna geçildiğinde şehirler ve özellikle köyler git gide türkiye'dekilere daha çok benzemeye başlıyor. gecekondu semtleri gibi sorunlar da pek çok doğu avrupa ülkesinde türkiye'deki kadar olmasa da banliyölerde kendini gösteriyor. bu avrupailik ya da orta doğululuktan ziyade ekonomik gelişmişlikle ilgili. örneğin dubai'de gecekondu semti yoktur ancak burası bir ortadoğu şehridir.
19.04.2020 · 5. sıra
le realisateur
18.04.2020 00:24 ~ 01:24