benim en kötü yatırımım dost sandığım insana olan yatırımım. zamanında en yakın sandığım dostuma verdiğim 50 küsür bin lira borç para (o zaman ki kurla yaklaşık 10 bin dolar).
benden bu parayı isterken yeri geldi annesinin intihar edeceğini söyledi, yeri geldi kendi parasını yan kesicilere kaptırdığını söyledi, yeri geldi kendisi intihar edeceğini ve bu hayatı artık kaldıramayacağını söyleyerek çeşitli bahanelerle benden borç paralar istedi. ben de salak gibi tramvatik anlarda para istediği için vicdan yapıp gönderdim. sonra bana olan borcu baki dururken bu yavşak kız arkadaşıyla evlenme kararı aldı. ayrıca ben bu şahsın yazılımcı olması için elimden gelen her türlü desteği sağladım. fizik mezunu bir adamdan yazılımcı çıkardım. tam bir sene bu şahsiyetsize maddi manevi destek oldum. hani derler yaa acıma yetime döner koyar götüne işte o hesap bu karaktersizde bana olan borcunu ömrünün sonuna kadar unutmayacağını söyleyip söyleyip benim ona olan güvenimi suistimal etti. aradan geçen süre sonunda iş buldu ki bulmasına çok yardım ettim ve cv sinde hep ben referans oldum.
ne zaman ki verdiğim borcu istemeye geldi mesele işte o zaman tavrı değişmeye başladı ve durumunun olmadığına getirdi konuyu hep ama durumunun müsait olduğu ilk anda ödeyeceğini söyleyip durdu. bir istedim aynı bahane aradan 4 ay geçti iki istedim aynı bahane. kardeşimi devreye soktum üçüncüde kendim istersem ağır konuşurum diye. ona da durumunun olmadığını ve ödemeyecek olsa telefonlara çıkmayacağını söylerekten iyice beni hayal kırıklığına sürükledi. aradan iki ay geçti ki taakkk babası oğlunun düğün davetiyesini yolladı bana. orda şarteller attı bende. bu haysiyetsize harcamış olduğum maddi manevi emeklerim gözlerimin önünden geçti. nasıl olurdu lan insan kardeşim dediği bir kişiye,ona en ufak bir zararı bile dokunmamış bir insana, hep yarar sağlamış bir insana bunu nasıl yapardı. insanoğlunun çiğ süt emdiğini hayat bana çok güzel hissettirdi o an. daha iki ay öncesine kadar durumu olmayan şahış şimdi ev kurma planı yapabiliyordu.
babasını aradım. anlattım herşeyi. yaşadığı şoklar sonrası inan hiç haberim yoktu olan bitenden diyerek sürekli meseleyi geçiştirdi durdu. bilsem burnundan getirir sana olan borcunu köpek gibi ödetirdim dedi. ben de düğününü sabote etmemek için düğünden sonra bu meseleyi onunla konuşması için babasından rica ettim. kendisi de biliyordu hiç babalık yapmadığını ve oğluna para göndermediğini ve hep benim ona destek olduğumu. ne mi oldu? bikaç hafta sonra babası facebooktan beni engelledi. görsen her postu ahlak ve doğrulukla dolu bu adam beni arkadaş listesinden engelledi. ki kaldı ki bunlar zamanında ticaret yaparken çok büyük haksızlığa uğruyorlar ve birileri bunların iş yerine haksız hukuksuz yere çöktüğü için söz de kul hakkını ve haksızlığı çok iyi bildiklerini iddia ediyorlar.
tabi bu olayı da görünce dedim sikerler at üçüncü mesajı da. yazdım karaktersize ağzıma gelen herşeyi. karaktersizliğini, bencilliğini, dolandırıcılığını aklınıza gelecek herşeyi. en sonunda da belirttim bu işin bu şekilde bitmeyeceği ve kazansamda kaybetsemde kesinlikle mahkemede hesaplaşacağımızı ve de ona icra davası açacağımı. tabi attığım en son ki whatsapp mesajından sonra bi engelde bu karaktersizden yedim. bana icra takibi açmak dışında bir yol bırakmamıştı. neyseki benden istediği her borç whatsapta kayıtlıydı ve ben de her transfer yapışımda banka dekontlarını ona geri cevap olarak gönderiyordum. bazı dekontlarım açıklamasız bazıları açıklamalıydı. borç verdiğimi yazan açıklamalar olduğu gibi bana olan toplam borcunu gönderdiğim ve de onun kabul ettiği bütün yazışmalar elimdeydi.
icra takibi başlattım tabi. takibin kesinleşmesini bekliyorum. yasal takibin kesinleşmesine bikaç gün kala şakk avukatım aradı karşı taraf borca itiraz etmiş diye. hobbaaa! ulan dedim bi insan bu kadar karaktersiz ol-ma-ma-lı!!! dedim avukata hemen itirazın iptali davası açıyoruz. belli ki bu haysiyetsiz bizi uğraştıracak. açtık davamızı delillerimizi sunduk. banka dekontlarını, whatsapp yazışmalarını herşeyi sunduk mahkemeye. karşı savunma geldi. kendiside bulmuş bi avukat. sunduğumuz whatsapp kayıtları sahteymiş ve de bunları üretmek çok kolaymış ve de böyle yazışmalar aslında hiç gerçekleşmemiş. hesabına yaptığım para transferleri de benim ona borcummuş. içinde borç verdiğime dair açıklama dekontu bulunan banka dekontuda dahil. ulan dedim karşı tarafın savunmasından sonra: "gerçekten herşey yalan". tam bi menfaat dünyasında yaşıyoruz. artık açıktan yalan bile söyleyebiliyor insanlar ve kötülük yapabiliyorlar onca iyilik gördüğü insanlara bile. devir olmuş nankörlük devri.
neyse süreç devam ediyor. başta da dediğim gibi ben hakkımı öteki tarafa bırakmak istemedim. kanunlar hukuk ne derse ona razı olacağız. ama vicdanım bu olaydan sonra inanılmaz rahat. sadece bu hikayeden çıkarılması gereken ders siz siz olun kimseye güvenmeyin. borç verdiğiniz kişiye sınırsız kredi açmayın. aldığı borcu ödemeden bir yenisini asla vermeyin. para meselesi çok dostluklar ilişkiler bitiriyor malesef. bir tek günün sonunda insanların senin yanında paran için mi yoksa insanlığın için mi durduklarını anlaması çok koyuyor insana ama bunu da bazen acı tecrübeyle yaşamak gerekiyormuş.
05.09.2021 · 21. sıra
jesuschrisa
04.09.2021 04:36 ~ 04:47