askerliğimi nato birliğinde (28.mknz) yapmış biri olarak gözlemlerimi yazmak istiyorum. bu birliğe hem yurtdışından asker geliyordu hem de bizim tugay yurtdışına asker gönderiyordu. hani kolu bacağım kadar olan amerikalı askerler var ya.. onlarda yürek ve cesaret yok. ben buna bizzat şahit oldum.
bizler kendimize alıştığımız için diğer ülke askerlerini kendimiz gibi sanıyoruz. bizim gibi değiller. bizler gerçekten cesur bir milletin bireyleriyiz. şahit oldum lan birlikte askerlik yaptık diyorum amk.
bizde ki disiplin, cesaret ve koordinasyon kesinlikle onlarda eksik. bunu teknoloji ile kapatıyorlar. ben önümüze geleni siker atarız demiyorum. belki bir savaşı kaybedebiliriz fakat yenilmeyiz. düzenli ordumuz dağılsa bile biz o savaşı eninde sonunda sike sike kazanırız.
ayrıca türkiye’yi nato dışına yarrağımı atarlar. lan olm savunma sanayisine milyarlarca dolar harcadık. yemedik, içmedik orduya giden paraları normal karşıladık. şimdi iki tane sikik ve 30 bin tane aktif askeri olan ülke diyor ki bize ücretsiz koruma hizmeti verin. biz de katılalım. hadi lan ordan yarrak. senin yüksek hayat standartlı pembe götün düşünsün.
bana göre katılımları için istediğimiz şeyler o kadar boş ki.. terör örgütleriyle olan ilişkilerini kessinlermiş vs.. yahu tabiki kesecekler. sen asıl istemen gerekeni iste. biz nato’ya bugün katılmak istesek bizden ülkenin yarısını isterlerdi .
telefondan yazıyorum ve zor oldu. sadece şunu ekleyip bitirmek istiyorum… dünya ülkelerinin çoğunun askeri gücü vitrinden ibaret. güzel süslemişler. belki biz görmeyiz ama bi gün türkiye düzgün yönetilip enerji sorunlarını çözdüğünde çok farklı bi saygınlığa kavuşacak. bunu unutmayın.
edit: gelen mesajlar üzerine.. bu satırları okuyan sen.. yarın belki öyle bir dünya düzeni karşımıza çıkacak ki birlikte aynı cephede savaşacağız. belki sen beni kurtaracaksın belki de ben seni. hayat tesadüflerden ibaret. askerlik yapmamış torunlarıma buradan son bi şey söylemek istiyorum. askeriye'de yemek yemeden önce ayağa kalkarak "allahımıza(tanrımıza) hamdolsun, milletimiz varolsun" şeklinde koro eşliğinde bağırılır ve minnet duygusu ifade edilir.. sonra yemeğe başlanır. o güne kadar evimde yemeğin tabakta kalıp kalmaması benim için önemli değildi. ama askerde nasıl bir hisse kapıldım size söyleyim. o yemekte türk milletinin alın teri var ve yemeğin hepsini bitirmek düşüncesi hakim oluyor. gerçekten yemek yedikten sonra minnet duygusu ben de oluşmuştu. saatlerinize özellikle öğlen vakti 12:30 sıralarında bakın. tüm türkiye'nin her noktasında askeriye'de yemekhanede olan tüm mehmetçik belki siz duymasanız bile sizlere şükranlarını sunuyor. hem de yüksek sesle bağırarak. bu bile askerliğin size katmış olduğu güzel bi his. böyle bir milletin sırtı yere gelmez. çok pis gaza geldim şu an bıraksalar tek başıma bi ülkeye dalarım. ulusun!, korkma.