yine söylüyorum türkiye cumhuriyeti için gelecekteki en büyük tehdit budur şu anda.
ülkemiz zaten jeopolitik konumu itibariyle diken üstünde. çok değil daha 100 yıl önce bir kurtuluş savaşı verdi bu ülke ve dünyanın gidişatına bakarak söyleyebiliriz ki her an yine böyle bir mücadeleye hazır olmalı ülkemiz.
lâkin ülkenin demografik yapısı değişiyor, daha da değişecek. burada bizi hemen ırkçı ilan eden bir gürûh var ama ortada da gerçekler var.
kendi ülkesi için savaşmayan, kendi ülkesine dönme hayalleri kurmak yerine başka bir ülkede üstelik onca geçim sıkıntısına rağmen çoluk çocuğa karışan insanlar var.
bakın, yarın bir gün bir milli mücadele daha vermek zorunda kalır isek bu insanlar türkiye cumhuriyeti için savaşacaklar mı sizce?
bugün avrupa bu kişilere " bırakın türkiye'yi bize gelin " dese hiçbiri durmaz burada.
işte vakti gelince yine bu sözlere kanıp türkiye cumhuriyeti'ni sırtından vurabilecek milyonlarca insanı kendi ellerimizle var ediyoruz ülkemizde.
çok pişman olacağız çok.
hadi savaş vs. durumları boşverelim ve güncel durumu konuşalım desek yine hata var ortada.
senin ülkende türk, kürt, laz vs. fark etmeksizin bu ülkenin vatandaşı olan ama işsizlikle boğuşan gençler devlete borçlandırılıp tedavi edilmemekle tehdit edilirken bu insanlar zaten herhangi bir resmî vatandaşlıkları da bulunmadığından diledikleri gibi hastanelerde cirit atabiliyorlar.
" biz ne yapıyoruz? " diye sormamız gerekiyor artık.
28.12.2020 · 18. sıra
passenger28
27.12.2020 09:56 ~ 10:27