80 öncesi çatışmalardı toplumsal kaostu falan korku filmi müziğiyle poster poster gösterilip siyasete dahil olmak acayip marjinalleştirildi, sokaktan kampüsten el etek çektirildi. kitleler sanki kahvede barda konuşmak ve seçim günü gidip oy vermek dışında siyasete dair her eylem bir tabuymuş, sanki bi çeşit macera arayışıymış gibi apolitize olurken beri yandan stk'lar eritildi ufalandı yolları tıkandı, sendikaların içi boşaltıldı, kitaplar dergiler gazeteler tv kanalları yasaklandı kapatıldı hayvan gibi düzenlendi, partiler kapatıldı, liseler üniversiteler muma çevrildi, gazeteciler hapse tıkıldı havaya uçuruldu… tabularımız dokunulmazlarımız hep vardı zaten de son 10 yılda iyice paranoyaklaşan şekilde 32 farklı yönden onu sorarsan terörist, bunu dersen darbeci, şunu sorgularsan pkk'li bunu ima edersen çlk'lı diye diye diken üstüne dikenli tel örüldü, bir tabuya basmadan bir şeyi konuşmak tartışmak imkansız hale geldi. gide gide artık kimlerin siyaset konuşabileceği, nerde ne zaman konuşabileceği, hangi sınırlar içinde nasıl konuşabileceği de sıkı sıkıya belirlendi tanımlandı döve döve. bu arada “demokratik haklarımız” seçimden seçime gidip uyuşturulmuş beyinlerimizle bize sunulan partilerden birine oy basıp dönmeye kadar indirgenmişti artık. kendi kendimizi de gayet güzel kandırıyorduk demokrasi var, oy veriyoz biz seçiyoz falan diye. demokrasinin olsa olsa %5'i seçimde gidip oy vermekti aslında, kaybettiğimiz %95 mekanizmadan haberimiz bile yoktu. zaten o son %5'e de göz diktiler artık, artık o bile topun ucunda.
sitedyumlar siyeset yeri midir… markette aldığın süte bak. içindeki maddeler siyaset. üzerindeki fiyat siyaset. kasada üstüne ödediğin vergi siyaset. dışındaki ambalajın üretim standardı siyaset. sütü koyduğun poşetin hammadesi siyaset. cüzdanından çıkardığın kartın güvenliği güvenirliği gecikme faizi siyaset. marketten çıkınca bindiğin otobüs, güzergahı kalabalıklığı koltuk aralığı siyaset. otobüsten inip eve yürürken bastığın kaldırım, yoldaki çukur, yanda çalışan greyder, siyaset. girdiğin evin kirası, çatısındaki kiremit sayısı, alt kattaki su vanasının markası, siyaset. sıradaki deprem sel toprak kaymasında hayatta kalıp kalmayacağın var ya mesela, siyaset. televizyonda izleyebildiğin kanal -izin verilmeyenlerden haberin yok-, o kanaldaki haber -yayınlanmayanlardan haberin yok- siyaset. yanda ödev yapan çocuğunun gidebildiği okul, siyaset. öğretmeninin o gün ona öğrettiği konu, siyaset. çocuğunun o okulu bitirince sonrasında gidebileceği tüm okulları, o okullardan çıkınca edinebileceği mesleği, kaç yılda ne maaşla iş bulabileceğini, oturacağı evi, ve hatta çocuğunun kaç çocuğu olacağını, o çocukların seçebilecekleri meslekleri dahi bugünden belirleyen, siyaset.
partiler değişir anap gider dyp gelir, o gider akp gelir, o gider chp gelir php gelir c3po gelir durum değişmez. hani demin bi süt almıştın ya? o sütün yanında 5 tane kremalı bisküvi yiyip yiyemeyeceğini bile belirleyen şey siyaset. sen 7/24, 60 yıl boyunca, burnundan topuğuna kadar, birilerinin senin adına yaptığı siyasetin içinde yaşıyorsun. 4-5 yılda bir gidip bi kağıda tek damga basıp eve dönmekle bu kadar siyasete yön verebileceğini düşünüyorsan yine sen bilirsin.
01.03.2023 · 28. sıra
3141592653
28.02.2023 01:28