malumunuz, dün yapılan kabine toplantısı sonrası pandemi ile mücadele kapsamında yasaklar tekrar başladı. kimileri bu kararı yerinde kimileri de yanlış buluyor. bense haksız ve adaletsiz, yanlış ve eksik buluyorum. salgın yayılmasın diye haftasonları yasak olacak, kafeler, restoranlar kapatılacak ama ramazanda her akşam camiler teravih namazında tıklım tıklım olacak. ramazanın ilk cuması, son teravih, ilk teravih denilerek bazı günlerde bu kalabalık daha da artacak, ama oralarda kovid yayılmayacak öyle mi? bu nasıl bir pandemi ile mücadele anlayışı aklım almıyor.
kimsenin ibadetine bir şey dediğim yok, herkesin dünya görüşünce, dilediğince yaşaması ve buna devlet de dahil kimsenin müdahale etmemesi taraftarıyım ama, madem bu illetin yayılmasını durduramıyoruz o zaman önünü almak için herkes fedakarlık yapsın, tıka basa dolu camilerde kılınacak namazlar ile restoranlarda açılacak oruç arasında fark yok. bu yüzden ramazan ayında ibadethaneler de kapatılsın.
t: yeniden pik yapan kovide karşı mantıklı bir kampanya.
edit: aslında hiç editlemeyi düşünmüyordum ama bol miktarda "siz yazın bodrumda discolarda, kışın kayak merkezlerinde, barlarda, pavyonlarda, alemlerde, içki masalarında eller havaya, enseye tokat göte parmak yaparken iyiydi" mesajı üzerine şart oldu.
önce şu görsele bak;
görsel
bak o resimde gördüğün, benim bir yılı aşkın süredir soğuk, yağmur, kar demeden giydiğim, daha doğrusu yenisini alamadığım için giymek zorunda olduğum ayakkabım. yenisini alamadım çünkü kafe& restoran çalışanıyım, yenisini alamadım çünkü son bir senenin üçte birini işsiz (işten çıkartmalar yasaklanmadan çıkartıldım), üçte birini işim olduğu halde devlet tarafından çalıştığım yer kapatılarak yine işsiz (kçö şartlarına uymadığım gerekçesi ile devlet desteği yada bir ödenek almadan) geçirdim. yenisini alamadım çünkü çalıştığım dönemde kazandığım para ile temel ihtiyaçları karşılamak ve ailemi geçindirmek için mücadele ettim. tam sıkıntılar bitecek diye düşünmeye başlarken şimdi yeniden çalıştığım sektör kapatılıyor. ben hayatta kalabilmek için, ailemi geçindirmek için çalışamayacaksam sen de ibadet etmek için camiye, kiliseye, sinagoga, cem evine v.b. gitmeyecek ve ibadetini evinde yapacaksın ki ben de sizin samimiyetinize inanayım, bugünleri hep beraber aştık diyebileyim, rte'nin biraz fedakarlık yapacağız derken sadece beni değil herkesi kast ettiğini düşüneyim.
şu saatten sonra da bana halen "siz gezerken, tozarken, yerken, içerken, şıçarken biz cumaya gidemedik" diye mesaj atmaya devam edersen o görselde gördüğün ayakkabıyı içinde ayağım olduğu halde münasip bir yerine monte ederim (46 numara ve taraklı olduğunu da ayrıca belirteyim) bilmiş ol.
yağmur gibi gelen ayakkabı mesajları sonrası zorunlu ayakkabı editi: sevgili ekşi sözlük ailesi, güzel insanlar, bir çoğunuz yardım mesajı attı ama inanın o görseli böyle bir sebepten paylaşmadım. sadece mesaj kutumu abuk ve de sabuk mesajlar ile yeşillendiren, her şeye muktedir, her şeyi bilen ahkam kesicilere sinirlendim. yardım teklif eden tüm dostlara teşekkür ederim, bir süre daha idare ederim diye düşünüyorum. yaptığınız samimi ve içten yardım teklifleriniz günümü güzelleştirmeye, bu platformda güzel yürekli insanların olduğunu tekrar hatırlatmaya yetti. iyi ki varsınız.
31.03.2021 · 42. sıra
bufi
30.03.2021 07:50 ~ 11:41