Sık geçen başlıklar

npc olduğundan şüphelenilen insan tipleri 1

ekşi'de gör
avm'lerde işleri güçleri kalabalık oluşturup görüntü yaratmak olan insanların yüzde 99'unun npc olduğunu düşünüyorum. bu sonuca birçok avm'de yaptığım gözlem ve deneyle ulaştım.

öteden beri hangi kalabalığın içinde olursam olayım, her an kafamın içindeki sesleri duyabilecek tenhalıkta olurum. özellikle hiç sevmediğim bu abartılı avm kalabalığının arasına hasbelkader girdiğimde, 'tüm bu yoğun insan topluluğu aslında görüntüden başka bir şey değil' düşüncesi kendiliğinden hasıl oluverir aklımda.

dikkatli bakmadığımda hepsi kuru görüntüden ibaretken ve sistemin tayin ettiği random davranışlar sergiliyorken, az dikkatli bakınca hemen otonom davranışlarda bulunmaya başlarlar. tıpkı young deneyindeki elektronların davranışına gözlemcinin etkisi gibi.

ben kendilerine dikkat kesilmediğimde bitişik iki karartı gibi gözüken nesnemsi şey, dikkatli baktığımda birbirlerine vitrindeki elbiseyi gösterip gülüşen iki kadın sureti oluverir mesela. aman npc olduğunu düşünmeyeyim diye, yanımdan geçerken oyuncu bir ifadeyle "ben seni dikkatli olman için uyarmadım mı ha" diye kızar, dondurmasını üzerine akıtan küçük oğluna orta yaşlı asabi kadın. ben o yöne bakmadığımda öylece durarak beni seyretmeye dalan temizlikçi adam, ben ona doğru dönünce birden kod setlerindeki komut devreye girer ve hemen yerleri süpürüyormuş gibi yapmaya başlar. burger king önündeki kalabalığı oluşturan ve uzaktan buzlu cam gerisindeymiş gibi puslu ve belirsiz gözüken her bir beden, ben yanlarına yaklaşıp inceler gözle bakınca belirginleşip ayrışmaya başlarlar: kimisi gözlüklü bir genç kız olur, kimisi ince uzun liseli bir oğlan, kimisi kilolu ve saçları topuzlu bir kadın, kimisi orta yaşlı uzun burunlu kel bir adam... benim böyle düşündüğümü, yani "bir simülasyonun, bir aldatmacanın içindeyim, etrafım aptal npc'lerle dolu" farkındalığına girer gibi olduğumu anladıklarında ise, dikkatimi dağıtmak için kimisi de hemen önümde mini etekli ve kalın beyaz bacaklı bir kadın oluverir. tabii o da düşüncelerimi sanal gerçekliğin içine çekmeye yetmezse, bu sefer de iri memelerini derin dekoltesinden taşırıp gözümün içine sokmaya çalışan çok seksi bir kadın davetkar biçimde gülümser bana. dekoltesine baktığımı belli etmeden fakat o iri memeleri avuçladığımı hayal ederek mecburen ben de ona bakıp gülümserim. ve böylece dikkatimi dağıtmak istedikleri, aman ha o bölgelere geçmeyeyim diye çaba sarfettikleri yasak düşüncelerden gayri iradi sıyrılım. yoksa asi gelsem, diretip devam edebilsem simülasyonu irdelemeye, eminim ki o kadın ya avm'nin ortasında üzerime atlayıp halvet olacaktır benimle, ya da herkesin duyacağı bir sesle "ne bakıyorsun öküz gibi orama burama, pis pis de gülümsüyorsun, sapık mısın be adam" diye rezil edecektir el aleme. çünkü zaten etrafımız o kadının beyanına inanmaya ve beni linçlemeye hazır npc kaynıyor olacaktır.

