Sık geçen başlıklar

sevgilinin geçmişini kurcalamak 4

ekşi'de gör
özgüveni sikime taşşağıma sürdüm gelin alın. ve meraklanmayın siz geçmişi kurcalamasanız da geçmiş sizi bir güzel kurcalıyor.
kurcalanır arkadaşlar bal gibi kurcalanır. eğer ki ciddi düşündüğünüz biriyse ne oldu ne bitti neden oldu öğrenmek en doğal hakkınız. bakın yargılamak demiyorum öğrenmek hakkınız. öğreneceksiniz ki icabında en baştan size uymuyorsa yolları ayırabilin. tabi ki onun da sizinkini öğrenmek en doğal hakkı.

çok fazla erkekle birlikte olmuş bir kadından iyi bir partner, iyi bir eş olmaz, hele hele bu ilişkilerin detaylarını bilmiyorken hiç olmaz. bu düşünce erkeğe kodlanmış bir evrimsel içgüdüdür. size "kadının geçmişi önemli değil, onu her şekilde kabul etmelisiniz" diyenler sizin beyninizi yıkamaya çalışanlardır. binlerce senelik evrimsel erkeklik içgüdünüze karşı gelemezsiniz, geldiğinizi zannedersiniz ancak içten içe kendinizi çürütürsünüz ve bir yerde patlarsınız.

karar sizin.
an itibarıyla taze bir ayrılığa sebep olan eylemdir. ha, pişman mıyım? asla!

burada kimsenin yaşanmışlıklarını, cinsel hayatını sorgulamıyorum. kimi makul karşılar, kimi bana uymaz der. fakat erkek-kadın fark etmeksizin iki tarafın da birbirine karşı bir sorumluluğu varsa o da dürüst olmak'tır. ve bu kurcalama da biraz mantıklı gerçekleşirse bu hakikate aslanlar gibi ışık tutar.

anlatayım...

ben bu bu başlığa yazmadan önce bütün erkeklerle arkadaş olan kız, erkeksiz yapamayan kadın, sürekli sevgili değiştiren türk kızı , ilgi manyağı kadın gibi başlıklarda gezindim durdum. ''ulan çok mı kıskancım?, kıza çok mu yükleniyorum? sağlıklı düşünemiyor muyum? bir de günahına girmeyelim'' diye debelendim. kendimi duygularıma yabancılaştırarak sizlerin de sayfa sayfa görüş ve deneyimlerine dikkat kesilip, o; hiç dile dile getirilemeyen hakikati bulmak adına kendini paraladım. sonuç: mide krampları...

çok kafa ütülemeyi sevmem, burada bir çözüm de aramıyorum fakat reel hayatta bunu paylaşabileceğim gerçek bir dosta sahip olmadığımdan buraya dökeceğim derdimi. konuyla ilgili görüşleriniz - -şahsıma ağır eleştiri içerse de - benim için kıymetlidir. eksik olmayın.

iki ay önce başlayan ilişki süresince önüne geçemediğim kıskançlığıma ve güvensizliğime mahal vermemek, sizlerin de burada sürekli bahsettiği sevmek-sevilmek kavramını esas alıp güzel vakit geçirmek ve hatta icabında nikah masasına varacak bir ciddiyetle çıktım yola. tabi tutamadım yine kendimi. başladım çevresindeki erkekleri sorgulamaya.

tanıştığımızın konser alanında grup arkadaşlarıyla gelen sevgilime(!) sürekli yanında gördüğüm tipsiz erkek kim diye sorduğumda '' en yakın arkadaşım, onun arabasıyla beraber geldik'' dedi. eyvallah dedim. erkek cok yakışıklı olmadığından aralarında bir şeyler olduğuna ihtimal vermedim. sonrasında konuyu biraz kazımaya başladığımda erkeğin kendisine ilgisi oldugunu doğruladı. -daha dogrusu dogrulamak zorunda kaldı. benimle sevgili olduktan sonra da araya mesafe koyduğunu ve lavugun kendisine trip attığını belirtti. aralarındaki tek münasebet bir kez çalıştıgı yere öğle yemeğine gelip birlikte yemek yemeleriymiş, arkadaşça.... neyse.

tabi buradan başlayan şüphecilikle instagram'ın da gücüne dayanarak şöyle bir takipçi listesine göz gezdirdim.

