evlilik teklifi aldığım zaman eşime şunu söylemiştim. "bu yola iki kişi çıkıyoruz ne ben ailemi bu ilişkiye karıştırırım ne de sen karıştır. şu zamana kadar hiç büyük kavga yaşamadık aileler işin içine girince hep huzursuzluk çıkıyor bunu yaşamayalım" ama gelin görün ki öyle bir anne var ki başımızda evlerden ırak. ailem hem benim hem de abimin evlilik hayatlarında yapıcı olan taraftı hep. aman saygını bozma, evlilik stresinden olur böyle şeyler, sen alttan al kızım ilk defa çocuk evlendiriyorlar, alışma sürecindeler sakın bir şey deme diye diye şu ana geldik. ama öyle bir haksızlığa uğradım ki artık bu son diyorum. oğluyla tartışır faturası bana patlar çünkü ben ağaç kovuğunda yetiştim ya ben insan değilim. hep sessiz kaldım sözlük. durduk yere laf soktu, kalabalık ortamda laf çarptı, tavır yaptı, güya uyarıyırmuş gibi sert yaptı. nikahımdan 1 hafta önce "zaten boşanacaksınız, sen kocanın bize olan düşkünlüğünü sorun yapacaksın doğum haritanda öyle gözüküyor" dedi. en son hakaretler, belalar okudu, beni gördüğü yerde saçımı yolacakmış, ayrılacağımızı söylemiş yine sessiz kaldım ki eşim de daha fazla arada kalmasın çünkü bu hareketlerden dolayı hem üzülüyor hem utanıyor. artık bu haksızlığa dayanamıyorum. çünkü eşimle barışır barışmaz eşim bana köpek çekmeye başladı. artık hareketlerime tahammül etmeyecekmiş işime gelirseymiş. ödevini yaparken yardım ediyordum ve gereksiz yere yükseldi o bana yükselince ben de ona yükseldim. tahammül edemediği tavrım bu. çünkü analı oğullu sessiz kalmama çok alışmışlar ama bu devran böyle dönmeyecek. 30 yaşına gelip de hala annesinin fitnesiyle bana kötü davranıyorsa, uğradığım hakaretlerden dolayı bir özür diletemiyorsa ondan ne koca olur ne de baba. yol yakınken ben pes ediyorum artık. o kadını tanıdığım güne lanet olsun. burnunu bir an bile çıkarmadı ilişkimizden. şimdi istediği oldu alsın oğlunu ömür boyu koynunda yatırsın
Sık geçen başlıklar
türk kadınındaki kayınvalide düşmanlığının sebebi 3
ekşi'de görbende yok mesela. kadınlarda böyle bir düşmanlık varsa en büyük sebebi kayınvalidelerdir zaten.
biz ayrı şehirlerde yaşadığımız, senede en fazla 2-3hafta görüştüğümüz kayınvalidemle hiçbir sorun yaşamadan devam ediyoruz. demek ki uzak olmak güzel bir şey. fazla görüşsek belki böyle olmayız.
fakat mesela eşim, çok büyük bir rahatlıkla bütün telefon konuşmalarını hoparlörü açarak yapar, ailesinin bundan haberi olmaz, ben bir kere kayınvalidemden benimle ilgili yanlış bir ima bile duymadım. kadın sınırlarını o kadar iyi biliyor ki, o kadar saygılı ki. kendini inanılmaz mantıklı yetiştirmiş. benim de ona karşı bir hırsım yok doğal haliyle.
en büyük sorun sınırlarını bilmeyen, oğlunun kendi ailesi olduğunu kabul etmeyen annelerden kaynaklanıyor bence.
biz ayrı şehirlerde yaşadığımız, senede en fazla 2-3hafta görüştüğümüz kayınvalidemle hiçbir sorun yaşamadan devam ediyoruz. demek ki uzak olmak güzel bir şey. fazla görüşsek belki böyle olmayız.
fakat mesela eşim, çok büyük bir rahatlıkla bütün telefon konuşmalarını hoparlörü açarak yapar, ailesinin bundan haberi olmaz, ben bir kere kayınvalidemden benimle ilgili yanlış bir ima bile duymadım. kadın sınırlarını o kadar iyi biliyor ki, o kadar saygılı ki. kendini inanılmaz mantıklı yetiştirmiş. benim de ona karşı bir hırsım yok doğal haliyle.
en büyük sorun sınırlarını bilmeyen, oğlunun kendi ailesi olduğunu kabul etmeyen annelerden kaynaklanıyor bence.
evlerinde ilk kez misafiriz banyoya gireceğim baktım su kaynar “anne bu nasıl ılıştırılacak” dedim “ha ona öyle gir alışırsın kızım, soğuk suyu ben bilmiyorum” dedi. kendi evinde insan suyun yerini bilmez mi? öyle yıkanması imkansız o kadar sıcak, neyse kayınpederi bekledim ona sordum bana hemen diğer vananın yerini gösterdi. az aptal olsan kadın bildiğin haşlayacak.
yazlıkta 10 kişiye yemek yapıyorum, çocuk da 3 yaşında bahçede oynuyor, bi geldim mutfaktan ki açmış bahçe kapısını gitmiş. “anne gördün mü oğlanı” “yok ben gazete okuyorum senin çocuğun ya dikkat etmedim” dedi.
kendi düğünümde şarkı söyledim ben, bir gün tv da müzik programı izliyoruz. “senin sesin nasıldır” dedi bana. “anne düğünde söyledim ya nasıldı” dedim “ne bileyim iyi olsa aklımda kalırdı kötü olsa da kalırdı demek ki vasatmış” dedi.
oturuyoruz yan yana birden işaret parmağıyla sırtımı dürttü, ne oldu anne dedim hayırdır, “kıyafet mi katlanmış yoksa etin mi taşmış ona baktım, etin taşmış” dedi.
daha bunlar gibi onlarca say say bitmez.
vicdan yok, sınır yok, şefkat yok.
değil kayınvalide evlat olsa sevilmez.
yazlıkta 10 kişiye yemek yapıyorum, çocuk da 3 yaşında bahçede oynuyor, bi geldim mutfaktan ki açmış bahçe kapısını gitmiş. “anne gördün mü oğlanı” “yok ben gazete okuyorum senin çocuğun ya dikkat etmedim” dedi.
kendi düğünümde şarkı söyledim ben, bir gün tv da müzik programı izliyoruz. “senin sesin nasıldır” dedi bana. “anne düğünde söyledim ya nasıldı” dedim “ne bileyim iyi olsa aklımda kalırdı kötü olsa da kalırdı demek ki vasatmış” dedi.
oturuyoruz yan yana birden işaret parmağıyla sırtımı dürttü, ne oldu anne dedim hayırdır, “kıyafet mi katlanmış yoksa etin mi taşmış ona baktım, etin taşmış” dedi.
daha bunlar gibi onlarca say say bitmez.
vicdan yok, sınır yok, şefkat yok.
değil kayınvalide evlat olsa sevilmez.