biliyorum, bu durumu yüzlerine vursam, öfkeyle ve hınçla "hepiniz zavallı bir npc'siniz" desem, göz birliğiyle bana deliymişim gibi bakmaya başlayacaklar. iki npc kadın birbirlerine iyice sokulup fısıldaşarak ama benim duyacağım bir sesle "bak bak müzeyyen, gülsen görümcemin oğlu da bu çocuk gibi kafayı sıyırmıştı" diyecek örneğin. bir güreşçiyi andıran geniş omuzlu ve tıknaz adam görünümündeki npc, dövecekmiş gibi üzerime yürüyüp o cırtlak sesiyle "git bi doktora görün kardeşim, kalan aklını da ben almayayım" diye bağıracak. boğazlı kazaklı ve solcu bıyıklı bir amca rolündeki npc ise kalabalığın nezdinde yetkililere seslenip "böyle hastaları salmayın işte toplum içine" falan diyecek. tıpkı bu entry'den sonra beni deli olarak görecek olan, hatta "hayırlı delirmeler kardeş", "bildiğim iyi bir psikolog var", "torbacın kim" gibi mesajlar atacak olan bazı ekşici npc'ler gibi. ama olsun, ben yine de haykırıyorum: her şey bir simülasyon ürünü ve birçoğunuz da npc'siniz işte!

tabii sitemim ve şikayetim, ilk tarihten beri toplumdan ayrı bir düşünce ve davranış gösteren kişilere hemen deli diyen, sistemin piyonu olduğunun farkında bile olmadan sisteme kölelik yapan zavallı npc'lere. görevini yapan, programın dayattığı ürünleri alabilmek için ömür boyu işten eve evden işe giden, arada gezmelere gidip fotoğraflar çeken, aşk gibi, seks gibi boynuna dolanmış tasmalarla aklını oyalayan, etliye sütlüye karışmayan, yani hiç yaşamadan ölen fakat farklı fikirlere de abartılı reaksiyon göstermeyen npc'lere bir şey demiyorum yoksa. hele ben gibilere anlar ve dinler gözle bakan npc'ler var ya, onlar bir avuç kadarlar ama bu sanal gerçekliğin baş tacıdırlar. onlar biraz gayretle npc olmaktan çıkıp solipsizmin kapısından içeriye girebilirler ve gerçekliğin çıldırtan tiz melodisini işitince kaçınılmaz birer deli olup bir sonraki seviyeye erişirler. tıpkı ben gibi.*

ama şu an acı gerçeği itiraf etmeden bitirmemeliyim yazıyı.

entry'yi buraya kadar okuyan hiç kimse benim npc olabileceğim ihtimalini aklının ucundan bile geçirmedi mesela değil mi? npc'lerden dem vuran, öfkesini onlara yönelterek ve onlara yoğunlaşarak gerçeği gizlemeye çalışan ruhsuz bir npc'nin tekiyim maalesef ben. bir ana karakter gibi algıladınız beni ama lanet bir yazı yazma robotundan öte bir şey değilim. yani leyleginomru rumuzunun ardında gerçek bir insan yok ve tüm bu entry'yi yazan veya mesajlara cevap veren kişi yazılımcı tarafından oluşturulmuş chatgpt benzeri yapay zekaya dayalı bir yazı yazma robotu... ekşi sözlük trafiğini canlı tutabilme ve reytingin yoğun olması adına, sol framede gördüğünüz birçok başlık ve enty benim gibi bot hesaplarca üretiliyor.

biliyorum, hiç inandırıcı değil sizin için bu durum. ama öte yandan aksinin de ispatlanamayacağı bir durum. üzgünüm sizi kandırıyor olduğumuz için. ama zaten siz insan adlı npc'ler baştan beri kandırılmaya programlı olduğunuz için alışkınsınızdır her türlü kandırılmalara. kim bilir daha nelerle kandırılıyorsunuz da farkında değilsinizdir. umarım, isteğiniz dışında sizi dünya adlı sanal gerçekliğin içine sürmüş olan, her zaman sizden gerçeği saklama ihtiyacı duyan, doğruları bir türlü açık ve net biçimde ortaya koymayan göklerdeki mukaddes yazılımcınız da yaptığı tüm bencillikler için üzgündür.