2. olayda: antalya'da memur olan uzun süreli ''erkek arkadaşının'' diğer kız arkadaşıyla çıktığı bir tatilde kendilerine ücretsiz lojman-kamp yeri ayarladığından bahsetti. aralarında bir şey olmadıgında diretti. ''sadece arkadaşım'' diye ekledi. sonra whatsapp'tan söz konusu arkadaşa ''lojmanın yeri neresiydi, erkek arkadşaımla gidicez'' dediğinde o iyi arkadaş ''hatırlamıyorum'' diye geçiştirdi. neyse... - memur olan arkadaşlar uyarsın bu sayfiye yerlerinde memurların istediği kişiye beleş tatil için yer ayarlama durumu var mıdır , merak ettim?-

3. olayda yine bir instagram arkadaşının her fotoğrafı düzenli bir şekilde beğenmesinden şüphelenildi. kendininin kurstan arkadaşı oldugunu, gruptan sohbet dışında bir yakınlığı olmadığı belirtildi. biraz sorgulayınca kendisinin subay olduğunu ve bulunduğu şehire geldiğinde bir iki kez buluşup birlikte bara gidildiği bilgisine ulaşıldı bu ''arkadaşın''... asla, cinsel bir yakınlaşma olmadığında diretildi.

4. olayda, pandemi döneminde gittiği tenis kursunda hocasıyla eğlenceli videolardan bir kesite ulaşıldı. soruldugunda ^aramızda bir şey olmadı, iyi vakit geçiriyorduk'' , saddece arkadaşımdı. diye ekledi. biraz bastırınca bu arkadaş denen tenis hocasının sonrasında kendisine açıldığını belirtti. cocugun tipi de fena değil. ama ne hikmetse buna olumsuz cevap verdiğini söyledi. bu şahıs da hala instagram'da bulunuyordu.... kendisiyle bir yakışma olmadığında diretildi...

ayrıca instagram'ında tekne turuna çıktığı kaptan cocuğun hala var olması, iki adet samimi çocukluk arkadaşı da son derece gereksiz bir biçimde aslanlar gibi duruyor olması gözlerden kaçmıyordu.

tüm bu süreçte gözlemlediğim erkeklere yakınlık ve ilgiyi sevme hali, aile baskısının olmaması; ve sorulduğunda ''şu ana kadar 8 sevgilim oldu, onlarla da baş başa kalmadım. öpüşme sevişme klasik şeyler oldu ama cinsel birliktelik olmadı diye de bastıra bastıra söyledi. ve tabii sürekli dile getirdiği: ''hiçbirini senin gibi sevmedim'' iddiası.

ve kilit nokta geliyor: neden bu kadar çok erkekle arkadaşsın, neden ilişkilerin kısa süreli ve ?

''ne yapayım insanları seçemiyorsam, olmuyor... kötü bir şey yaptığımı düşünmorum. ayrıca bunların tamamı senden önceydi '' şeklinde bir izahat.

hasılı kelam bugün kendisini terk ettim. bu hafif meşrebliği kabul edemeyeceğimi, gelecek üzerine güven vermediğini belirttim. çok üzüldü. ağlamalar, zırlamalar. kolay atlatabileceğini de düşünmüyoruz karşılıklı olarak.

ben tarafında vicdanım rahat; en azından dürüst davrandığımı düşünüyorum. tüm bunları görmezden gelip, hoş vakit geçirmek, kendisini cinsel olarak kullanıp sıkıldığımda bırakmak gibi basitlikler yapmadan çıkıp gidiyorum. ve son sözüm size sevgili kadınlar:

toplum nazarında sürekli hedefe koyduğunuz, kalpsizlikle, menfaatle, sadece cinsellik'' şeklinde değerlendirdiğiniz erkeklerin de mağdur olabileceğini, kalbinin kırılabileceğini bilin istiyorum.

bilin de ''geçmişim önemli değil'' diyerek hakikatı doğru insanlardan gizleme ahlaksızlığını yapmayın. tavsiyem; kaybedeceğiniz ne olursun olsun, açık sözlü ve dürüst olun.
çok sakat bir olaydır. bir yandan çok merak edersin, bir yandan da öğrendikçe sinirlenirsin. en iyisi merakla yaşamak galiba.