Sık geçen başlıklar

türkiye'de yaya geçidinde yol veren sürücü 3

ekşi'de gör
dubai, dublin, paris. çok konuşuruz oralardaki medeniyeti.
onlara ceza, ödül, sistem, kurallarla bu medeniyet oturmuştur.
bizim geride kaldığımız aşikar.
kimse de size ceza kesip, sistem koyup, yaz kış demeden kuralları uygulamaya niyeti yok. çünkü siz size 300 tl lik park cezası, yaya geçidi cezası yazana oy vermezsiniz. keçi kadar beyinle ancak kısasa kısas başka bir değerlendirme yok.
dolayısıyla medeniyeti istiyorsan medeni olacaksın. yaya geçidine yol vermeyi sen kendin isteyeceksin.
çocuğun, eşin, anan, baban için yaya geçidinde sen başkasının anasına yol vereceksin o da sıra gelince senin anana. toplumun istese de istemese de birbirine bağlı olduğunu kavrayacak, kimsenin değerinin diğerinden düşük olmadığı gibi yüksek de olmayacağını anlamış olmak, farkında olmak içinden gelecek mi? bu arada kalan zaman farkını medeniyet farkını ancak biz kendimiz istersek kapatacağız yoksa böyle anlatır durursun başka memleketlerin güzelliğini.
geçenlerde dubai'deydim. nüfusunun yarısı hintlilerden oluşuyor bildiğim ve gördüğüm kadarıyla. kalanı ya arap, ya bangladeşli, ya pakistanlı ya filipinli. hani geri kalmış medeniyetler topluluğu diye bildiğimiz memleketlerden.

yaya geçidine yaklaştığımı gören duruyor gören duruyor. gözlerime inanamadım. aslında normali bu. ama bu normal gözüme öyle medeni bir davranış gibi geldi ki.

geçenlerde pendik'teydim. yaya geçidinde beklerken ben bir araç duruverdi geçmem için. sonra arkadakiler tabi korna kıyamet. (içlerinden de küfür kıyamet olduğuna o kadar eminim ki.) yok baba yok, katı kurallar konması gerek, her yaya geçidine kamera gerek, ciddi yaptırımlar gerek. başka türlü bizim insanımız insan olmaz.
ben yol vermemelerini istiyorum. cunku biliyorum biri yol verse arkadan gelen orospu cocugu ya sollamaya cikacak ya da duran araca vuracak. o yuzden ben kendim gecerim bos bi anda kardesim, durmayin.